Epstein lağımının patlaması insanlığın uyanışına vesile olur mu?
Epstein lağımının patlaması insanlığın uyanışına vesile olur mu
MUHAMMET KUTLU
Eski CIA şefi Robert David Steele’in pedofili ve çocuk kaçakçılığına ilişkin ifadeleri, Epstein lağımının patlamasıyla birlikte tekrar gündeme geldi.
David Steele, yıllar boyunca söyledikleri nedeniyle komplo teorisyeni olarak yaftalanmıştı. Kendisi 2021 yılında hayatını kaybetti. Ölümüne ilişkin kamuoyuna sunulmuş kesin bir cinayet kanıtı yok, fakat tartışmalar hiç bitmedi.
Steele, çocukların yalnızca bireysel suçların değil, örgütlü ve sistematik yapıların mağduru olduğunu iddia ediyordu.
Bu ve benzeri iddialar uzun süre abartı ya da komplo denilerek geçiştirildi. Ancak Epstein dosyalarında ortaya çıkan belgeler, çocuk istismarının münferit değil, uzun yıllardır devam eden, gizli ağlar, ilişkiler ve gölgedeki isimler üzerinden yürüyen karanlık bir düzen olduğunu destekliyor.
Steele şunları söylemişti: “Bir ebeveyn ve vatansever olarak çocuklarımızın başına gelenlere izin verdiğimiz için çok öfkeliyim. Amerika'da satmak üzere çocuk yetiştiren insanlar var. Ve bunların satışı nüfus kağıtları olmadan yapılıyor. Bu, kolayca öldürülebilirler, kimse onların nerede olduğunu sormaz demektir. Aynı zamanda uçaklar dolusu çocuk ithal ediyoruz, yine hiç belgesi olmayan çocuklar. Bu sadece çocuk istismarı veya çocuk cinsel köleliği değil, aynı zamanda çocuk işkencesi! Görüyorsunuz, adrenalize kan, satanist dünyasının kan içme törenleri var. Aynı zamanda çocukların organ almak için kullanılması var. Sonra ayin törenleri ve ritüel cinayetler var. Sistemi biliyorum, Dünyanın her yerinde casusluk yaptım.”
ABD’li medya patronu Rick Wiles’den de bir süre önce çok cesur bir çıkış gelmişti. Wiles, politikacıların küçük kız çocuklarına tecavüz ettiğini ve MOSSAD’ın elindeki bu görüntülerle ABD’ye şantaj yaptığını belirterek şunları söyledi: “Liderlerimiz, Yahudilerin Amerika’yı elde tutması için küçük kızlara tecavüz eden aşağılık pisliklerdir. Bu ülkede olan budur. FBI’ımız yozlaşmış, Yüksek Mahkeme yozlaşmış, Adalet Bakanlığı yozlaşmış, medya yozlaşmış, tüm ülke yozlaşmış. Çünkü biz her şeye kadir Tanrı’dan uzaklaştık ve Kabala uygulayan Yahudilerin ulusu kirletmesine izin verdik. Cesaretle açıklıyorum, bu gerçeğin Amerikan halkına ulaşmasını istiyorum. ABD’li politikacılar küçük çocuklara tecavüz ediyor. İsrail de bunu yararına kullanıyor. MOSSAD tarafından videoya çekiliyor böylece İsrail, Amerikan politikacılarına şantaj yapıyor. Bugün Amerika’nın durumu bu...”
Dünyanın en büyük süper gücü ve dünya ekonomisinin kalbi olması dolayısıyla ABD’de yaşanan bu rezalet çok önemli olmakla birlikte, şeytani düzen tüm dünyayı, tüm insanlığı hedef alıyor.
Gerek Epstein olayında, gerekse onun dışındaki diğer karanlık ve kötülükçü düzenlerde benzer olaylar dünya çapında çok uzun süredir devam ediyor.
Dünyada en az 100 yıldır sürekli kötüleşen bir yozlaşma, ahlaksızlaşma, inançsızlaşma ve vicdansızlaşma sürüp gidiyor.
Dünyanın son 20 yılında etkili olan liderlerin çok büyük bir bölümü bir şekilde Epstein’ın kirli tezgâhından geçmiş.
Siyonist İsrail’in Gazze’de başlattığı soykırımı iki yılı aşkın süre devam ettirebilmesi, dünya ülkelerinin “dur” diyememesi, belki de tüm dünyanın şeytani düzene uzun süre önce teslim olduğunun kanıtı.
Sadece katliamlar, soykırımlar mı? Son Covid-19 dahil, dünya çapında patlayan bütün pandemilerin de bu şeytani çetenin başının altından çıktığı belirtiliyor.
Zira birkaç gün önce medyaya yansıyan görüntülerde, Bill Gates ve Epstein’ın bilinmeyen bir laboratuvarda bazı deney tüplerini dikkatle incelediği görülüyor.
Açıklanan belgeler arasında yer alan Epstein ile Bill Gates arasındaki yazışmada, ikilinin 2017 yılında pandemi simülasyonunu ele aldıkları ortaya çıktı.
Yazışmanın 4. Maddesinde; “uluslararası istihbarat ve savunmada silah olarak nöroteknolojiler üzerine teknik rapor” ibaresi dikkat çekiyor. 5. Maddede de “pandemi simülasyonu için takip önerileri veya teknik özellikler” yer alıyor.
Mailden, açık ve net şekilde pandeminin istihbarat ve savunmada silah olarak kullanılmasına yönelik nöroteknolojiler üzerine bir talimat yazdıkları anlaşılıyor.
Şeytani bir güruh, uzun yıllardır dünyayla top gibi oynuyor. İnsanları diledikleri zaman topluca, diledikleri zaman kısım kısım öldürüyor, dilediklerinde salgın hastalıklar geliştirip, zevkle insanların ölümünü izliyor. Çocukları kaçırıyor, istismar ediyor, kanlarını içiyor, diledikleri zaman organlarını çıkarıp satıyor.
Diledikleri ülkeleri açlık ve kıtlıkla hizaya getiriyor. Diledikleri kadar insanı açlıktan öldürüyor. Diledikleri ülkeleri diledikleri süre savaştırıyor.
İnsanlık büyük bir işgal ve tehdit altında inliyor. Ama bir şekilde ABD’de patlayan lağım, belki de insanlığın uyanmasına vesile olur. Kim bilir?