Hani Türkiye’de yargı bağımsız değildi?
Hani Türkiye’de yargı bağımsız değildi?
MUHAMMET KUTLU
Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi (İstinaf Mahkemesi), 21 Mayıs 2026 Perşembe günü saat: 17:40’ta Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38’inci kurultayına ilişkin “mutlak butlan” (baştan itibaren kesin hükümsüzlük) kararını açıkladı.
Kararın açıklanmasıyla birlikte Borsa İstanbul’da (BIST) kelimenin tam anlamıyla deprem yaşandı. Borsa endeksi, kapanış saatine kadar olan 1 saat 20 dakikada adeta tepetaklak oldu.
Kararın piyasalarda yarattığı sert şok nedeniyle kayıplar gün içinde yüzde 7’yi aşarken, Endekse Bağlı Devre Kesici Sistemi çalışarak işlemler iki kez geçici olarak durduruldu.
Gelişmelerden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen bankacılık endeksindeki düşüş yüzde 8 seviyesinin üzerine çıktı.
Satış baskısıyla birlikte BIST 100 endeksi 13.000 puan sınırının altına geriledi.
Kararın açıklanması sonrasında BIST 100 endeksi 21 Mayıs gününü yüzde 6,05 kayıpla tamamladı.
Piyasalardaki bu olağanüstü hareketlilik ve sert çakılma üzerine ekonomi yönetimi acil durum toplantısı yapmak zorunda kaldı.
Gelelim işin en duygusal yönü olan sıcak para kısmına; Kararın açıklandığı ilk saatlerde piyasalardan yaklaşık 9 ila 10 milyar dolar, yani yaklaşık 410 - 450 milyar Türk Lirası (Eski parayla katrilyon) değerinde bir ekonomik kayıp oluştu.
Kararın hemen ardından Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) yüzde 30’a yakın artış göstererek ülkenin dış borçlanma maliyet riskini yukarı taşıdı.
Neyse ki ekonomi yönetiminin devreye girerek aldığı tedbirler ve uluslararası fon yöneticileriyle yaptığı görüşmeler neticesinde mutlak butlan kararının ardından sert düşen Borsa İstanbul, ertesi gün toparlanarak haftayı pozitif kapattı.
BIST 100 endeksi, yüzde 4,89 değer kazanarak Cuma gününü 13.808.20 puanla kapattı.
İlk gün borsanın tepetaklak gittiği anlarda fondaş medya yorumcuları, sanki ülkemiz adına çok kaygılanıyorlarmış gibi ağızlarını gere gere borsanın düşüşünü yorumlayıp kararın bedelinin ağır olduğunu anlata anlata bitiremediler.
Fakat ertesi gün borsa toplandığında hepsi dumura uğradı. Hele Halk TV’de yayınlanan programda yorumculardan birinin yıkılmış bir halde, “Böyle bir ortamda borsa yükselir mi ya? Akla mantığa aykırı. Dün düşüyor, bugün bir bakıyorsun, birileri borsaya bir şey yaptı herhalde bilmiyorum. Dolar da birazcık düşüyor oynamıyor onlar da, bir şey değil” ifadeleriyle hayal kırıklığını paylaştığı anlar görülmeye değerdi.
Böylece kararın açıklandığı ilk gün düşen borsadaki kaybı ballandıra ballandıra anlatanların kaygısının memleket falan olmadığı, borsa ertesi gün çıktığında yüzlerinin aldığı hal ve renkten anlaşılmış oldu.
O değil de benim söyleyeceğim asıl şey başka…
CHP zihniyetliler, tüm atadan dededen Türkiye muhalifleri, AK Parti Hükümeti’ni yargıya baskı yapmakla suçluyorlardı değil mi?
Hatta Türk mahkemelerinin verdiği kararlar hoşlarına gitmediğinde “Sarayın yargısı” diyorlardı.
Türkiye’de yargı bağımsızlığı olmadığını belirterek ülkemizi ulaşabildikleri ne kadar yabancı kuruluş varsa, ne kadar merci varsa şikâyet ediyorlardı hani…
Peki, şimdi soruyorum: Eğer Türkiye’de yargı iktidara bağlı olsaydı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi mutlak butlan kararını Perşembe günü borsa henüz kapanmamışken açıklayıp Türkiye’yi yüzlerce milyar Lira zarara uğratır mıydı?
Eğer müzmin muhaliflerin iddia ettiği gibi yargı hükümetin emrinde ya da etkisinde olsaydı, kararını 9 günlük Kurban Bayramı tatilinin başladığı 22 Mayıs Cuma günü mesai bitimine birkaç dakika kala açıklamaz mıydı?
Evet cevap verin, hani yargı bağımsız değildi?