Ümmetin aslanlarından dünyaya insanlık dersi!
11 Eylül sonrası başta Afganistan olmak üzere Ortadoğu’daki İslam ülkelerini işgal etme tıynetiyle ABD ve emperyalist güçler, İslam’ı ve Müslümanları karalamak için çeşitli senaryolar çizip piyasaya sürdüler.
Öyle ki bugüne kadar İslami hareket adına, topraklarını savunma ve işgalcilere teslim etmemek için ortaya atılan herkesi terörist ve terör örgütü(!) mensubu yaptılar.
Hatta bizlere de bunu yutturdular, kabul ettirdiler…
Kendileriyle ilişkilerimizin düzelebilmesini bu senaryoyu kabul etmeye bağladılar...
Ama bizim için, dünya için ciddi tehlike oluşturan unsurları, gerçek teröristleri ise himaye edip, “tehlike arz etmeyen” kıldılar…
Hâlâ gözümüzün içine baka baka bu teröristleri barındırıyor, eğitiyor, silahlandırıyor ve bize karşı kullanmaktan çekinmiyorlar.
Bunun devamı olarak bir asra yakındır işgal edilen Filistin halkının tek savunucusu Hamas’ı da bu kategoriye sokmak istediler.
Siyonist İsrail’le işbirliği yapıp ya da kuyruğuna takılıp son oyunlarını oynamak istediler.
“Hamas, masum insanları öldürüyor… Bu kadar çocuğun başını kesti…” yalanını servis ettiler.
Bir bakıma daha önce ürettikleri DEAŞ, IŞİD eliyle servis edilenin aynısını denemek istediler…
Ama tutmadı bu oyunları.
“Fakat (Yahudiler) tuzak kurdular, Allah da onların tuzaklarını bozdu. Evet, Allah en iyi tuzak bozucudur.” (Âl-i İmrân 54)
Evet, daha önce kendileri için bu ayet nazil olan Siyonist İsrail başta olmak üzere, ABD, Batı hiç bugünkü kadar rezil ve aşağılık duruma düşmedi.
Hamas, onların bugüne kadar maskeledikleri tüm kirli yüzlerini dünyaya ilan etti!
Kendi halkları tarafından dahi o batılı liderler sokaklarda, açık ve kapalı mekânlarda rezil ve kepaze oldular.
Girdikleri her ortamda, “Katilsiniz!” “Çocuk katilisiniz!” “İstifa, istifa!” şamarını yediler…
Kendileri çıkarları için kullandıkları medya gücü de bu çirkefliklerini görmemezlikten gelerek örtbas etmeye yetmedi.
Özelikle Türkiye basını bu örtbas uğraşlarını ters yüz etti.
Filistinli mazlumlar can verirken dahi bu vahşeti tüm dünyaya ulaştırma mücadelesi verdiler.
Haklı-haksız duruma düşmenin parayla satılan medya eliyle olduğunu Gazzeliler de öğrenmişti artık ve doğrunun bilinmesi için elinden geleni yaptılar.
Dünyaya bunu ulaştırmanın faturası kendilerine ağır fatura edilse de gerçeğin duyulmasına pes etmediler!
Ümmetin aslanları Hamas, tüm batıya ve işgal güçlerine unutamayacakları dersi verdi.
“(AİHM) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi” nakaratları, marifetmiş gibi sunulan “(BM) Birleşmiş Milletler” “(AB)Avrupa Birliği” gibi yapı ve olgular yerle yeksan oldu.
Bu nakaratların sadece Batı için geçerli olduğu bir kez daha ayan beyan oldu.
Terörist dedikleri, barbar insanlar gibi göstermeye çalıştıkları Ümmetin aslanları ve temsilcileri Hamas, Kassam Tugayları insaniyeti, insan hukukunu, savaşta düşman dahi olsa merhametin ne olduğunu öğretti.
Medeniyetin lafla değil, uygulamakla gösterilebileceğini gösterdi.
İslam’ın izzet ve onurunu zirveye taşıdılar bu bir avuç mücahid grubu!
Karşısında korku ve heyecandan titreyen adama: “Korkma rahat ol. Ben kral değilim. Ben ancak Kureyş’ten kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum” diyen peygamberlerinden (s.a.v.) öğrendiler bu merhameti ve insana nasıl davranılacağını Kassam Tugayları.
Evet, Müslüman ile Müslüman olmayan arasındaki fark bu işte!
Biri asker-sivil, kadın-erkek, yaşlı, çocuk ve hasta hedef gözetmeden önüne geleni her canlıyı katlediyor.
Diğeri sadece işgal edilen vatan topraklarını savunmak için kendileriyle hedef gözetmeksizin savaşan askerleri hedef alıyor.
Bu bir avuç Müslüman, evlerini, ailelerini her şeylerini kaybetseler de insanlıklarını kaybetmediler!
Şu ayetlerin tecelliyetlerini bir kez daha bize gösterdiler:
“De ki “Gerçek (hak) geldi, uydurma (batıl) yok oldu. Çünkü uydurma olan yok olup gider.” (İsrâ 81)
“De ki: “Hak geldi. Batıl, ne bir şeyi başlatıp var edebilir ne de geri getirebilir.” (Sebe’ 49)
İsrailli haber platformu Walla bile başlık atıyor.
Sandığımız gibi “DEHŞET HİKAYELERİ YOKTU”
Hamas’ın elindeki esirler bir dostlarından ayrılır gibi ayrılıyor.
“Ne yiyip içtilerse bize de yedirdiler.” “Sakin ol, ölmeyeceksin” dediler diye konuşuyor. Kızı ile serbest bırakılan bir kadın teşekkür mektubu yolluyor Kassam Tugaylarına.
Bir diğer esir ayrılırken eliyle “çak” yapıyor!
Ama İsrail ne yapıyor. Esirleri bırakacağı anda, ateşkes halinde dahi yakınlarına bu sevinci dar ediyor, gerçek mermiyle ateş etmeye devam ediyor.
Son ana kadar işkence yaptığı esirleri pisliklerini örtmek için konuşmama yasağı koyuyor. Son anda dünyaya insancıl görünmek için çıplak bıraktığı esirlere giyecek birer elbise veriyor!
“Güneş balçıkla sıvanmaz!” gerçeğine bir kez daha şahit olduk.
Hamas ve Kassam tugayları tüm varlıklarını kaybetseler dahi İslam’ı ve Müslümanlığı duruşlarıyla dünyaya ilan ettikleri için onlara selam olsun.
Yaşasın Ümmetin aslanları Hamas ve Kassam Tugaylarının her ferdi.
“Hak gelecek, batıl yok olup gidecektir!”
Bu zülüm elbet bir gün bitecek!







