• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk
TÜM YAZILARI

Köklere sahip çıkmak ve Söğüt

30 Nisan 2026
A


Hüseyin Öztürk İletişim: [email protected]

Köklere sahip çıkmak ve Söğüt

HÜSEYİN ÖZTÜRK

Merhum Yahya Kemal, “Kökü mazide olan atiyiz” derken, millet olarak tarihimizin, medeniyetimizin, bunları besleyen inanç merkezli dini-milli kültürel bağlarımızın bir kökü olduğu, bu köke sahip çıktıkça, yerküredeki varlığımızın devam edeceğini söyler.

Şimdiye dek Söğüt’e birkaç kez yolum uğramıştı ama bu sefer rehberlerimiz, Milli Mücadele üzerine araştırma yapan Prof. Dr. Taner Bilgin ve Bilecik Haber Gazetesi sahibi Şadi Erdal ile gezip görünce anlaşıldı ki, çay sıra gidip, yol sıra gelmişiz.

Kuyulu Mescid’in adını duyardım ama görmüşlüğümüz yoktu. Ertuğrul Gazi’nin yaptırdığı ilk mescid imiş. Kuyu hikâyesi başka bir zamana!


Kök dedik ya, “köklerimize sahip çıkalım” diyenler boşa dememişler. Fetret devrinden sonra Osmanlı Devleti’nin ikinci kurucusu sayılan Çelebi Mehmet, işe başlarken Söğüt’ten besmele çekmiş ve şehrin orta yerine ulu bir cami inşa ettirerek kuruluşa oradan başlamış.

II. Abdülhamid Han, bakmış İttihatçıların kıblesi Batıya dönük, devleti Haçlılara muhtaç ve mahkûm edecekler, köklere dönmek lazım deyip o da Söğüt’ü merkez bilmiş.


Hayme Ana’nın türbesi başta olmak üzere Ertuğrul Gazi’nin türbesinin yanı sıra eğitim yuvalarına ve yetim hanelere önem vermiş.

Söğüt’ün tarihi bütün binalarının yapımı, II. Abdülhamid imzasını taşımakta. Bu arada İstanbul Yıldız’da, sarayın güvenliğini de Söğütlülere emanet etmiş. Ertuğrul Alayları bunun bir göstergesidir.


Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna ev sahipliği yapan Bilecik ve Söğüt’ün tarihini anlamadan, yedi yüzyıl Cihan’a hükmeden Osmanlı Devleti’ni anlamak mümkün değildir.


Osmanlı Devleti’nin özellikle Balkanlar ve Avrupa hedefi, 13. yüzyılda Selçuklularla Bizans arasında uç bölge olan Söğüt’te doğmuştur.

Osmanlı’nın manevi kurucusu Şeyh Edebalı Hz.lerini anlamadan ve tanımadan da Cihan Devleti’nin nasıl kurulduğu ve bu hale geldiği anlaşılmaz.

Gönül arzu eder ki, “2026 Şeyh Edebalı Yılı”, aynı ismi taşıyan “Şeyh Edebalı Bilecik Üniversitesinin” üzerinde kalmaz.

Cumhurbaşkanlığımız başta olmak üzere ilgili bakanlıklar, hatta ilgisi olmayan bakanlıklar ve çeşitli kurum ve kuruluşlar sahip çıkar.

Aksi takdirde hem Şeyh Edebalı’ya hem yıla hem tarihimize ve unutulmaması gereken köklerimize yazık edilmiş olunur. Zaten kökten koptukça kopuyoruz.

Söğüt’ün II. Abdülhamid devrine dönelim.



II. Abdülhamid’in bölgeye ilgisi, eğitimden hayır binalarının inşası ve mevcutların tamiriyle birlikte, eski eserlerin fotoğraflarını çekmek üzere fotoğrafçı görevlendirmesi, tarihe şahit bırakmak içindir.

Ayrıca Ertuğrul Gazi’yi anma merasimlerine resmî bir hüviyet kazandırmak istemiş, Karakeçili aşiretinden Söğüt Süvari Bölüğünü teşkilatlandırmıştır.

Ayrıca 21 Temmuz 1905’te Ermeni komitacılar tarafından II. Abdülhamid’e yapılan bombalı suikast sonrası canını emanet ettiği subayların da bu bölüğe mensup olması, ülkede neler olup biteceğini tahmini sebebiyledir.

Ezcümle Necip Fazıl’dan gelsin:

-“II. Abdülhamid’i anlamak her şeyi anlamak olacaktır”.

Yarına devam.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23