İnsanlığınız batsın!
14 Eylül 2022’de, İran’da, başörtüsünü uygunsuz taktığı iddiasıyla Ahlak Polisleri tarafından gözaltına alınıp, polis merkezindeki bir “eğitim ve oryantasyon”a götürülen ve orada (kamera görüntülerinde) bayılan ve sonra yoğun bakımda ölen 22 yaşındaki Mahsa E(A)mini’yi bahane ederek yine İslami değerlere saldırıldı.
Emini havarileri kesilenlere bakıldığında her şey anlaşılmakta aslında.
Arka planlarıyla kesişen bir nokta bulduklarında bu kesim, “İnsan hakları, kadın hakları ve hatta hayvan hakları” diye “Özgürlük, Laiklik, Demokrasi” adına ortaya çıkarlar. “Dış mihraklar” lafından pek hoşlanmayan bu güruha ne desek hoşlanırlar acaba?
Bunlara soruyorum:
M. Emini olayında da olduğu gibi gaye, kadın/insan hakları ise.
2002’de İstanbul Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi’nde “başı açık fotoğrafı olmadığı” gerekçesi ile diyaliz merkezine sevki yapılmayıp evine gönderilen… Ve bu sebeple ölen 71 yaşındaki Medine Bircan için neden ses çıkarmadınız? Tek başına o bile “28 Şubat”ı açıklamaya yetiyordu!
2009’da aynı hastane! (İÜTF) Çapa Hastanesi acil servisine kaldırılan Aynur Tezcan da benzeri akıbete uğramış. Servis doktoru, mağdur ve beraberinde gelen annesinin kıyafetlerini göstererek azarlamıştı. 7 saat boyunca doktorlar hastayla ilgilenmemişti. Sonra gecikmeli olarak tıbbi işlemler alelade bir şekilde koridorda yapılmaya çalışılmış ve gecikilen müdahaleler sonucunda Tezcan’ın kalbi durmuş… Bunlara rağmen acil hastalara yapılması gereken tıbbi teşhis ve tedaviler uygulanmadığı için A.Tezcan hayatını kaybetmişti.
Kaç kişi bunu duydu/duyurdu? “Örtülü de olsa, kılık kıyafet genelgesi(!)ne ters de düşse o hasta bir kadın!” diyen oldu mu?
“Ben de başımı (protesto amaçlı) kapatıyorum” diye çıkan oldu mu?
Okul ve karakol kapılarında ağlaşan, sürüklenen binlerce kızımızı zikretmeye gerek yok!
Peki, babası tarafından başını örttüğü için öldürülen 26 yaşındaki kadın doğum uzmanı Dr. Cevahir Çağlar’ı hatırlayan var mı?
2017’de Sakarya Kaynarca’da, ormanlık alanda tecavüz edilerek 10 aylık bebeğiyle beraber öldürülen Suriyeli hamile kadın “Emani Al Rahmun” için neden hiç birinizden çıt çıkmadı?
O bir kadın değil miydi “Kadın Hakları Savunucuları(!)”?
“Ama Suriyeli zaten” mi diyorsunuz?
2013’te Mısır’da darbeci Sisi askerlerince Rabia Meydanında vurulan Dr. Muhammed el-Biltaci’nin 17 yaşındaki kızı Esma el-Biltaci kadın değil miydi? Onunla beraber 632 kişi katledildi, onlar insan değil miydi? “İnsan Hakları, Kadın Hakları” savunması bunlar için de ön plana çıkarılamaz mıydı?
Başı açık örnek de var!
ABD vatandaşı olan Rachel Corrie içinne dersiniz? Uluslararası Dayanışma Örgütü gönüllüsü bir İnsan Hakları aktivisti! Başı örtülü değil!
“Gerici” dediğiniz ülkelerden birinde de doğmamış!
Ama “Zulüm bizdense ben bizden değilim” deyip, Gazze Şeridi’nin Rafah kentinde, 16 Mart 2003’te Filistinlilerin evlerinin yıkılmasını engellemek için elinde megafonla buldozerin karşısına dikildi ve İsrail askerleri tarafından zırhlı buldozerle ezilerek katledildi.
Buna da sesiniz çıkmadı? “Kahrolsun İsrail vahşeti, yaşasın Rachel Corrie!” diyemediniz!?
2000 yılından bu yana sadece gazeteci olarak öldürülen en az 46 Filistinli gibi El Cezire muhabiri Şirin Ebu Akile’de İsrail askerlerince katledildi!
Bu da hem kadın hem de başı açık idi! Ona da tepkiniz olmadı!
Ülkemizden-yurtdışından, kadın-erkek, çocuk hangi birini örnek vereyim!
İlla sizin tarafınızdan mağdur görülebilmesi için bir tarafa çekilmeye müsait Aylan bebek gibi Kürt vatandaşı mı olması gerek!
İranlı Mahsa’nın ölümünden bir gün önce “Muğla’da, Sahil Güvenlik Komutanlığı, 2 bebek, 3 çocuk, 1 yetişkin kadının cansız bedenini deniz yüzeyinden çıkardı” haberi vardı. Bunun gibi yüzlercesi yaşandı…
Hakkâri Yüksekova ilçesinde 31 Temmuz 2018’de -şimdiye kadar verdiğimiz binlerce şehit gibi- PKK’nın şehit ettiği asker eşi Nurcan Karakaya ve Bedirhan bebeği dehâlâ unutmuş değiliz!
Gezi kalkışmasını düzenleyenlerce öldürülmesine sebep olunan Berkin Elvan’ın davasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim KİRAZ’ın İstanbul Adalet Sarayında 31 Mart 2015 günü şehit edildiğini mi hatırlatayım!
2017’de bomba yüklü araç ve uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen saldırıda örgüt mensuplarıyla çatışmada şehit olan polis memuru Fethi Sekin’i mi hatırlatayım!
Sema Maraşlı dört gün önce dikkat çekmişti. “Semra Işık, Ankara’da 15 köpeğin saldırısı sonucu ölüyor geriye iki yetim çocuk kalıyor… Semra bir erkek tarafından öldürülseydi şu an ölü bir kahramandı fakat köpekler tarafından öldürüldüğü için bir ehemmiyet yok. Kadınların hakkı da köpeklerin gerisinde kaldı.”
Dört gün önce haber vardı…
“İstanbul Ü. 3. Sınıf öğrencisi Nezaket Akbulut, okulu tarafından staj için yönlendirildiği koleje başörtüsü nedeniyle alınmadı…” diye.
Mahsa Emini’ye destek olurken bunları da düşünün! Bu verdiğimiz ve sayısızca örneği olanlar insan değil mi?
“Kadın Hakları, İnsan Hakları, Basın/Gazeteci Hakları” bunlar için de geçerli değil mi? Bu ikiyüzlülük değil mi düpedüz!
Saçını kesenler/kazıyanlar, tek kelimeyle insanlığınız batsın!







