• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
İlhan Oral
İlhan Oral
TÜM YAZILARI

“Kıldan ince kılıçtan keskin”(5)

11 Ocak 2026
A


İlhan Oral İletişim: [email protected]

“Kıldan ince kılıçtan keskin”(5)

İlhan Oral

Kadını “evinin sultanlığından” kopardılar, bugün ki perişan ve mezbele haline getirdiler. Bunu da Avrupa Hristiyanlığının başarı ve zaferi olarak ilan ettiler.

Bu kadarı ile yetinmeyip, İslam’ın bir daha toparlanamayacağı kanaatiyle hüküm verdiler. Çok mülevves Batılı haçlı döküntüleri kalplerindeki hınç, azgınlık, kıskançlık ve saldırganlıkları ile bizim kadınlarımızın gönül atmosferini kirlettiler.

İlk iffetsizlik ve hâyasızlık aşısı için, o gün Cumhuriyet gazetesinin Türkiye güzeli diye paketleyip gönderdiği Keriman Halis’i denek olarak kullandılar.

Ondan sonra da asırların sarsamadığı Osmanlı devletinin enkazı üzerinde fuhuş bataklıkları yayılmaya başladı. Fuhuş bataklıklarının çoğalıp yayılması ile artık kadın milletinin beyni uyuşmaya maruz kaldı. Erkek milleti de hiç gecikmedi, devreye girdi.

Bu fırsatı ganimet sayan şer güçler, müslüman milletin ailesini tüm manevî değerlerinden soyutlayarak paramparça ettiler. “Bir iplik çeksen kırk yama birden dökülüyor.” İşte bunu anlatıyor. Hele “kız gibi” deyimi ile melekleşmiş kızlarımız, şeytanın bile “senin şerrinden Allah’a sığınırım” dediği kadar kimlik kaybettiler.


 Eğitimin her kademesinde, devlet dairlerinde, sportif alanlarda, yemek ve televizyon programlarında, ulaşımda velhasıl her alana tıklım tıklım doldurulan bayanlar, kadın olduklarını unuttular. Aslında işkence çektiklerinin farkına varmadılar. Ona hoş görülen bu işkenceler otomatik olarak onları vahşileştirdi. Onlar televizyon programlarında bile analarına ve babalarına kuduz sırtlanlar gibi saldırır oldular. 

Kadınlara reva görülen bunca haksız muameleler, onları geriyor, kasıldıkça kasılmalarına sebep oluyor. Çünkü onlar sabahın erken saatlerinde çabucak yuvalarından çıkıyorlar. Bebeklerini döküntü malzeme gibi bir yerlere sıkıştırıyorlar.

Ana yavrusundan kopuyor ve çile çekme zorunda kalıyor. Yavrusu, ana sütünden, şefkatinden, merhametinden, sıcacık ilgisinden hatta onun analık kokusundan mahrûm kalıyor. Yetmiyor, çoğu kez üvey evlat muamelesi görüyor. Çocuk artık anasına küsüyor. Baba ilgisizliği de eklenince o melek timsali yavrular babadan da soğuyorlar. Zaten bakıcılarına da gıcık kapıyorlar. Bunun sonunda erkek çocuklar ya uyuşturucu mübtelâsı, ya kaatil ya silik şahsiyet, ya da sünepeyi andıran tufeyli oluveriyorlar.

Eğer kız çocukları ise, ya elden ele atılan, şehvetperestlere satılan ya da ebeveyn katilliğine kadar terfi edenler oluyorlar. Dahası bunlardan Galata köprüsünde onun bunun içki şişesinde kalan artığını içerek ayyaşlığa mahkûm oluyorlar. 


Hele ağzı lâf eden hem de güzelliğini sermaye olarak kullanan kadınların idareci ya da siyasetçi olanları başka çeşit sarhoş oluyorlar. “Küçük tepeleri ben yarattım” dercesine havalanıyor, gururlanıyorlar. Yapmadık yanlış bırakmıyorlar.

Niceleri harama meydan okuyor hatta haramın içine gömülüyorlar. Sekreterya krizine yelken açıyor, yığın yığın günahlarla kendilerini nice güzel nimetlerle donatan Rablerinin huzuruna günahlarıyla yöneliyorlar. Hani bunlar göz nuru, gönül sururu idi. Hani bunlar gelecek umudu, afife anne adayı kızlarımızdı. Hani bunlar yavrularına merhamet kanatları açan meleklerdi. Hani bunlar çocuklarına, torunlarına, çevrelerine toparlayıcı ve aile bütünlüğünü dipdiri ayakta tutan gönül bağları güvencesi ninelerdi!?

“Allah sizin için kendi cinsinizden zevceler verdi. Sizin için zevcelerinizden oğullar, torunlar yarattı. Sizi temiz, faydalı, helal nimetlerle rızıklandırdı. 

Şimdi, bâtıla iman edipte de onlar Allah’ın nimetlerini mi inkâr ediyorlar?” (Nahl:16/72)

Bu tabloda bildirilen evlatlar, torunlar, analar, neneler siz neredesiniz!!!?

Siz ne kıl, ne kılıç siz toplumun, ümmetin mayası idiniz! Esselamualeykum


Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23