Şeriat İslâm’dır, İslâm şeriattır
Şeriat tabiri Kur’ani bir tabirdir. Şeriat, İslâm’a alternatif bir din değildir.
Bizzat İslâm’ın öteki ismidir. İslâm’ın, Kur’an’ın öteki ismi şeriattır. Bu ismi ona veren Allahû Teâla’nın bizatihi kendisidir. Kur’an-ı Kerim›in Casiye suresinin 18. âyeti bunu açıkça ortaya koymaktadır.
“Sonra da seni bir şeriat üzerinde/ din işi, hayat idaresi konusunda görevli kıldık. Sen Şeriata uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.” (Casiye Suresi/18)
“Şeriat İslâm değildir, İslâm şeriat değildir” iddiasında bulunmak, bu âyeti inkâr etmek anlamına gelir. Ya şeriat, ya hevâ. Bu ülkede kâfir olmak bedava...
Şeriat kelimesi çok yönlü çok yanlı geniş manalı bir kavramdır. Allah’tan gelen vahyi manasına geldiği gibi, Hak ve Hukuk manasına da gelmektedir. Şeriata karşı çıkmak hakka ve hukuka karşı çıkmaktır.
Şeriata karşı çıkmak İslam’a kaşı çıkmaktır. İslâm haktır, İslâm hukuktur. Türkçe yazılmış lügat kitaplarında, tefsir kitaplarında bile şeriat din anlamına gelmektedir. (M. Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’ân Dili, 1/ 84, İst/ 1971)
İslâm şeriatı demek, İslâm hukuku demektir. İslâm, en büyük hak ve hukuk nizamıdır. Bir ırkın, bir ideolojinin hukuku oluyor da İslâm›ın hukuku olmuyor mu?
Hukuku olmayan İslâm, İslâm değildir. Bunun aksini iddia edenler, bu ülkenin Hristiyanlaşmış olan mürtecileridir.
Şeriatın kahır ekseriyet kanunlarının kaynağı bizzat Kur’an-ı Kerim’dir, vahiydir. Sonra da Peygamber Efendimiz aleyhissalatu Vesselam’ın sünneti seniyyesidir. Yani şeriat ilahidir, beşeri değildir. Bunun aksini iddia edenler, Allah’ı inkâr eden münkir ve müşriklerdir.
Şeriat dönemsel değildir. Şeriat Kur›an›ın bizatihi kendisidir. Şeriatın dönemsel olduğunu söyleyenler, Kur’an’ın tarihsel olduğunu iddia edenlerdir ki bu gerçekle bağdaşmayan bir durumdur. Şeriat İslâm’ın ta kendisi, Kur’an’ın ta kendisidir. Şeriat her gün ruhlarımızı, dünyamızı aydınlatan güneştir. Güneş tarihsel olur mu? Şeriatın, Kur’an’ın tarihsel olduğunu söylemek, güneşin tarihsel olduğunu iddia etmek gibidir. Bunu söyleyenler ya deli veya bunaktırlar. Derhal bir tımarhaneye yatırılmaları gerekir.
Şeriat tarihi bir mesele değildir. Şeriat hayatın ta kendisidir. Şeriat dinin hem aslı hem de esasıdır. Şeriat baştan sona hayat yasaklarından ibarettir. Şeriatın dışında hayat aramak, hayata kıymaktır.
Şeriat ilahi bir hazinedir. Müçtehid imamların içtihatları o hazineden alınmış olan mücevheratlardır, elmaslardır. Onların kıymetini bilmeyenlerin kıymeti olmaz.
Şeriat Cihanşümuldür, Çağlar üstüdür. Bütün zamanlarda ve bütün mekânlarda tatbiki mümkün olan ilahi bir nizamdır. Şeriat eskimeyen yenidir. Şeriatın dışında kalanlar, beşeriyetin, eskimiş çürümüş olanlarıdır.
Şeriat Müslümanların önüne istinbatı ve içtihadı koymuştur. İstinbat ve içtihat tarihi süreç içerisinde problemleri ilahi kanunlara göre çözüme kavuşturma imkânlarıdır.
Allah’ın gönderdiği şeriat zaman aşımına uğramaz. Bütün zamanlarda bütün mekânlarda tatbiki mümkün olandır.
Eskiyen insandır, şeriat değildir.
Şeriat eşittir İslam, İslam eşittir şeriat!. Şeriatı inkâr eden Ebu Leheb gibi, Ebu Cehil gibi bir kâfir olur. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Şeriat İslâm’dan başkası değildir. Şeriat zorla değil, seve seve hayır yapan fail-i muhtar insanlar yetiştiren bir kanun-ı terbiye, bir nizamı Rabbanidir.
İslâm’ın, şeriatın yerine ve önüne geçirilen demokrasi, laiklik bu topraklara ait kavramlar değildir. Bu kavramlar dışarıdan gelmiş müstevli kavramlardır. Yani bize zorla dayatılmış, kabul ettirilmiş kavramlardır. Bu kavramları kabul edenler eziklik kompleksine kapılanlardır. Şeriat bunların çok çok fevkindedir. Bir Müslüman dini ile iftihar eder. Allah’ın şeriatı ile iftihar etmeyen Müslüman sayılmaz. Hem Müslüman hem demokrat olunmaz.
Her çağın mürtecileri, yobazları vardır. Bu çağın mürtecileri, yobazlar, su kaynağı, hayat kaynağı manasına gelen safi hak ve hukuk olan şeriata karşı çıkanlardır. Bunlar entelektüel birikimi olmayan, atalar dininin gölgesinde büyümüş olan batı kültürü karşısında eziklik kompleksine kapılan ruhsuz ve huzursuz kalmış hırçın yobazlardır.
Ülkemizi bunlardan korumak hepimizin görevidir. Hukuki mercilerde etkili veya yetkili olsaydım memleketin ve insaniyetin selameti için şeriat düşmanlığını, hak ve hukuk düşmanlığını yapanların diplomalarına, doktoralarına, unvanlarına bakmadan derhal akıl hastanesine yatırırdım. Şeriata inanmış olanlar dinden, şeriata inanmayanlar ise kinden bahsediyorlar. Oluklar çift akıyor; birinden kir, birinden nur. Allah’ın göndermiş olduğu şeriata başkaldıranlardan bulunmuyor huzur!
Şeriat Araplara ait değil, Müslümanlara da ait değil, aksine Allah ‘a ait olan bir nizamdır. Allah’a imanı olan ona tabi olur. Allah’a imanı olmayan da şeriatın karşısında olur!