Dini ve dünyayı anlama (Sömürülmekten kurtulmak için ne yapılmalı?) (2)
Dini ve dünyayı anlama (Sömürülmekten kurtulmak için ne yapılmalı?) (2)
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
Birinci bölümde Allah-ü Teâla’nın Teşrii ve Tekvini ayetlerinden bahisle; bu ayetlerin manasını anlayıp, gereğine göre amel eden toplumların, dünya ve ahiret ölçeğinde kazançlı çıkacaklarını, anlamayıp yanlış yapanların da zararlı çıkacaklarından bahsetmiştik. Bu bölümde de sömürülmekten nasıl kurtulunur onun çarelerinden bahsedeceğim.
SÖMÜRÜLMEKTEN KURTULMANIN ÇARELERİ
1-Evvela bir durum muhasebesi yaparak gerçeği görmek ve kabullenmek gerekir:
Kabul edilecek bazı gerçekler;
FERT BAŞINA DÜŞEN MİLLÎ GELİR
1950’li yıllarda G. Kore açlık, yokluk ve var olma mücadelesi veriyordu. Fert başına düşen milli gelir 150 doların altındaydı. Türkiye’de 500 $ civarındaydı. 1980’de G. Kore’de 1700 $, Türkiye’de 1500 $. 2023’de G. Kore’de 34.000 $, Türkiye’de 13.110 $(2023) oldu (Dünya bankası). Türkiye’nin dış borcu, 515.5 milyar $ (Aralık 2024), cari açık-10 milyar $ (2024), yatırım pozisyonu –(eksi) 286.6 milyar $. Bu rakamlar ekonomik göstergelerden bazıları.
AR-GE PERSONEL SAYILARI
Çin-1.524.300 kişi, ABD-1.265.100, Japonya-682.900, Almanya-357.500, G. Kore- 345.500, Türkiye- 89.700 (2015-OECD rap.).
PATENT BAŞVURUSU
Çin- 1.257.202, ABD- 520.877, Jap-453.640, G. Kore-233.625, İsrail-15.086, İran-15.081, Türkiye-8.364 (2016-DPE).
GELİŞMİŞLİK
G. Kore 50 senede insani gelişmişlik olarak 193 ülke arasında 11. sırada. Türkiye 45. Sırada (BM insani gelişmişlik raporu 2023-2024).
BUNLAR ÜZERİNDE CİDDİ DÜŞÜNMEK GEREKİR!
2-Sistem yeni baştan ele alınmalıdır:
a-Gelişme üzerine sistemin payı % 85, insan faktörü % 15 (Edward Deming)’tir. 100 yıldır Türkiye’deki sistem hangi hükümet gelirse gelsin değişmemiştir. Sistem üretime yönelik değil, tüketime yöneliktir. Sistemin başına, dâhi biri de gelse bir şey yapamaz, sistem ona patinaj yaptırır, verimsizleştirir. Bu sistem yeni baştan üretime yönelik olarak düzenlenmelidir.
b- Taklitçi, ezberci, insanları mankurtlaştıran, verimsiz EĞİTİM sisteminden vaz geçilip, DÜŞÜNCEYE, ARAŞTIRMAYA dayanan ÜRETKEN, VERİMLİ bir sisteme geçilmelidir.
3- Mili Eğitim Millileştirilmelidir:
Eğitim metodolojisi ve müfredatı, yabancı kültürlerin, Darwinist, materyalist ideolojilerin tasallutundan kurtarılıp, milli ve manevi değerleri, muasır ilmî gerçekleri esas alan ‘MİLLÎ BİR MODELE’ göre yapılmalıdır. Muasır ilmi düşünce sevdalısı, taassuptan uzak, aklı hür, vicdanı hür, ahlâklı nesiller yetiştirilmelidir.
4- Kemiyetten ziyade Keyfiyete önem verilmelidir:
Kantitatif eğitimden ziyade kalitatif eğitime geçilmelidir. Eğitimden maksat; ‘herkesi okur-yazar, diplomalı cahiller’ yapmak yerine, akleden, düşünen, keşfe, icada, inovasyona açık fertler yetiştirmek olmalıdır.
5- Parasız yatılı fen ve teknoloji ağırlıklı liseler açmak:
4 yıllık ilk öğretimden sonra 8 yıllık teknoloji liseleri (sanat okulları) açılmalıdır. Sekiz yıl sonunda, üniversite imtihanlarıyla okutulan bölümlerle ilgili (elektrik, bilgisayar, torna-makina vs) fakültelere ihtiyaç nisbetinde talebe alınmalı, isteyen de, sertifikalandırılarak ara eleman olarak iş hayatına atılmalıdır. Bu liselere yüksek puanlı sınavla yatılı olarak talebe alınmalıdır. Böylece zeki, çalışkan millet evlatları hem okuma imkanı bulacak, hem de devlet kalifiye elaman ihtiyacını karşılayacaktır.
Devam edecek…