Fener Rum Patriği’nin bitmeyen kininin nedeni!
Fener Rum Patriği’nin bitmeyen kininin nedeni!
MUHAMMET KUTLU
Türk-İslam düşmanlığından artık iyice aklını yitiren Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos, ABD Başkanı Donald Trump ile Beyaz Saray'da bir araya gelerek, ipe sapa gelmez iftiralarla Türkiye’yi şikâyet etti.
Trump ile görüşmesine ilişkin bilgi veren Bartholomeos, “Ekümenik Patrikhane'yi, Türkiye'de kalan az sayıdaki Hıristiyan'ı, onların karşılaştığı zorlukları, zulümleri tüm bunlara rağmen görevimizi yerine getirmeye devam ettiğimizi konuştuk” sözleriyle, ülkemize ihanetini ve kinini ortaya koydu.
Şimdi Türk ve İslam düşmanı bir bunağın, durduk yere Türkiye’ye “Rumlara zulüm” iftirası atmasının perde arkasına bakalım…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Eylül 2025 tarihinde, Kudüs Rum Ortodoks Patriği Theofilos Giannopoulos ve beraberindeki heyeti Dolmabahçe’deki çalışma ofisinde kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kudüs Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Theofilos Giannopoulos'u kabulünde, İsrail'in Kudüs'teki tasarruflarının Kudüs'ün tarihi statüsüne ve kutsiyetine zarar vermeyi amaçladığını, Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi toplumunun bir arada yaşama geleneğini açıkça tehdit eden bu durumun kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Kabulde Kudüs Patriği Giannopoulos, Halife Hz. Ömer bin Hattab’ın 638’de Kudüs’ü fethettikten sonra Hıristiyanlara can ve ibadet özgürlüğü tanıyan emannamesini içeren son derece çarpıcı bir tablo hediye etti.
Böylece Kudüs’teki Hıristiyanlar açıkça, Hz. Ömer’in verdiği garantinin karşılığını, Erdoğan’dan beklediklerini ilan etmiş oldu.
İşte siyonist terör devleti İsrail’in Gazze’deki soykırımının destekçisi ABD Başkanı Donald Trump’u çıldırtan gelişme buydu.
Derhal, Türkiye’nin kendilerine sunduğu huzur ve güven ortamında ibadetini özgürce yerine getiren Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos’u çağırtıp aklınca Erdoğan’ın, Kudüs Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Theofilos Giannopoulos'u kabulüne misillemede bulundu.
Bir ayağı çukurda Türk ve İslam düşmanı Bartholomeos da seve seve gitti ve kendisine ezberletilen “Ekümenik Patrikhane'yi, Türkiye'de kalan az sayıdaki Hıristiyan'ı, onların karşılaştığı zorlukları, zulümleri tüm bunlara rağmen görevimizi yerine getirmeye devam ettiğimizi konuştuk” şeklindeki aşağılık iftirayı tekrarladı.
Bir kez daha, bu ülkenin havasını soluyup, suyunu içip, ekmeğini yediği halde, bu ülkeye nasıl ihanet içinde olduğunu ortaya koydu.
Fener Rum Patriği’nin Türkiye’ye olan bitmez kininin nedenini de ortaya koymakta yarar var.
Fener Rum Patriği Dimitri Bartholomeos, kendisini atamız Sultan 2. Mahmut’un 1821’de patrikhanenin kapısında sallandırdığı Patrik 5. Grigorios’un halefi olarak görüyor.
Peki, Patrik 5. Grigorios neden patrikhanenin kapısına asıldı? Kısaca onu da hatırlayalım: 1821’de Mora İsyanı’yla eş güdümlü şekilde devleti yıkmayı hedefleyen ayaklanmayı yöneten Patrik 5. Grigorios, bugün “Kin Kapısı” adı verilen yerde asılmıştı.
“Bir Türk hükümdar asılana dek kapalı tutulacağı” açıklanan ve kapalı tutulan Kin Kapısı, Fener Rum Patrikhanesi’nin ana giriş kapısıydı.
Kin Kapısı’na giden süreç kısaca şöyle: 2 Şubat 1821’de Mora İsyanı başlayınca Türklere yönelik korkunç bir soykırım gerçekleştirildi. On binlerce Türk Tripoliçe ve diğer şehirlerde hunharca öldürüldü. Mallarına el konuldu. Camiler yıkıldı, mezarlıklar bile tahrip edildi.
İşte bu isyanın organize edildiği yer, Patrik 5. Grigorios’un başında olduğu Fener Rum Patrikhanesi’ydi. Mora’daki kanlı isyanın arkasında patrikhanenin bulunduğu istihbaratını alan Sultan 2. Mahmut, Sadrazam Benderli Ali Paşa’yı bu konuyu araştırmaya ve gereken tedbirleri almak üzere görevlendirdi.
Sadrazam Benderli Ali Paşa derhal Patrikhaneye bir baskın düzenledi ve aramalar esnasında bu istihbaratın gerçekliği ortaya çıktı. Rum Patrikhanesi’nin örgütün silah deposu halini aldığı, ele geçirilen çok sayıda silah ve sahte yeniçeri giysisi ile ortaya çıktı.
10 Nisan 1821’de, Patrik 5. Grigorios tutuklandı ve Patrikhane’nin ana giriş kapısına asıldı. İşte bu olaydan sonra “Kin Kapısı” Rumlar ve Yunanlılarca sembolleştirilerek, “Bir Osmanlı Padişahı ya da bir Osmanlı veliahdı ya da bir Osmanlı şeyhülislamı burada (kapıda) asılmadıkça açılmasın…” fetvası verildi.
Kin Kapısı ile ilgili özel bir ritüel bulunduğu ve yeni bir patriğin göreve geldiği gece bu kapının arkasında bu özel ritüele göre bir ayin yapıldığı, Yunan tarih kaynaklarında da geçiyor. Rum Patrikhanesi’ne gelen tüm ziyaretçiler, devlet adamları, diplomatlar yan kapıdan içeri alınıyor. Bu kapının açılması için geçmişte Türkiye tarafından yapılan talepler ise bugüne kadar karşılanmadı.
Patrik Bartholomeos’un da Kin Kapısı’nda her yıl dini ritüel gerçekleştirerek kini diri tuttuğu biliniyor. Yunan kaynaklarında, bu ritüel, “Her yıl olduğu gibi bu sene de 10 Nisan 2019 Çarşamba sabahı, Ekümenik Patrik Bartholomeos, selefi 5. Grigorios'un asıldığı yerde onun anısına mum yaktı, dua etti ve çiçek bıraktı. Patrik Bartholomeos bu kutsal yerde, derin bir sessizlik içinde, İsa Mesih'in kilisesinin ve tüm inananlarının korunması ve cemaatinin ruhsal gelişimi için dua etti” ifadeleriyle yer alıyor.
İşte Bartholomeos, on binlerce Türkün Mora’da katledilmesini organize edenler içinde bulunan selefi Patrik 5. Grigorios’u astığımız için bizden nefret ediyor.
Biz de içimizdeki bu Türk ve İslam düşmanı hainlerle, yılanlarla, çiyanlarla yaşayıp gidiyoruz, olan bu…