--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İnsani yardım stratejileri ve Ramazan

Osman Atalay
Osman Atalay

“İyilik yapma kabiliyetinde olup da yapmayan insan, suç işlemiş sayılır.” 

Johann Heinrich Pestalozzi

Her yıl Ramazan ayında, milletimizin vakıflara, derneklere ve yardım kurumlarına emanet ettiği zekât, fitre ve insani yardımlar ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor.

Ramazan ayında faaliyetlerini yoğunlaştıran sivil toplum kuruluşlarımız yurt içinde ve yurt dışında yaklaşık 150 ülkede yardım faaliyeti gerçekleştiriyor.

Sadece Ramazan ayı dolayısıyla Balkanlar, Ortadoğu, Afrika, Latin Amerika, Kafkaslar ve Güney Asya’ya kadar uzanan sivil toplum kuruluşlarımızın yardım eli, Türkiye için maddi ve manevi açıdan çok önemli bir güçtür.

Savaş, kuraklık ve yoksulluğun hüküm sürdüğü, akraba soydaşlarımızın ve dindaşlarımızın yaşadığı bölgelerde artık insani yardım politikaları ve stratejileri geliştirmemiz gerekiyor.

Kurban ve Ramazan vesilesiyle yapılan yardımların ötesine bölgelerin öncelikli hayati ihtiyaçlarına doğru yönelmemiz zorunluluk haline gelmiştir.

Her bölgenin kendine özgü öncelikli ihtiyaçlarının belirlenmesi, eğitim, yetim, tarım, hayvancılık ve sağlık projelerinin, Kurban ve Ramazan kampanyası şeklinde yürütülmesi gerekiyor.

Kalıcı orta ve uzun vadeli sürdürülebilir insani yardım projelerine yönelmemiz aslında bu mağdur bölgelere yapacağımız en büyük iyiliktir.

Sivil toplum kurumlarımızın Ramazan kumanyası ve kurban etinin aslında maddi bir yardım olmadığını bilmesi gerekiyor.

Ramazan ve kurban yardımları maddi değil manevi bir yardımdır. Zorunluluk, hatırlama, hatırlanma, dertleşme buluşmasıdır.

İnsani yardım derneklerimizin maalesef yardım politikaları duygusal ve yüzeysel bir zeminde yürümektedir.

Bu konuda Türkiye’de insani yardım kurumlarına örneklik teşkil edecek TİKA’nın birçok verimli projeleri ve birikiminden faydalanabiliriz.

İnsani yardımın dünü, bugünü ve yarınını, problemlerini yaşadığımız dünyanın siyasi, ekonomik gelişimiyle kıyasladığımızda tablonun hiç de iç açıcı olmadığını görüyoruz.

Ramazan ayı vesilesiyle bir kez daha dünyanın birçok coğrafyalarına kumanya dağıtmak için gidecek olan kuruluşlarımız muhakkak yanlarında su kuyuları, tarım, sağlık, okul ve yetimhane projeleriyle birlikte gitmeleri gerekir.

Yardım potansiyelimizi artık bir strateji, plan ve proje üzerine geliştirmemiz gerekiyor. 

“Yalnız iyilik yapmak yetmez, iyiliği zarafetle yapmak da lazımdır.” Denis Diderot

 

Osman Atalay Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle