Cahillik mi pervasızlık mı?
Cahillik mi pervasızlık mı?
MUHAMMET KUTLU
Türkiye geçtiğimiz hafta ek ifade veren Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e verdiği paraları itiraf ederken, para alışverişlerini Whatsapp mesajlaşmasıyla organize ettiklerine şahit olmuştu.
Hele Özgür Özel’in, “Özkan yarın sağlam bir paket olarak Denizli’de benim mavi valizimin içerisine koy” şeklindeki mesajı siyasi literatüre geçecek cinstendi.
Gerçi Özkan Yalım’ın henüz hızını alamadığı ve benzer ilişkiler ve mesajlaşmalara ilişkin ek ifadelerle CHP odaklı siyasi literatürü daha da renklendireceği belirtiliyor. Neyse devam edelim…
Özgür Özel ve Yalım arasındaki bol sıfırlı paylaşımların ardından dün de fuhuş ve uyuşturucu operasyonunda tutuklanan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen CHP Delegesi iş insanı Turgut Koç’un, CHP’li Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’le yazışmaları ortaya çıktı.
Koç ve Güner arasındaki mesajlardan birinde Hüseyin Can Güner’in “125.132.625,68” tutarında bir meblağı Koç’a ilettiği ve “hesabın kapandığını” söylediği görülüyor.
Koç ise, kendince tedbirli davranarak “Sil abi. Ok” derken ardından; “Ama bu toplam değil bildiğim kadarıyla bakacağım” diyor. Tutar üzerindeki anlaşmazlık, Özgür Özel’e olan yakınlığıyla bilinen Turgut Koç’un Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’e hesap soracak bir pozisyonda olduğu izlenimi veriyor.
CHP’deki kirli ilişkiler ağı, ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş operasyonunda tutuklanan Yiğit Macit’in telefonundan sildiği 618 bin WhatsApp mesajının uzman ekiplerce geri getirilmesiyle ortaya döküldü.
İşte, Veli Ağbaba ile Özgür Özel’e yakınlığı ile bilinen Turgut Koç ise, uyuşturucu ve fuhuş tutuklusu Yiğit Macit’in telefonundan elde edilen deliller sonrasında fuhşa aracılık suçundan tutuklandı.
Fazla detaya girmeyelim çünkü bundan sonrası oldukça rahatsız edici bir şekilde devam ediyor.
Benim bu ilişkiler ağında asıl dikkatimi çeken şey, CHP Genel Başkanından parti yöneticilerine, belediye başkanlarına kadar pek çok ismin akçeli işlerden tutun da özel ilişkilerine kadar her meselelerini telefonla, Whatsapp gibi uygulamalarla gerçekleştirmiş olması.
İşin burası gerçekten inanılır gibi değil.
Yani yolsuzluklar usulsüzlükler bir yana, mahalli seçimlerde birinci parti olan, kendilerince ilk seçimlerde iktidara gelme iddiasında bulunan bir partinin yöneticilerinin, akçeli ve alengirli işlerini mesajlaşarak halletmeleri oldukça dikkat çekici.
Devlet yönetimine talip olan bir kadronun özel ilişkilerine dikkat etmemesi, şaibeli para alışverişlerini açıkça mesajlaşma uygulamaları üzerinden yürütmesi insanı gerçekten şaşırtıyor.
Cahillik desek, Ali Desidero’nun bir reklam filminde dediği gibi “hepsi okumuş çocuklar…”
Evet, cahillik olmadığına göre pervasızlık olabilir.
Ya da kendilerine yol veren emperyalistlere çok güvenmiş olabilirler.
“Dışarıdaki baronlardan” yol verilince kendilerini “dokunulamaz” hissetmiş olmalılar diye düşünüyorum.
Ama orada da sorun var. Eğer öyle düşünüyorlarsa Türkiye’nin eski Türkiye olmadığı gerçeğini anlayamamışlar demektir.
Öyle ya da böyle… CHP yönetimi çok kötü bir sınav vermiş, hatta sınavdan kalmış görünüyor.