--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Acı ve sevinçli günümüzde birlik olmayı ne zaman öğreneceğiz!

Nusret Reşber
Nusret Reşber
3

Biz dünyaya kendi isteğimizle gelmediğimiz gibi anne-babamızı, doğup büyüdüğümüz bu yurdumuzu da kendimiz tercih etmedik. Bu bağrında hayat bulduğumuz ülkeyi, doğduğumuzda her şeyiyle hazır, kurulu bulduk…

Çeşitli merhaleler ve zorluklar neticesinde anayurt olmasında emeğimiz de bulunmamıştır. Ve bu şanlı yurdumuz, zembille gökten de inmedi, ecdadımızın akan teri ve kanlarının kokusu var. Bu güzel anayurdu, küçük emellerimize, günü birlik değişen hesaplarımıza kurban edemeyiz!

Hepimiz bir tek anne-babadan dünyaya geldik. Bir evin fertleri gibi yeri gelir aramızda anlaşmazlıklar çıkabilir… Daha güzelini ortaya koyma adına bir çalışma içinde de olabiliriz. Birbirimizle doğru olduğuna inandığımız farklı değerler için kırgın da olabiliriz. Lakin yeri ve zamanı geldiğinde, acı ve tatlı günümüz doğduğunda tüm sıkıntılarımızı, farklı düşüncelerimizi bir tarafa bırakıp ülke çıkarlarına odaklanmalıyız!

Tüm sıkıntılara rağmen aile yapısını koruyup kollayacağımız gibi kolay kazanılmamış olan bu ülkeyi de canımız pahasına koruyup kollamak durumundayız!

Ama diğeri yanlış yaptı! Olsun. Sen yapma! Diğeri ahlaksızlık yapıyor, her şeyi fırsata, ranta çevirme derdinde… Olsun, sen doğruyu sergile! O yanlış yapan utanmazsa dahi doğru davran, kazanan sen ol!

Lokman (a.s.) gibi davran! “Bu edebi nereden aldın? ” denildiğinde. “Edepsizden! ” buyurur. “İyi gördüğümü yaptım. Kötü gördüğümü yapmamaya çalıştım.”

Geçen Pazar günü İstanbul Taksim’de patlatılan bombayla sarsıldık. 6 kardeşimiz can verdi, 81 kişi de yaralandı, yoğun bakımda olanlar var…

Bu hain olay (Rabbim benzerinden korusun!), ne ilk, ne de son olacağa benziyor! Zira güzelim yurdumuzun huzuruna içten ve dıştan şer odakları kastetmeye devam edecekler!

Şer odaklarının, kuklalarının saldırılarından ziyade kendi içimizde birlik olamayışımız, daha kahredici!

Bu nasıl bir anlayış ki ne sevincimizi doyasıya yaşayabiliyoruz ne de acımızı paylaşabiliyoruz! Bu ülkenin huzuruna, geleceği ve çıkarına kastedenlere karşı tek vücut olup, onları hedef almamız gerekirken benzeri her bir olayda suç ve sebebi başka yerlerde aramaya, birbirimizle uğraşmaya yelteniyoruz!

Oysa bu ülke için yapılan her önemli ve faydalı icraata sevinmemiz, takdir etmemiz gerekirken çomak sokuyoruz. Muhalefet edeceğiz diye, bizden sadır olmadı diye düşmanlarımızın bile takdir ve şaşkınlığını kazanan kazanımlarımız için biz, “acaba neresinde saldıracağımız, eleştireceğimiz ve akamete uğratabileceğimiz bir hata ve eksiklik bulabiliriz” onun derdindeyiz!

Medyasıyla, toplum sivil kuruluşlarıyla ve daha güzelini ortaya koyma vaadiyle sırtımızdan beslenen siyasilerimizle bu tavırdan kurtulamıyoruz!

Hiç unutulmayan bir siyasinin şu ifadesinin benzerini (ne yazık ki) her gün yaşıyoruz. “Bu hükümet dünyanın en doğru işini yapsa bile alkışlamayız…”

Böyle bir düşünceden (düzeltilmedikçe) ne millete ne de vatana hiçbir fayda gelmez!

Hâlbuki ki güzel örnek sergilesek daha çok destek alırız. Bakınız, (kendisini takdir ediyor ve buradan alkışlıyorum) Mustafa Sarıgül’ün evvelki gün İstiklal’de, hunharca şehit edilen masumlar için taziyesini bildirdiği konuşmasındaki duruşu, çok yerinde ve alkışlanacak bir tavır!

Sarıgül, ilgili konuşmasında İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için takdir ve desteklerini net bir şekilde bildiriyor! Aynı netlikle ABD ve dış mihraklara rest çekiyor. Tüm siyasilere de aynı hassasiyeti göstermeleri çağrısında bulunuyor!

Bu ve benzeri olaylar karşısında lafı evirmeden, sağa-sola çevirmeden yapacağımız bu olmalı!

TOGG’un açılışına katıldığında da aynı hassasiyeti ortaya koymuştu Sarıgül: “Bugün yerli ve milli otomobilimiz TOGG’un günü! Bugün sadece TOGG’u konuşmalıyız!” diyor…

Bakıyorsunuz bir bayan çıkmış haber sunuyor güya… Eğlence ve tiye alıyor olayı anlatırken, gülücükler atıyor. Sonra da özür diliyor! Bu nasıl bir ahlak! 

Sonuç. Bugün, “Bana değmeyen yılan bin yaşasın” gibi bir bencilliğin içinde de olamayız!

“Şöyle olmasaydı böyle olmazdı” demenin vakti değildir…

Daha iyisini biliyor ve düşünüyorsak onu söylemenin zaman ve zemini de burası değil!

“Yok, şimdi tam fırsat” demek, sadece art niyetli olduğumuzu ortaya çıkarır… Zira bu gibi durumlarda olayları kendimize yorma fırsatçılığını aklı başında hiçbir Allah’ın kulu anlayışla karşılamaz…

Evet, sevinçli günümüzde de üzüntülü günümüzde de birlik olmalıyız!

Bu ülkede yaşıyorsak, bu ülke çıkarlarını en önde tutmak zorundayız!

Bu ülkeyi benimsiyorsak, sahipleniyorsak gözümüz gibi koruyup kollamak durumundayız!

Bu ülke için güzel hayaller kuruyorsak, gelecek vaad ediyor ve umut saçıyor-ümit vaad ediyorsak ülkenin birlik ve beraberliğini acısıyla-tatlısıyla diri tutmak mecburiyetindeyiz!

İyi niyetliysek, bu niyetimizi acı günde de tatlı günde de eşe dosta olduğu gibi hasmımıza da hissettirmek gibi bir zorunluluğumuz var!

Bu menfur olayda hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Rabbim acılı ailelere sabırlar ihsan eylesin!

 

Nusret Reşber Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle