• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Dinden uzaklaşan topluma yama dayanmaz!

07 Mayıs 2026
A


Nusret Reşber İletişim:

Dinden uzaklaşan topluma yama dayanmaz!

NUSRET REŞBER

Yıllar önce bir dostum, büyüğüm; “Yeni nesil yabancıların film ve dizilerini izliyor, gittikçe de bunu normal görüp hayatlarına yansıtıyor…” demişti. Bugün o büyüğümün teşhisi daha net anlaşılıyor.

Kur’an’da sıkça kendisinin daha iyi bildiğini, kullarının ise bilmediğini açıklayan, “Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara 2/216)buyuran Rabbimiz bu konuda da bizleri uyarmaktadır: “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları veli edinmeyin. Onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse şüphesiz o da onlardandır. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (Mâide 5/51)

Allah’ın sevgili peygamberi (s.a.s.) de:

“Sizler karış karış, arşın arşın sizden öncekilerin yolunu izleyeceksiniz/onların inançları ve yaşayışlarını ölçü edineceksiniz. İnsanın giremeyeceği küçük bir kertenkele deliğine girecek olsalar, siz de onları takib edeceksiniz.” buyurarak ümmetini uyarmış.


(Sahâbeleri): “Ya Resûlellah! (İzlerini takib edeceğimiz bu topluluklar) Yahûdiler ve Hristiyanlar mı olacak?” diye sorduklarında; “Ya başka kimler olacaktı?” cevabını vermişti. (Buhari, Müslim)


Merhum M. Asım Köksal, “Peygamberler Tarihi” adlı eserinde Hz. Âdem ve çocuklarını anlatır, kardeşi Habil’i öldüren Kabil’in Âkibeti’ne de yer verir.

Âdem Aleyhisselâm, katil olmuş oğlu Kabil’e:

“Git! Artık, sen, hiç bir zaman korkudan uzak kalmayacak, gördüğün hiç bir kimseden degüvenlikte ve selâmette olmayacaksın!” der. 

Kabil; evlenmek istediğikızı da alarak Nevz dağından inip Yemen topraklarından Aden’e gider. Burada çoğalan neslinde zina düşkünlüğü, hayâsızlık ve ateşe tapmak gibi türlü kötülükler zuhur eder; kadın-erkek berabereğlenmekte bir beis görmez olurlar. Hatta Kabil gibi neslinden de birbirlerini (baba-oğul) çekinmeden öldürenler türer.


Derken onların bu şaşalı sesleri Hz. Âdem’in dağ yamacında olan ve huzur içinde salihane hayat sürdüren diğer çocuklarına kadar ulaşır. Dağdakiler akrabalarının durumlarını merak edip ziyaret etmek isterler. Ataları Âdem diğer çocuklarına ondan uzak kalmayı tembihler, Kabil’in çocuklarının yanlarına gitmelerine izin vermez. 


Şit ve İdris peygamberlerin dönemine kadar da Hz. Âdem’in nasihatine sadık kalınır.

Sonra nefislerine hâkim olamayıp oraya gidenler onlarla aynı akıbete, türlü zevk-u sefaya müptela olur ve geriye dönemezler. Birbirleriyle evliliklerde bulunurlar.

İlerleyen tarihlerdeazmış olan Kabil ve neslinin bir tufanla helak olduğu anlatılır…

Gerek Peygamberimiz ve sahabeleri döneminde gerek İslam tarihinde kötü karakterli insanlara sürgün de dâhil çeşitli cezalar verildiği görülür.

Bir hadiste önceki ümmetlerden; tevbe etmiş, daha iyi bir hayat yaşamak isteyen birine kötülerin arasından ayrılıp iyi insanların yaşadığı beldeye gitme tavsiyesine yer verilir ve yolda vefat ettiğinde de salih insanlar tarafına yöneldiği, onlara yakın yerde ruhunu teslim ettiği için cennete girdiğine dikkat çekilir.


Hz. Ali, Hz. Ebubekir’in (r.anhum), hilafeti döneminde Bedir’den esir alınan ve on çocuğa okuma yazma öğretme şartıyla bırakılmaları kararı verilen Müşriklerin, çocuklara kötü örnek olduğunu duyunca onları görevlerinden alınmasını Halifeye bildirmiş ve zaruri ihtiyaca rağmen görevlerinden el çektirilmişler.


Bu ve benzeri birçok örnek ve delil bize gösterir ki dinden uzaklaşılan bir toplumda huzur olmaz. İçki kumar, Zina ve hayâsızlık, hırsızlık, zulüm ve cinayetler asla eksik olmaz.

Allah’tan, peygamberden, Kur’an ve İslam’dan uzak kalınan bir toplumda boşluğu şeytanın aldatmaları ve türlü sapkınlıklar doldurur.

Her çıkan bir eksiği, yanlışı kapattıkça daha yenisi daha gelişmiş olarak türer.

Hayat yamalı bohçaya benzer.

Peşi sıra çıkmakta olan sorunlardan toplum bir türlü yakasını kurtaramaz!

Bir gün şeytana, çeşitli putlara tapanlar çıkar, diğer gün kedi-köpeğe kul köle olanlar ve bunları insanlardan daha fazla sevenler peyda olur.

Aile mefhumundan bahsedilemez olur; anne-baba, çocuklar ve dahi eşler birbirlerini tanımaz, saymaz olur. 

En yakın olanlar birbirlerini tanımaz oldu mu toplum bitmiştir.

Dinsizleşen bir toplum şirazesi kaymış nesne gibi hiçbir değer tanımaz.

Ayetin ifadesiyle: “İnsanlardan Allah’ı bırakıp da O’na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler.” (Bakara 2/165) buyrulduğu gibi din imandan uzaklaşanlar, Allah Kur’an’dan bihaber yaşayanlar da yılana sarılan gibi değerlerinin dışında ne bulurlarsa sarılırlar. Bu sarıldıkları da onları sapkınlıktan, uçuruma yuvarlamaktan başka bir yere götürmez.


Allah’ın yerine başka şeyleri koydukları gibi anne-baba, çocuk ve eşleri yerine, değerleri yerine de sapkın akımları ve türevleri (adına ne derseniz) olan hayat tarzlarını koymaktan çekinmezler.

Netice; devlet millet ne edip dini duyarlılığı yüksek, Allah ve peygamberini tanıyan, bu değerlerine hiçbir yabancı değeri değiştirmeyen toplumu inşaiçin elimizden geleni yapmamız acil ve elzemdir.

“… Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.” (Ra’d 13/28)

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23