Anın fıkhı
Anın fıkhı
MUSTAFA ÇELİK
Âhir zamandayız. Allah yolundaki yiğitler azaldı. Ümmete sadece matemler kaldı. Günün her saati, mü’minler için yenilenme vaktidir. Kötülüklerle mücadele, mücahidlerin tahtıdır.Kötülüğün düzeni karşısında diren biraz sabır kat kalbine karıştır. Günün her sabahı nefsini yeniden Allah yolundaki cihada alıştır. Bil ve inan ki Anın Fıkhı; dünyada ne kadar insan fıtratıyla çelişen ve çatışan, Allah’ın hükmünü ve hâkimiyetini yok sayan beşeri kanun ve recim varsa ayrım yapmaksızın hepsini alıp tarihin çöp sepetine atmak ve Allah’ın dünyasında bir tek Allah’ın şeriatını ferd, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde beşikten mezara kadar hayata hâkim kılmaktır!
Şerre, kötülüğe dayalı yapıları, rejimleri önce ortadan kaldırmak, hayrı, ma’rufu hayata hâkim kılma konusunda Anın Fıkhıdır. Çünkü “Def-i mefâsid celb-i menâfî’den evlâdır.” (Mecelle- i Ahkâm-ı Adliyye, 30)
Şerre ve fitneye alet olmamak, şerri, mefsedeti ortadan kaldırmak, hakka destek verip hayır elde etmeye nispetle önceliklidir/öncelenir. Mefsedeti ortadan kaldırmaya çalışmayanın mücadele dosyası yeniden incelenir.
Âmentüyü yeniden yaşamaya başlamak. İslâm âleminin muhtaç olduğu Anın Fıkhı’dır. Vakti gelmiş tehiri nâmümkün olan şer’i vazifelerin cümlesine Anın Fıkhı denir. Şer’i delile, hüccete boyun eğmekle, Anın Fıkhı ihya olunur. Yeri gelmişken şunu beyan etmekte fayda vardır: Hakikat tekelciliği yapanlara, ilimsiz-delilsiz eleştiride bulunanlara, usulsüz-üslupsuz konuşanlara, “Ben ben” diyenlere, itibar etmek, dine ve dindarlığa ihanet etmek olur.
Filistin topraklarında Gazzeli mücahidler tarafından başlatılan “Aksa Tufanı”, İslâm coğrafyasını Siyonizm’in işgal ve istilasından kurtarmak için başlatılmış olan Anın Vacibi olan bir kıyam’dır. Bu durumda Anın Fıkhı, Aksa Tufanı’nı sahiplenip savunmaktır. Meşguliyetleriniz ve Problemleriniz, size Gazze’yi unutturuyorsa; siz Anın Fıkhı’nı kaybetmişsiniz demektir.
Anın Fıkhı olarak ertelenmesi mümkün olmayan şer’i vazifeleri yerine getirip bedeline katlanmak bizim için kaderdir. Allah yolunda cihad ve mücadele yoksa boş avuntunun soğuk yüzüyle er veya geç karşılaşmak mukadderdir!
Allah yolunda kalbimize sahip çıkarsak; ne nefsimiz ve ne de küfür bizi mağlup edemez. Kalbine sahip çıkan imanın gösterdiği adresten başka yere gidemez. İmanı olan kalbine sevgiden gayrisini ekemez. Rabbimiz buyuruyor:
“İman edip salih ameller işleyenler için Rahman, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.” (Meryem Sûresi/96)
Kendi kalbimizden dostlarımıza bir sığınak yapalım. Bize olan hasretlerinin sıcak yuvası olsun!.. Günü aydın yapan güneşin doğuşu değil, yüreğin umutlara uyanışıdır... Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek gerek. Düşlerdeki tabir değil, gerçeğe vuslat gerek.
Her sükût Gam’dan değil, vurulan Gem’dendir. Her tebessüm Hâl’den değil, çoğu Tevekkül’dendir!...
Sizi fark etmek istemeyenleri unutun. Görünmez olduğunuzda sizi fark edenlere tutunun… Bir yapıda, bir oluşumda varlığınız sevinç, yokluğunuz üzüntü meydana getirmiyorsa; size yol görünmüştür. Behemehâl yola çıkın; yol sizi de, geride bakanları da terbiye eder!
Hayatta hak etmeyene değer vermeyeceksin yol vereceksin. Gitmesine izin vermek, birlikte yoldan çıkmaktan her zaman daha iyidir... Yol vereceğiniz insanlara yüz verirseniz, ikiyüzlü olursunuz!
Umutla yaşamak, Allah’a olan imandandır. Çünkü O, “ol” derse her şey olur… Küfür cephesine katılanlar belki çok olur ama Allah’tan umut kesenler yok olur!
Müslüman olarak uğruna gayret gösterme ve zorluklarla mücadele etmeye katlanmadığımız sürece yalnızca “Bizim de var bir hayalimiz” sözü ile avunacağız. Müslüman olarak “Bizim için hayaldi gerçek oldu” diyebilmemiz için ancak cihad ve mücadeleyle, zorluklara katlanma ve fedakârlık ile varlığımızı sürdürmemiz gerekir. Cehdü gayretin, mücahade ve mücadelenin olmadığı bir yerde hayaller hayat olmaz. Asrımızda İslâm coğrafyasını paylaşmak için filler kendi aralarında tepişiyorlar. ‘Filler tepişirken ezilen çimenler’ durumuna düşmemek için behemehâl cihad cephesinde buluşmak gerekir.
Yolun sonuna gelen tırtılı kelebeğe çeviren Allah’ın sana ne hazırladığını, yeniden yola koyulmadan bilemezsin. Yola çık, yol açıktır. İnsanı yürüyemez kılan, ümidini yitirmesidir. Bu denli pes etmek, insanın yazgısını bir anda çevirebilecek olan yüce kudretten habersiz olmaktır. Kaderin üstünde bir kaderin var olduğuna iman etmek gerek.
Müslüman olarak kim sana dedi “düşmanı görünce yola yat”. İmtihanlar dünyasında sen sadece bir yolcusun. Bencil olma kalk hayata bir şeyler kat. Sana terk-i cihadı telkin eden müstevli harbi ve mürtedlerden her ne gelmişse al tarihin çöplüğüne at.
İslâm ümmetinin umutlarını çalanlar, İslâm ümmetinin düşmanları tarafından çalınmaya mahkûmdurlar. Kendi hayatları söz konusu olunca cahili, başkalarının hayatına gelince âlim olanlar, hayat boyu zalim kalanlardır!