• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Osman Atalay
Osman Atalay
TÜM YAZILARI
22 Ocak 2019

Sudan’da ne oluyor, Ömer El Beşir niye direniyor?

Ömer Hasan Ahmed el-Beşir, 1 Ocak 1944 doğumlu 75 yaşında Sudan Devlet Başkanı ve Ulusal Kongre Partisi’nin lideri.

1989’da tuğgeneral rütbesiyle görev yaptığı Sudan ordusu kansız bir darbeyle hükümeti devralmış, Ekim 1993’te cuntanın kendisini feshetmesinden sonra devlet başkanlığına getirilmiştir.

30 yıldır Sudan’ın başında olan bir isim. 

19 Aralık 2018 Çarşamba günü Afrika’nın 3. büyük ülkesi Sudan’ın birçok kentinde, sokaklara çıkan halk sadece hayat şartları ve zamları protesto için gösterilere başladı.

2003’te yaşanan Darfur Krizi ve 2011’de Güney Sudan’ın ayrılması sonrası karşı karşıya kaldığı ekonomik krizle baş etmeye çalışan Ömer el Beşir yönetimi, ekmek, yakıt, tüp gibi temel gıda ve tüketim maddelerinde görülen aşırı fiyat artışına karşı halkın ciddi tepkisiyle karşılaştı. 

Muhalefetin birleşerek halkı hükümete karşı harekete geçirmesi, Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’e 30 yıllık iktidarının en zor günlerini yaşatacağa benziyor.

İlk kez 2013 yılında sokağa çıkan Sudan halkı, ülkede petrol ürünlerinde devlet sübvansiyonlarının kaldırılması üzerine fiyatların artması sebebiyle düzenlenen protesto gösterilerinde başkent Hartum başta olmak üzere birçok şehirde yolları kapatmıştı.

2018 Aralık ayının 19’unda başlayan sokak protestoları bir ayını doldurdu.

Gösterilerin patlak vermesinin ardından muhalif “Nida Sudan” ittifakı hükümete müzakere teklif ederken, aralarında “Komünist Parti” ve “Arap Baası” gibi partilerin de olduğu Sudan Muhalefet Koalisyonu’ndan önde gelen 14 kişi gözaltına alındı.

Bir ay içinde meydana gelen olaylarda 40 civarında ölü ve binlerce yaralının olduğu açıklandı.

Eylemciler doların aşırı yükselmesi nedeniyle ekmek, yakıt, tüp gibi ürünlerde görülen aşırı fiyat artışı ve ekonomik krizi protesto ediyor.

Sudan her ne kadar bir Arap ülkesiymiş gibi algılansa da Afrika’yla ilgili konularda da adı geçer. Sudan hem Arap Birliği’ne hem de Afrika Birliği’ne üyedir.

Sudan’daki sokak protestolarını sırf Arap Baharı çerçevesinden ele almak, kıyaslamak hiç de gerçekçi sonuçlar vermez.

Arap Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Husam Zeki’nin, birliğin Kahire’deki merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Sudan’da son günlerde yaşanan olayları işaret ederek, “Sudan’daki olaylar ülkenin iç meselesidir” açıklaması aslında en doğru bakış açısıydı.

Sudan’da yaşanan olayların ve Arap Baharı ülkelerinde yaşanan olayların temelini biraz da ülke liderlerinin aşiret, dikta rejimi, yolsuzluk ve kötü yönetim açılarıyla değerlendirmek gerekiyor.

Sudan’da yaşanan olaylara baktığımızda 40 yaş civarındakilerin, yoksulluk, hayat pahalılığı ve yolsuzluklara karşı bir gösteri içerisindeler.

Devlet Başkanı Beşir, yaptığı açıklamada, ülkenin istisnai bir durumdan geçtiğini, bu durumun sağlam önlemler ve başarılı çözümlerle yakında atlatılacağını söylemişti.

Başbakan Musa ise ülkede yaşanan sıkıntıların döviz eksikliği nedeniyle ekonomik dengesizlikten kaynaklandığını ve ülkede doların aşırı derecede yükselmesiyle ekmek, un, yakıt ve mutfak tüpü gibi ürünlerin bulunmasında sıkıntı yaşandığını kabul ediyor.

Sudan “Ordusunun ülke yönetimi çevresinde Ömer el Beşir etrafında kenetlendiği”ni vurgulaması şimdilik Beşir’e rahat nefes aldırmış gibi görülüyor.

Bu ara Sudan’da 1966-1967 ve 1986-1989 yılları arasında iki dönem başbakanlık yapan Ömer el-Beşir tarafından 1989 yılında yapılan darbeyle koltuğundan indirilmiş bir isim olan eski Başbakan ve muhalefetteki Milli Ümmet Partisi Genel Başkanı Es-Sadık el-Mehdi’nin, Hartum’a dönmüş olması ülkede yeni bir sürecin başlangıcına işaret olabilir.

SUDAN MUHALEFETİNDEN 

İNTİFADA ÇAĞRISI

Muhalif lider Mehdi, geçtiğimiz hafta yaptığı basın açıklamasında, yeni bir yönetim kurulması için tüm siyasi gruplarla istişare ederek hükümete müzakere teklifinde bulunacaklarını, “Hükümetin teklife cevap vermesi halinde durum iyi olacaktır. Aksi takdirde genel grev çağrısı yapacağız ve daha sonra intifada senaryosu gelir” ifadelerini kullanmıştı.

Sudan devlet televizyonu, Eğitim Bakanlığının talimatıyla başkent Hartum’da pazar gününden itibaren tüm okullarda eğitime “süresiz” ara verildiğini duyurdu.

Geçen hafta Afrika Kulüpler Kupası maçının ardından binlerce taraftar, ülkede yaşanan hayat pahalılığını protesto etti.

Sudanlı bir grup doktor, Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’e istifa çağrısında bulunarak, önümüzdeki haftadan itibaren greve gideceklerini açıkladı.

Sudan’ın en temel sorunu, 2011’deki güneyin bölünmesi ile petrol gelirlerinin yüzde 75’ini, nüfusunun ise 4’te birini kaybetmesiydi.

Petrol gelirlerindeki azalma kamu harcamaları ve döviz rezervlerine olumsuz yansıdı.

Petrol gelirleri, 2011 yılına kadar devlet bütçesinin yarıdan fazlasını finanse ederken bu kaynağın son bulması kamu harcamalarında ciddi alternatif nakit ihtiyacı doğurdu.

Döviz üzerinde artmaya başlayan baskıyla döviz kurları arasında giderek büyüyen bir uçurum başladı.

Referandumdan bağımsızlık kararının çıkmasının ardından petrol gelirlerini büyük ölçüde kaybeden Sudan, dış ticarette verdiği açık yüzünden hızlı ekonomik gerileme yaşadı.

Petrol rezervlerinin çoğunu güneydeki komşusuna kaptıran Sudan, yüksek enflasyon ve döviz kıtlığı gibi ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Sudan’da bugün İslamcı sosyalist tüm muhalif ve iktidar yanlısı grupların sahaya inmesi toplumun yeni jenerasyonunu rahatsız etmeye başlayan sosyal eşitsizliğe bir isyan şeklinde okumak daha doğrudur.

Maalesef 1990’lı yılların iddialı Sudan modeli, bugün ülke insanının sosyal adalet arayışına cevap veremediğine şahit oluyoruz.

Ömer el-Beşir’in de yapması gereken bugün gerçeği görerek iktidarını 2020 sonrası devam ettirmeye çalışmak yerine ülkeyi yeni bir geçiş sürecine sokmak olmalıdır. Böyle yapması halinde halkın takdirini kazanarak isminin Sudan siyasi tarihinde olumlu bir şekilde anılacağına şüphe yoktur. Lakin bu değişim ertelendikçe durum daha da kötüye gitmektedir.

Sonuç olarak 30 yıllık bir iktidar var, değişim için ayak diriyor... Kendi yapmazsa bu geçişi dışarıdan bir güç yapacaktır. Bu konuda yumuşak bir geçiş süreci için çalışılması gerekir. 

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23