• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

“TRT 1 Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” model olmalı!

30 Nisan 2026
A


Nusret Reşber İletişim:

“TRT 1 Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” model olmalı!

NUSRET REŞBER

Bu geçirdiğimiz Ramazan ile 10. Sezonunu Kadir Gecesiyle finalle taçlandıran programı takip edemeyenler çok şey kaybettiler. 

Allah’tan kayıtları internette var, isteyen için telafisi yine de mümkün. 

Kısa bir hatırlatmayla tarihçesine bakalım.

Türkiye’de ve dünyada birçok İLKLER gibi 2017 Ramazan’ında da Türkiye’nin resmi televizyonu TRT 1’de bir ilk gerçekleşti.

Türkiye’de İlk Kez TRT1’de düzenlen, Türk televizyonculuk tarihinde bir ilk olan “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” Ramazan boyunca gönüllere taht kurdu. Geldiğimiz 2026 Ramazan ile 10. sezonunu tamamlayan program, adeta ülkemiz ve de dünya çapında Kur’an’ın gönüllere sirayet etmesine dair bir okul oldu.



Başladığı günden bugüne her ramazan alışageldiğimiz Kur’an Sofrası yine hanelerimize, gönüllerimize misafir oldu.

Bendeniz o saatte takip edemediğim ve kaçırdığım bu programı sonra telafi etmeden rahat edemem. Bu seneki Kur’an Sofrasının da telafisini yeni bitirdim.

Bu kazanımları paylaşmadan duramadım ve bugün, bu köşelere sığmasa da, önemine binaen konumuza taşıdım.

Demek ki istendiğinde, öncülük yapan olduğunda, elini ve gövdesini, Hakka ve halka hizmet için, taşın altına koyan olduğunda yapılanlar da hep İLKLER diye anılacak!


Kimi Hakka ve halka hizmeti önceler, ölümsüzleşir kimi de ENE’ye veya dünyalık istiflemeye odaklanır; eğlenir, eğlendirir, kendisiyle beraber başkalarını da boşluğa ve hiçliğe sürükler.

Evet, bu sadece “Kur’an-ı Güzel Okuma Yarışması” olmayıp çok ötesinde, 7’den 70’e gönüllere nüfuz eden bir köprüdür.


Zira takip edildiğinde görülecektir, nice Kur’an sevdalısı bu program vesilesiyle Kur’an talebesi oldu. Nicesi Kur’an bülbülü, Kıraat İlimleri üstadı ve nicesi de Kur’an aşığı oldu.

Hanelerimize ve gönüllerimize misafir olan bu sofrada yok yok.

Bu Kur’an Sofrası’nda Asr-ı Saadet’ten Ecdadımız Osmanlı’ya, oradan bugüne Kur’an ve sünnetle örülmüş nice örnek hayatlar var!

Birbirinden değerli Üstadlarımızın rehberliğinde bir o kadar değerli, sadece Kur’an Kurslarından, İmam hatip okullarından değil, her meslekten her yaştan her renkten ve dünyanın her bir ucundan gelen seçkin Kur’an bülbülü kâriler var bu güzel programda.


“Kur’an’ı Güzel Okuma” deyip geçmemeli!

Özveriyle hazırlanan bu atmosferin her karesi birbirinden farklı güzellikte anılarla dolu.

Bu programın çok değerli jüri hocalarımızın her biri kendileri, verdikleri birbirinden farklı anlam dolu her bir mesajlarıyla ayrı bir güzel.

Konuk olan hafızlarımızın her biri hayat anılarıyla, duruşlarıyla, kıraatlarıyla bir o kadar harika üstü.


Bu bakımdan kanaatim: “TRT 1 Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması” bunun gibi başka nice güzel etkinliklere MODEL olması gerekir!

Kur’an’a Sarılanlar Kur’an’a Saldıranlar

Jüri hocalarımızdan Osman Egin hocamız, aşır sonrası verdiği mesajlarından birinde “Kur’an’a sarılanlar, Kur’an’a saldıranlar” var diyor.

 Kur’an’a sarılanlar, harf harf, ayet ayet, sure sure Allah’a sarılır, Allah’a sarılmanın tadını yaşarlar. Peygamberin izinde, eşsiz önderliğinde huzuru yakalarlar. Bal yapan arı misali hep şifa dağıtırlar.

Kur’an’ın vakarını üzerlerinden eksik etmezler. Sahabeden İbni Mes’ûd gibi Kur’an’la mesrur olurlar. Kur’an’ın kendisine nazil olduğu Resûlallah (s.a.s.) ondan Kur’an okumasını istediğinde okuduğuyla peygamberi gözyaşına boğarlar. Bir keresinde de peygamberimiz Abdullah’ı Namazda Nisa Suresini okuduğunu görünce, “İste! Ne istersen sana verilecek!” buyurmuştu.” Sonra arkadaşları “Ne istedin?” dediklerinde şöyle dua ettiğini söylemişti. “Allâh’ım! Sen’den zayıflayıp yok olmayan bir îman, tükenmeyen bir nîmet ve Huld Cenneti’nin en yüksek mertebesinde Nebiyy-i Ekrem’in Hazret-i Muhammed Mustafâ (s.a.s.) Efendimiz’le birlikte olmayı istiyorum!” (Ahmed, Hâkim)


Bu sebeple olsa gerek efendimiz bir keresinde şöyle buyuracaktı: “Kur’ân-ı Kerim’i maharetle okuyan bir insan, Kirâmen Kâtibin melekleri seviyesinde olur. Onu o seviyede beceremeyen, fakat halis bir niyet ile okumaya çalışan, okurken de kem küm edip dili dolaşan ve Kur’ân’ı okumak ona zor geldiği halde okuyan insana da iki sevap vardır.” (Buharî, Müslim)

Kur’an hafızları da bu minval üzere, nerede olurlarsa olsunlar, hangi meslekle hemhal olurlarsa olsunlar Kur’an aşığı olmuşlarsa bu ruh üzere bal arısı gibi hem yaptığı baldan kendileri rızıklanır hem de şifa dağıtırlar!

Bu sebeple tekrar ediyorum. Yaşadığımız son acı olaylardan sonra da bu program emsal teşkil etmeli. Yeni versiyonlarıyla senenin tümüne dair benzerleri hemen yapılmalı.

Gerekirse yaşlılar arasında, gençler arasında, çocuklar arasında, meslektaşlar arasında farklı olabilir. Ama mutlaka yapılmalı!

Manaya odaklı mesajlar da aynı şekilde devam etmeli.

Programa öncülük yapan, katkıda bulunan, emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkesten Allah razı olsun.

Yarışmaya katılanlar arasında öyle unutulmaz simalar var ki anlatmakla bitmez!

Dicle Üniversitesi hocası Rıfat Albay, bu programla büyüyen Ş.Urfalı Eyüp Ensar Kılıç, Sanayide çalışan ve imamlık özlemiyle yanan K.Maraşlı Bekir Büyükkurt, gencecik Hafız Mustafa Öztürk, Almanya’dan Mühendis Bünyamin Akdağ, Anne babasına baktığı için teklif edilen görevi kabul etmeyen Trabzonlu Muhammed Saka.. Ve daha nicelerinin çok anlamlı hayat hikayeleriyle dolu “Eşsiz!” bir program.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23