İsrail’in İran’dan sonraki hedefi Türkiye!
İsrail’in İran’dan sonraki hedefi Türkiye!
MUHAMMET KUTLU
İsrail ve ABD, İran uranyum zenginleştirmesini sıfırlamayı kabul ettiği halde İran’a saldırarak büyük bir savaş başlattı!
Saldırının, Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi’nin “İran, zenginleştirilmiş uranyum stoklamayı sıfırlamayı kabul etti” açıklaması yapmasının hemen sonrasında gelmesi, İsrail-ABD şeytani ittifakının İran’a saldırmayı çok önceden planladığının ispatı.
Bu saldırı, Siyonistlerin hiçbir hukuki ve diplomatik etik kural tanımadığının da başka bir örneğini oluşturdu.
Aslında İran’ın derli toplu füze saldırılarından, bu savaşa Haziran ayındakinden daha iyi hazırlandığını ortaya koyuyordu.
Fakat dini lider Ali Hamaney’in daha ilk günkü saldırılarda ölmesi, ülke için çok büyük darbe oldu.
Yansıyan bilgilere göre operasyon sabah 06.00’da İsrail’den kalkan savaş uçaklarıyla başladı. Uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli mühimmat taşıyan jetler, yaklaşık iki saat sonra, Tahran saatiyle 09.40’ta hedefi vurdu.
Tahran’da İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi, liderlik ofisi ve Ulusal Güvenlik Konseyi’nin bulunduğu binalar yerle bir edildi. O sırada üst düzey ulusal güvenlik yetkilileri bir binada, Hamaney ise yakındaki başka bir binadaydı.
Toplantıda İran’ın en kritik askeri ve güvenlik isimleri olan Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Pakpur, Savunma Bakanı Aziz Nasirzade, Askeri Konsey Başkanı Amiral Ali Şemhani, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Seyyid Mecid Musevi ve İstihbarat Bakan Yardımcısı Muhammed Şirazi yer alıyordu.
İran resmi haber ajansı IRNA, saldırıda Ali Hamaney, Şemhani ve Pakpur’un öldüğünü duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, “Liderimiz Hameney, hain saldırıyla şehit edildi. Ben, Yargı Erki Başkanı Ejei ve Ayetullah Arafi’den oluşan geçici liderlik konseyi çalışmalarına başladı. Yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Önceki Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin 19 Mayıs 2024’te bakanlar ile birlikte düşen helikopterde hayatını kaybetmesiyle başlayan suikastlar serisi, Hamaney’in öldürülmesine kadar sürdü.
Arada ölen onlarca İranlı generalin ve kuvvet komutanlarının çetelesini tutmak ise neredeyse imkansız.
Bu açıdan bakıldığında, herkesin ağzını açtığında söylediği “İran Venezuela’ya benzemez. İran’ın engin bir devlet geleneği vardır” gibi laflar geçerliliğini yitiriyor.
Devlet geleneği ve derin birikimi olan bir devlet liderlerini ve kritik kademelerdeki komutanlarını böyle sapır sapır kaybetmez.
İran’ın bu tür kolay kayıpları, siyonist emperyalistlerin zafer kazanmasını istemeyen herkesi üzüyor.
Gelelim işin en sıkıntılı tarafına… Eğer İsrail ve peşinden sürüklediği ABD emperyalizmi İran’ı kolaylıkla yıkar ve iç savaş başlatıp milyonlarca İranlı Müslümanı mülteciye çevirirse bu hepimiz için felaket olur.
Devamında ise insanlık düşmanı siyonist İsrail gözünü doğrudan doğruya Türkiye’ye diker. Zaten İran’dan sonra İsrail denilen soykırımcı aygıtın önünde Türkiye’den başka herhangi bir engel kalmamış olacaktır.
Tam bu noktada, ABD’li emekli Albay Douglas Macgregor’un “İran yok edildikten sonra sıra Türkiye’ye gelecek” sözünü hatırlıyoruz.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) eski danışmanı emekli Albay Douglas McGregor, katıldığı bir televizyon programında, İsrail’in bölgesel stratejileri doğrultusunda İran’dan sonraki ana hedefin Türkiye olacağını savunmuştu.
McGregor, bölgedeki çatışma silsilesinin Türkiye’ye uzanacağını belirterek şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “İran’ı başarıyla yok ettikten sonra, dikkatler Türkiye’nin yok edilmesine çevrilecek. Kaçınılmaz olarak Türkiye, İsrail ile karşı karşıya gelecek, bu muhtemelen Suriye’de olacak”
Evet durum son derece ciddi. Artık ülkemizin iç cephesinin güçlendirilmesi ve gelen büyük savaş için gerekli hazırlıkların hiç zaman kaybetmeden yapılması lazım.
Karşımızda büyük savaşın Amik Ovası’nda Müslümanlarla (Yani biz) Yahudiler arasında yaşanacağına inanan, zaferin Yahudilerin olacağı inancıyla bir an önce bu savaşın kopması gerektiğine iman etmiş hasta ruhlu bir güruh var.
Üstelik hiç de şakaları yok…