Münafık şer ittifakının melanetleri (15)
Münafık şer ittifakının melanetleri (15)
YUSUF ÖZERTÜRK
Prof.Dr.Yusuf Özertürk
BOP KAPSAMINDA GELİŞEN OLAYLAR
ABD-İSRAİL VE İRAN SAVAŞININ NETİCELERİ
5-Savaşın kazananları ve kaybedenleri
a-Savaşın kazananları
1-Rusya
*ABD ve İsrail’in, İran’a 28 Şubat 2026’da saldırmasıyla başlayan savaşta İran, küresel petrol ve LNG (Liquefied Natural Gas-Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) sevkıyatının yaklaşık 1/5’nin yapıldığı Hürmüz Boğazını kapattı. İran’ın Hürmüz Boğazını kapatması petrol fiyatlarında anormal bir artışa sebep oldu. Bu hal Brent petrolü (işlenmesi kolay ham petrol) varil başına 100 doların üstüne çıkardı. Bu durum her ülkeye bir bedel ödetirken, Rusya bundan kazanan ülkelerin başında geldi. Küresel enerji krizi, Rus enerjisine yönelik büyük bir talep oluşturdu. Dünya’nın büyük petrol ve doğalgaz ihracatçılarından biri olan Rusya, üretim maliyetlerinin de düşük olması sebebiyle, fiyatlardaki her artıştan kazanç üstüne kazanç temin ediyor.
Reuters’in haberine göre; Rusya’nın petrol üretimi üzerinden alınan ‘maden çıkarma vergisi’ Mart ayında 327 milyar Ruble iken, Nisan ayında yaklaşık 700 milyar Ruble’ye (9 milyar dolar) yükseldi. Rusya Ekonomi Bakanlığı’nın verilerine göre; vergilendirmede esas alınan Rus Ural ham petrolünün ortalama fiyatı Şubat ayında 44,59 dolar iken, savaşın başlamasıyla Mart ayında varil başına yaklaşık iki misline (77 dolar) çıktı. Rusya kâr üstüne kâr etti. Mart 2022’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle, ABD ve AB’nin Rus petrolüne ambargo uygulaması Rusya sıkıntıya sokmuştu.
Rusya petrolünün fiyatını indirmekle büyük kayıplara uğramıştı. Bu durum ABD, İsrail ve İran savaşına kadar devam etti. Savaş Rusya’nın imdadına yetişti. Rusya’nın bir diğer kazancı da, jeopolitik bir denge elde etmesidir. Şöyle ki, Rusya Ukrayna meselesi yüzünden hem ambargoya maruz kalmış, hem de ekonomik ve sosyal sıkıntılara uğramış ve jeopolitik dengeyi kaybetmişti. ABD’nin, İran, Çin ve Ukrayna ekseninde mücadele etmesi, jeopolitik dengenin Rusya lehine değişmesine sebep oldu. ABD, İsrail ve İran savaşında her ülke bir bedel ödüyor, lakin Rusya bu savaş sebebiyle kaybı olmadan en büyük ekonomik ve jeostratejik kazanç elde ediyor. Dolayısiyle bu savaşta en çok kazançlı çıkan Rusya olmuştur.
2a-Çin
*İkinci Dünya harbinden sonra ABD küresel ölçekte hem askeri üstünlüğü ele geçirdi, hem de dolara dayalı bir finans düzeni kurdu. ABD’nin kurduğu bu sistem Sovyetler Birliği’nin 1991’de dağılmasından sonra iyice yaygınlaştı. ABD BOP projesiyle de İran hariç, Körfez ülkelerini kontrol altına aldı. ABD böylece küresel enerji akışını da büyük çapta inhisarına aldı. ABD’nin bu ‘küresel imparatorluğu’ devam edemedi. Çünkü karşısına Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in 2006’da oluşturdukları BRICS Teşkilatı çıktı. Birliğe daha sonra Güney Afrika Cumhuriyeti ve İran katıldı. BRICS’e 22 ülke girmek için sırada bekliyor. BRICS üyeleri toplam yaklaşık 3 milyar nüfusları ve yaklaşık 26 trilyon, genişleme sonrası da 30 trilyon dolar hacmindeki ekonomileriyle ABD’ye ciddi bir rakip oldular.
BRICS üyeleri, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası finans kurumlarındaki yapıyı değiştirip, daha fazla temsil ve söz hakkı elde ettiler. BRICS’e ABD’nin müttefikleri olan Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler de katılınca, ABD için tehlike çanları çalmaya başladı. Çünkü Çin, enerji üretiminde ABD’nin 3 kat önünde, üretimde de iki misli fazla üretim yapıyor. Uzmanların tahminine göre; Çin bu şekilde devam ederse, on yıl içinde dünyanın en büyük ekonomisi olacak. ABD Doları’nın hakimiyeti sarsılmaya, Çin Yuan’ı (CNY) kuvvetlenmeye başladı. Küresel enerji ticareti dolar dışı yollara kaymaya başladı. Bu durum ABD hegomonyasını ciddi olarak sarsmaya başladı. Bunun üzerine ABD tedbir almak durumunda kaldı. ABD evvela birliğin ‘başat dinamosu olan Çin’i’ durdurmak istedi. Devam edecek…