Uyuşturucu madde, teknoloji ve kumar bağımlılığının tedavisi 

12 Mart 2019 Salı

Teknolojinin nimetleri sosyal, ekonomik ve kültürel bütün alanlardaki faydası inkâr edilemez, fakat yapılan araştırmalar, teknolojik cihazların başında geçirdiğimiz sürenin ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor. 

Telefon, bilgisayar, akıllı cihazlar ve oyun konsolları gibi dijital aygıtların, aşırı ve kontrolsüz kullanımı sonucunda ortaya çıkan yeni bir bağımlılık çeşidi yeni bir hastalıkla karşı karşıyayız.

“Yeşilay Başkanı ve İbni Haldun Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mücahit Öztürk, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye’de 14 yaş grubu gençlerin yüzde 10’unun teknoloji bağımlısı olabileceğini tahmin ettiklerini söyledi.

Bu oran yaklaşık 300 bine tekâmül ederken teknoloji bağımlısı olan çocukların ağır depresyonlara girebileceğini belirten Öztürk, “Bu çocuklar intihar düşüncesine varan davranış bozukluları yaşayabilirler. Bu çocukların okul hayatı da bitiyor. Özellikle lisede olanlar okula devam etmiyor” dedi.

Sağlık Bakanlığı’nın, bu hafta sonu açıkladığı Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri Yönetmeliği’ni yenilemesi yeni bir umut olur inşallah.

Artık yeni yönetmelikle, tedavi merkezlerinde internet, teknoloji ve kumar bağımlılığı gibi davranışsal bağımlılıklara yönelik hizmet verilmesi de düzenleniyor.

2014 yılından beri Uyuşturucu İle Mücadele Yüksek Kurulu’nun stratejik, politik kararlarına faydalı olabilecek bir yenisi daha eklenmiş oldu.

Sigara, uyuşturucu madde, alkol ve kumar ile mücadele ederken küresel bir kasırga gibi dünyanın tüm ulusal kültürel değerlerini hallaç pamuğu gibi ters yüz eden teknoloji bağımlılığı karşısında adeta şaşkına dönmüş haldeyiz.

Teknoloji bağımlılığı 5 ila 70 yaş arası kuşağı esir almış bir hastalık olarak karşımıza çıkıyor. 

İnsanın ruhsal, kültürel, fiziksel tüm bağışıklık sistemini zayıflatan yeni bir hastalık ile imtihan ediliyoruz.

Teknoloji bağımlılığı 2018 yılında devletin başlattığı 5 bağımlılık (kumar, alkol, tütün, uyuşturucu ve teknoloji) seferberliğinin en tehlikeli olanıdır.

Bizim bu mücadelede en büyük sıkıntımız 5 zararlı maddenin 4’ünün yasal arzda çok rahat ulaşılır vaziyette olmasıdır.

Teknoloji, sigara, alkol, kumar ve uyuşturucu türlerinin kullanımı kontrol edilemediğinde bağımlılık süreci ile maddenin esiri olmuş oluyorsunuz.

BAKANLIĞIN ÇALIŞMALARI

Bakanlık bünyesinde alınan yeni kararla bağımlılık bilim komisyonu oluşturularak sosyal uyum için hayata geçirilen “Bahar Modeli” yaygınlaştırılacak.

Madde Bağımlılığı Danışma, Arındırma ve Rehabilitasyon Merkezleri hakkında yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı.

Yönetmelik, bağımlılıkla mücadele merkezlerinin işleyiş standartlarını belirliyor ve bağımlılık bilim komisyonu kurulmasını düzenliyor.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Başkanlığında kurulacak komisyon, bağımlılık alanında çalışmalar yapacak ve görüş verecek.

Komisyonda, eğitim araştırma hastanelerinden ve tıp fakültelerinden ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanları, farmakoloji uzmanları ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumundan bir uzman görev yapacak.

Bu uygulama inşallah başarılı bir şekilde devletin birçok ilgili kurumlarınca yatay bir uygulama ile sivil toplumu da içine alır.

Ayrıca Bahar Modeli’nin de yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Nedir Bahar Modeli?

Bağımlılıkla tedavi sonrasında bireyin sosyal hayata güçlü bağlarla tutunmasını ve yeniden madde bağımlılığıyla karşılaşmaması için hayata geçirilen bir uygulama.

AMATEM sonrası, uyuşturucu madde bağımlılarının en büyük problemi 15-20 günlük ilaç tedavi sonrasındaki yalnızlığı, ilgisizliği ve çaresizliğiydi.

Bahar Modeli ile boş zamanlarının yapılandırıldığı bir rehabilitasyon süreci olarak uygulanan programda çeşitli kurslarla beceriler geliştirilecek.

Örneğin uzman eğitmenler tarafından resim, aşçılık, pastacılık, seramik, mozaik, el işi gibi kurslar verilecek.

Bu modelin uygulanmasında aslında çok geç kaldık.

İnşallah sahada pratik uygulamada sağlıklı bir süreç işletilir.

Bağımlılıklarla mücadelede başarı şansımız maalesef çok zayıf.

Bunun en büyük sebepleri ruhsal olarak hasta olan bu insanlara yaklaşımın 08.00-17.00 resmi yaklaşımdan ziyade, 7-24 gönüllü bir yaklaşım modelini yaşatmalıyız.

Kurumsal merhamet kavramını kamu ve sivil toplum yapılarında canlandırmadıkça işimiz çok zor.

82 milyon nüfusumuzun yüzde 70’inin 35 yaş altında olmasının avantaj ve dezavantajlarını unutmayalım.

Sahada gençlik ile ilgili bilimsel araştırmalar, veriler hiç iç açıcı değil. 

12-17 ve 17-24 yaş grubundaki gençlerimizin sayısı yaklaşık 17 milyona tekabül ediyor.

Türkiye’de 71 milyon mobil kullanıcı var. Dijital teknoloji kuşağı olarak adlandırılan yeni bir sosyoloji ile karşı karşıyayız.

Bağımlılık bir beyin hastalığı olarak kabul edilirken bizim 5 bağımlılıkla ilgili uzun vadeli önleyici politikalara acil ihtiyacımız var.

Türkiye’de 100 bin sivil toplumun varlık ve verimlilik sorunu ayrı bir problemdir.

Türkiye bağımlılıklarla mücadelede iki kurumun varlığını yeniden ele almalıdır.

Aile ve okul… Anne ve öğretmen bu iki kurum ve şahısların yaşam kalitesini yeniden düzenlemek zorundayız.

Aksi takdirde tek başına kurumlar ve kararlar ile sağlıklı bir sonuç elde edilmesi çok zor görülüyor.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Hasan ağırmanHasan ağırman3 ay önce
    Yazarımızın uyuşturucu bağımlıları üzerine yaptığı gayretli ve samimi çalişmaları takdir ediyorum
  • Mustafa Mustafa 3 ay önce
    Bu BAĞIMLILIK KURAN KOPUKLUGUNDAN UYANIN

Günün Özeti