• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
Prof. Dr. Yusuf Özertürk
TÜM YAZILARI

28 Şubat postmodern darbesi ve düşündürdükleri!(1)

01 Mart 2026
A


Prof. Dr. Yusuf Özertürk İletişim:

 

28 ŞUBAT SÜRECİ

*28 Şubat 1997 süreci ile seçimle gelmiş meşru bir hükümetin (54. Hükümet-Refah-Yol) düşürülmesinin üzerinden 29 yıl geçti. Geçti, geçmesine de etkileri geçmedi. ‘Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür’. Acaba ders alınmış mıdır? Vahim neticelere sebep olan bu olayı Kısaca hatırlamakta fayda vardır.

A-28 ŞUBAT’A GÖTÜREN OLAYLAR;

*Darbeleri planlıyanlar, evvela darbeye zemin hazırlayan bir seri olay tertip ederler. Sonra da bu olaylar zamanı gelince gün yüzüne çıkarılır. 28 Şubat 1997 postmodern darbesine götüren olayların bir kısmı şu şekilde özetlenebilir;


 

28 ŞUBAT POSTMODERN 


DARBESİNİN ZAHİRİ SEBEPLERİ

a- Şeriât ve laikliğin gündeme oturması

* 28 Aralık 1996’da Aczimendilerin lideri Müslüm Gündüz Fadime Şahin’le uygunsuz bir şekilde bir evde basıldı. Operasyon tv’lerden adeta canlı yayınlandı. Medyada bu olay günlerce tartışılırken, dindar insanlar da töhmet altında bırakıldı. M. Gündüz-F. Şahin olayının ardından uyuşturucu batağına batmış olan sahte şeyh Ali Kalkancı ‘karanlık dünya insanlarıyla temasa geçmiş (kendi ifadesi) ve televizyonlarda boy göstermeye başlamıştı.


Tabii o da operasyonlara dahil edilmişti. 11 Ocak 1997’de ‘Başbakanlık’ta, meşhur İftar yemeği’ gerçekleşti. Başbakan Necmettin Erbakan, 11 Ocak 1997 Cumartesi günü, Başbakanlık Konutunda Tarikat-Cemaat Şeyhleri ve liderlerine bir iftar yemeği verdi. Özel kisveleri ile Başbakanlık konutuna gelen zevat, basının da köpürtmesiyle belli mahfillerde rahatsızlığa sebep oldu. 30 Ocak’ta Sincan Belediyesi’nin düzenlediği ve İran Büyükelçisi’nin de katıldığı ‘Kudüs Gecesi’, sıradan bir tiyatro oyunu olmasına rağmen, gazete manşetlerine ‘Cihat çağrıları yapılıyor’ biçiminde yansıtıldı. Yazılı ve görsel medyada; ‘Taksim’e Cami, Ayasofya ibadete açılacak, 500 Tarikat, beş bin Şeyh, modern hayata karışılıyor, konserler, defileler yasaklanıyor, vs,’ gibi manşetler ve anonslarla ortam gerilip, ‘irtica çığırtkanlığı yapılıyor ve adeta TSK’ya mesajlar veriliyordu. 11 Şubat’ta Şeriat’a karşı Ankara’da bir Kadın yürüyüşü gerçekleştirildi.



 

b-Ekonominin kötüye gittiği iddiaları

*TÜSİAD (Türk Sanayicileri ve İş Adamları Derneği) ekonominin kötüye gittiğini ileri sürerek erken seçim talebini dile getirdi. Halbuki ekonomi düzelmeye başlamış ve ilk defa havuz sistemiyle denk bir bütçe yapılmıştı.

c-Rektörler komitesinin bildirisi

*Rektörler komitesi 10 Aralık 1996’da bir bildiri yayınlayarak ‘Susurluk olayı ve Basına yapılan baskı’ konusunda Hükümet’e sert uyarılarda bulundu. Bildiriyi YÖK Başkanı Kemal Gürüz okudu.

d-‘Demokrasiye Balans ayarı’


*4 Şubat 1997’de Ankara- Sincan’da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yaptı. Dönemin Genelkurmay 2. Bşk. Org. Çevik Bir ‘Demokrasiye balans ayarı yapıyoruz’ dedi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya da ‘irtica, PKK’dan daha tehlikeli’ demiştir.


 

e-Siyasi oyunlar-siyasilerin kaosu çağrıştıran söylemleri

*Önce 25 Aralık 1996’da DYP’den bazı mv. istifa ettirilerek Hüsamettin Cindoruk’un Demokratik Türkiye Partisi’ne (DTP) katılımları sağlandı. Böylece REFAH-YOL hükümetine ilk darbe vurulmuş oldu. Şubat ayında bu kez dönemin ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz ‘Türkiye kaosa gidiyor, güçbirliği yapmaya hazırız’ açıklaması yaptı. 5 Şubat’ta Cumhurbaşkanı  S. Demirel, Başbakan Erbakan’a ‘ordudaki rahatsızlıkla’ ilgili bir uyarı mektubu gönderdi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Siyasi Partiler kanununa aykırı davrandığı gerekçesiyle RP’sini uyardı. Ardından dönemin Başsavcısı, ‘N. Erbakan’nın Ülkeyi iç savaşa sürüklediğini’ ileri sürdü.


 

28 ŞUBAT POSTMODERN 

DARBESİNİN GERÇEK SEBEPLERİ

1-Refah Partisi’nin seçimlerden başarılı olarak çıkması:

*Refah Partisi (RP) 27 Mart 1994 belediye seçimlerinde başta İstanbul olmak üzere 28 ilde belediye başkanlıklarını almış ve birinci parti olmuştu. Türkiye, Aralık 1995 genel seçimlerinde de bir ilki yaşamıştı. Refah Partisi sandıkta büyük bir zafer kazanmış, oyların %21’ini alarak birinci parti olmuştu. RP Meclis’teki 550 sandalyenin 158’ini kazanmıştı. 28 Haziran 1996’da Refah Partisi DYP ile koalisyon kurarak (Refah-Yol hük.) TC’nin 54. Hükümetini teşkil etmişti. Milli görüşün lideri Necmettin Erbakan da Başbakan olmuştu. Türkiye’de, İslâmi gelişmelerin, siyasette ‘ MİLLİ GÖRÜŞ ‘ün ortaya çıkmasına sebep olması ve Rahmetli N. Erbakan’ın Milli Görüş’ün liderliğini yaparak siyaset dünyasında adım adım ilerlemesi, bazı dış mahfilleri ve onların içerideki işbirlikçilerini rahatsız etti.


 

2-Gelişmekte olan Müslüman Ülkeler Projesi (D-8 Projesi):

*Başbakan N. Erbakan, G-8 ülkelerine (gelişmiş ülkeler) karşı, Müslüman ülkelerden oluşan (Türkiye, Pakistan, Bangladeş, Mısır, Nijerya, İran, Endonezya, Malezya) D-8 Projesini hazırladı. Bu aynı zamanda AB’ye karşı ‘İslâm Ortak Pazarı’ projesiydi. D-8 Projesi, Ülke dışındaki mahfilleri çok fazla rahatsız etmiş olacak ki, akabinde sanki ‘gizli bir el’ işe karıştı ve peşi sıra birbiriyle ilintili olaylar Ülke gündemine oturdu. Bir kere ‘düdük öttürülmüş ve Bremen mızıkacıları koro halinde Hükümet’i istemezük’ türküleri çığırmaya başlamıştı.

Ve Tarih 28 Şubat 1997.

Devam edecek...

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

Eğer devlet fetöden temizlenmez ise Türkiye'nin geleceği yok. Artık bunaldık, yokmu bunlara dur diyecek bir müslüman.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23