CHP’liler yine Anayasa kitapçığı fırlattı!
CHP’liler yine Anayasa kitapçığı fırlattı!
MUHAMMET KUTLU
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa’nın kendisine verdiği yetkiye dayanarak, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yerine Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yerine de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i görevlendirdi.
Her iki bakan da seleflerinden görevi devraldıktan sonra Anayasa gereği yemin etmek üzere TBMM’ye geçtiler.
Fakat ana muhalefet partisi CHP’nin inanılmaz bir tepkisiyle karşılaştılar. Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olarak atandığını duyan CHP’liler kendisine yemin ettirmemeye yemin etmişlerdi.
Her iki bakanın Meclis Genel Kurulu’na gelişiyle birlikte CHP’lilerin provokasyonu başladı.
Akın Gürlek’in hâlâ İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu ileri sürerek usul tartışması açmak istediler.
Ancak oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, her iki bakanın da Anayasa gereği Cumhurbaşkanı tarafından bakan olarak görevlendirildiği anda önceki görevlerinden istifa etmiş sayılacaklarını belirterek bunu reddetti.
CHP’liler bağırıp çağırarak, Akın Gürlek’e hakaretler yağdırarak yemin töreninin yapılmasını önlemeye çalıştılar.
Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’yi yemin etmeleri için Genel Kurul’a davet edince CHP’liler iyice çıldırdılar.
Gürlek’e yemin ettirmeyeceklerini belirterek, kürsüyü işgal etmeye kalktılar. AK Partili milletvekilleri de CHP’lilerin kürsü işgalini önleyerek kürsüyü korumaya aldılar.
Bu sırada CHP’li bir grup milletvekili harekete geçerek kürsünün arkasındaki sıralarda yemin için bekleyen Akın Gürlek’in üzerine yürüdüler.
AK Partili milletvekilleri bakanları korumaya çalışırken, Gürlek’e saldırmaya gelen CHP’lilerle aralarında Gazi Meclisimize yakışmayan yumruklu kavgalar meydana geldi.
CHP’liler öylesine öfkeyle saldırıyordu ki, yakalasalar Gürlek’i belki de linç edeceklerdi.
AK Partili milletvekilleri sonunda kürsünün etrafında etten duvar örerek yeni bakanların yemin etmesini sağladılar.
Akın Gürlek yemin ederken CHP sıralarından bazı cisimler ve Anayasa kitapçığı fırlatıldı.
Evet, yanlış okumadınız. Ecevit Hükümeti döneminde CHP zihniyetindeki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in Başbakan Bülent Ecevit’e fırlattığı ve ülkemize milyarlarca dolarlık zarar veren krizi tetikleyen hadisenin bir benzeri yaşandı. CHP’liler yine Anayasa kitapçığı fırlattılar.
Gürlek, üzerine fırlatılan Anayasa kitapçıklarını savuşturan AK Partili milletvekillerinin cansiperane çabası sayesinde yeminini tamamlayarak bakanlık için gereken şartı tamamlayıp, Adalet Bakanlığı görevine resmen başlamış oldu.
Onun ardından Mustafa Çiftçi de yine CHP’lilerin saldırıları altında yemin ederek görevine başlayabildi.
Her iki bakanın görevi hayırlı uğurlu olsun. Ülkemize büyük hizmetler versinler inşallah.
Şimdi bu hadiselerden ne anlıyoruz?
CHP’liler, kendilerince “Cumhurbaşkanı adayı” ilan ettikleri eski İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluklarının üzerine gidip o ve diğer bazı CHP’li belediye başkanlarına yönelik iddianame hazırladığı ve onları tutuklattığı için Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olamayacağını savunuyor.
Akın Gürlek ismini duyunca sinir krizleri geçiriyorlar. “Efendim, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle Ekrem İmamoğlu’na soruşturma açan Akın Gürlek nasıl Adalet Bakanı olur?” diye ter ter tepiniyorlar.
CHP’liler, CHP’li bazı belediye başkanlarını hapse attıran, haklarında iddianame hazırlayan bir ismin Adalet Bakanı ve doğal olarak Hakimler Savcılar Kurulu Başkanı olmasını, daha zor günlerin habercisi olarak görüyorlar.
Hiç özeleştiri yok. “Ekrem başkanı hapse attıran birisi Adalet Bakanı olamaz” diyorlar, başka bir şey demiyorlar.
CHP niye böyle yapıyor peki?
Söyleyelim; Akın Gürlek’in Adalet Bakanı olmasıyla, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere, CHP’li belediye başkanlarına yönelik devam eden soruşturmalar, titizlikle devam edecek. Öyle kolay kolay sulandırılamayacak. CHP’liler işte bunu hazmedemiyorlar.
CHP’lilerin çıkardığı gerginliğin varsa bir manası, budur.