• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

İran’ı bin yıl yöneten Türklerin diline dokunmadığı İran’ın Türkçe isme bile tahammülü yok!

06 Ocak 2025
A


Muhammet Kutlu İletişim:

İran’ı bin yıl yöneten Türklerin diline dokunmadığı İran’ın Türkçe isme bile tahammülü yok!

MUHAMMET KUTLU

Dünya tarihine nizam veren ve her zaman iyiliklerin, iyinin tarafında yer alan Türkler, ne yazık ki yüz yıllar boyunca hoşgörülü ve adil yönetimleri altında tuttukları milletlerden genellikle düşmanlık görmüşlerdir.

Birkaç gün önce Yeni Akit’te de yer alan Kırım Haber Ajansı (QHA) kaynaklı haberde, İran rejiminin Güney Azerbaycan'da Türk varlığını yok etmeye yönelik baskıcı uygulamaları anlatılıyordu.

Haberde Türklerin dilini ve kültürünü hiçe sayarak baskı uygulayan İran’ın, bölgedeki Türkçe isimlere yasak getirirken aynı zamanda ülke genelinde Türkçe isimlerin artışından da rahatsızlık duyduğu gözler önüne seriliyor.

Rejimin uyguladığı tüm yasaklara rağmen ülkede Türkçe isim verilmesi vakalarında artış olduğu tespit edilirken, Güney Azerbaycan Televizyonu (GünAz TV) tarafından gündeme taşınan haberde özellikle İlam kentinde Türkçe isimlere ilginin arttığı kaydedildi.

Buna göre, İlam ilinde son 9 ay içerisinde çocuklara verilen 2 bin 561 isim arasından Türkçe isim olan Ayhan ilk sırada yer alıyor. Bölgedeki Türk kültürünü ve varlığını yok etmek isteyen yetkililer, çocuklara yabancı ve Türkçe isimler verilmesinin yabancı kültür propagandasının bir sonucu olduğunu iddia ediyor.

Güney Azerbaycan'da Mesud Safari isimli bir kişinin bu yıl doğan üçüzlerine Türkçe isim vermesi sebebiyle bebekler, doğum belgesi alamadı. Ağustos ayında dünyaya gelen Elşan, Elnur ve Sevgi isimli bebeklere doğum belgesi verilmedi.

Tebriz nüfus kayıt bürosu çalışanları ise, Tahran'dan Türkçe isimlere doğum belgesi verilmemesi yönünde talimat geldiğini ifade etti. Bebeklerin doğum belgesine sahip olabilmesi için isimlerinin “Alşan”, “Alnor”, “Sugi” gibi Farsça isimlerle değiştirilmesi gerektiği kaydedildi.

963 yılında İran toprakları üzerinde kurulan Gazneliler, Büyük Selçuklu, Harezmşahlar, Timur İmparatorluğu dahil olmak üzere, bu ülkede 1925 yılına kadar hep Türk hanedanlıkları hüküm sürdü.

İngiliz ajanı Ardeşir J. Reporter aracılığıyla İngilizlere tanıtılan Rıza Pehlevî, 1921 darbesiyle İngilizler için çalışmaya başladı ve 1923 yılında başbakan oldu. 1925 yılında ise İngilizlerin desteğiyle Türk Kaçar hanedanlığını devre dışı bırakarak kendi Pehlevî hanedanlığını kurdu.

Böylece siyonist etkisi altındaki İngilizlerin entrikasıyla İran’da 962 yıl aradan sonra ilk kez Farslar idareyi ele almış oldu.

İran'ın Muhammed Rıza Pehlevi liderliğindeki monarşi yönetimi, Fransa’da darbe hazırlıklarını yapan Ayetullah Ruhullah Humeyni’ye bağlı güçlerin 1979 yılında yönetimine el koymasıyla, Şiî mezhebi görüşlerini esas alan İran İslam Cumhuriyeti’ne dönüştürüldü. Sonrasında yaşananlar malum…

Türkler, yaklaşık bin yıl hüküm sürdükleri İran’da, ülkenin kadim halkı olan Farsların dillerine, kültürlerine baskı yapmadığı için Farsça günümüze kadar ulaştı.

Hatta ülkeyi on asır boyunca yöneten Türkler, edebiyata yatkın bir dil olan Farsçanın gelişmesine katkıda bile bulundular.

Bazı mankurtlar Türkçenin kısıtlı ve kısır bir dil olduğunu söyleyip dilimizi itibarsızlaştırmaya çalışırlar, fakat bunun gerçeklerle uzaktan yakından alakası yoktur.

“Türk Einstein'i” diye anılan merhum Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, “Milletleri, her şeyini yok edip ilelebet köle yapmak istersen, dillerini yok edersin. Milletler, tarihten böyle silinmiştir” demiştir. Bütün bilimlerde, işin başının ve bilimin dilinin, matematik olduğunu ifade eden Sinanoğlu, matematiğe en yakın dilin de Latince, İngilizce veya Fransızca gibi diller değil Türkçe olduğunu vurgulayarak, buna karşın eğitim dilini gönüllü olarak değiştiren tek ülkenin Türkiye olduğunu söylemiştir.

Washington'daki Georgetown Üniversitesi'ne bağlı Türk Etüdleri Enstitüsü Başkanı, Osmanlı tarihçisi Prof. David Cuthell ise, “Birçok yabancı dil bilirim. Bu diller arasında Türkçe öyle farklı bir dildir ki, yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek Türkçe'yi yaratmışlar sanki. Bir kökten bir düzine sözcük üretiliyor. Ses uyumuna göre anlam değişiyor. Türkçe başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir” diyerek dilimizin güzelliğini ortaya koymuştur.

Şimdi sormak lazım: Türkler bin yıl hüküm sürdükleri İran’ın kadim dili Farsçaya dokunmazken, İran İslam Cumhuriyeti’nin Türkçenin yok edilmesi için yaptıkları reva mıdır?

Türkler istese bin yılda Farsçayı unutulmuş dillerin arasına pek ala sokabilirdi. Ama alicenap ve adil yönetim anlayışıyla bunu yapmadılar.

İran yönetiminin bir nebze de olsa Türklerin bu hoşgörüsüne vefa göstermesi gerekmez mi?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Türk düşmanları.....

İran ve Ermenistan, Rusya'dan aldıkları destekle bölgede Türk dilini ve nüfusunu asimile etmeye uğraşıyorlar.

MUZAFFER..

ELİNE SAĞLIK, HÜR MUKU , YAPSINLAR.....İRAN DEVLETİNİN BAŞKANI, TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİNİN CUMHURBAŞKANIM RECEP TAYYİP ERDOĞAN NA BİR BAKIYOR ,TAM BİR YAHUDİ VE HAÇLI BAKIŞI....BE ŞAHİT OLURUM.....MÜSLÜMAN GORUMLU LER.....ALLAH C.C TUZAKLARI BOZAR İNŞALLAH AMİN.....
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23