• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

ABD ve Çin’in “Al Tayvan’ı, ver İran’ı” pazarlığı!

18 Mayıs 2026
A


Muhammet Kutlu İletişim:

ABD ve Çin’in “Al Tayvan’ı, ver İran’ı” pazarlığı!

MUHAMMET KUTLU 

ABD Başkanı Donald Trump, Çin lideri Xi Jinping ile yüksek riskli bir zirve için Çarşamba günü, tarım, havacılık, elektrikli araçlar ve yapay zeka (YZ) çipleri gibi sektörlerden trilyonlarca doları temsil eden üst düzey CEO'lardan oluşan bir heyetle birlikte bu ülkeye gitti.

Trump’ın Çin ziyaretinde, İran savaşıyla ilgili gerilime rağmen ticaret ilk planda yer almış gibi göründü. İki devin savaş baltalarını gömmesinin ilk şartı, Kasım ayında sona erecek olan gümrük vergisi ateşkesinin uzatılmasıydı. 

Zira ABD Çin mallarına yüksek vergi uygulamaya devam ederse iki ülke arasında önce yıpratıcı bir ticaret savaşı, ardından da iki ülkeyi de yıpratacak konvansiyonel bir savaş kaçınılmazdı. 

Ancak ziyaret, özellikle yola tedirgin çıkan Amerikan tarafı için oldukça olumlu geçti. Trump, onur kıtası, devlet yemeği ve Çin Komünist Partisi liderlerinin yaşadığı ve çalıştığı özel yerleşkeye davet de dahil olmak üzere yoğun bir programla karşılandı.

Bu da iki ülke liderinin pek çok konuda anlaştığını gösterdi. 


Gördüğü muameleden etkilendiği gözlenen ABD Başkanı Trump, Xi'yi Eylül ayında Beyaz Saray'a davet etti. ABD Başkanı Trump görüşmelerin “çok başarılı” geçtiğini söylerken, Xi de ziyareti “tarihi ve dönüm noktası niteliğinde” olarak nitelendirdi. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi de Xi'nin sonbaharda Beyaz Saray'ı ziyaret edeceğini teyit etti.

Başkan Trump, Çin’den ayrıldıktan sonra Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada, Çin'in 200 Boeing uçağı satın almayı kabul ettiğini ve ek olarak 750 uçak daha satın alma taahhüdünde bulunabileceğini söyledi. Boeing de anlaşmayı doğruladı.


ABD Başkanı ayrıca, Çin'in “milyarlarca dolarlık” soya fasulyesi satın alacağı için Amerikalı çiftçilerin ticaret anlaşmalarından memnun olacağını söyledi.

Boeing siparişleri kesinleşirse, bunun Pekin ve Washington arasındaki ticari gerilim nedeniyle dünyanın ikinci büyük havacılık pazarından büyük ölçüde dışlanan Boeing’in yaklaşık on yıldır yaptığı ilk büyük Çin anlaşması olacağı belirtiliyor. Bu nedenle anlaşma hayata geçerse iki devlet arasında önemli bir ticari bağ kurulmuş olacak. 


Çin yönetimi de, ABD ile tarım ürünleri, yolcu uçağı alımı ve tarifeler konusunda ön anlaşmaya varıldığını duyurarak görüşmelerin verimli geçtiğini doğrulamış oldu.

Zaten ABD Başkanı Donald Trump, Çin ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, müttefiki Tayvan’ı satarak iki süper gücün kapalı kapılar ardında İran ve Tayvan konusunda uzlaştığını ortaya koydu. 

Çin dönüşü medyaya açıklamada bulunan Trump, “Çin çok büyük, çok güçlü bir ülke. Tayvan ise çok küçük bir ada. Düşünün; orası Çin’e sadece 59 mil uzaklıkta. Biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız. Bu biraz zor bir problem. 9 bin 500 mil ötede savaş istemiyoruz” dedi.

ABD Başkanı, “Çinliler bu yerin, artık buraya ‘yer’ diyelim çünkü kimsenin nasıl tanımlayacağını bilmediği bir yer, bağımsız olmasını istemiyor” ifadelerini kullandı.

Trump, “Tayvan bizim çip endüstrimizi çaldı. Çünkü geçmişte ne yaptığını bilmeyen başkanlarımız vardı” diyerek Tayvan yönetimini Çin karşısında tek başına bıraktı. Diğer bir tabirle Uzakdoğu’daki en eski müttefiklerinden birini ayaküstü sattı. 

Bu da ABD ve Çin liderlerinin, bir tür “Al takke, ver küllah” başka bir ifadeyle, “Al Tayvan’ı, ver İran’ı” pazarlığında uzlaştığını ortaya koyuyor. 


Hatırlayacak olursak; 40 Gün savaşında İran, Çin’den gelen gelişmiş füze takviyesi ve uydu desteği sayesinde ABD’nin Körfez bölgesindeki üslerini adeta yerle bir etmiş, donanmasına büyük zarar vermişti. 

Siyonist ABD’nin, bölge ülkelerini kuraklığa mahkûm etmek üzere askeri üslerde bulundurduğu gizli HAARP tesisleri de imha edilince mazlum coğrafyalar hasret kaldığı yağmura doymuştu. Hatta o yağmurlar hala devam ediyor. 

İran, aynı Çin desteğiyle İsrail’i de füze yağmuruna çevirmiş, siyonist terör yönetimi beklemediği yıkım karşısında abandone olmuştu. 


İşte Trump’ın boşboğazlığı, bize iki süper gücün bu konuda anlaştığını ortaya koyuyor. Anlaşıldığı kadarıyla, Çin artık İran’a destek vermeyecek. ABD de Çin’in önümüzdeki aylarda Tayvan’ı işgal ve ilhakına karşı çıkmayacak

Bu durumda, ABD ve İsrail, önümüzdeki günlerde İran’a çok ağır bir şekilde bombardımana başlayacak demektir. 

İran bir süre daha elindeki füzelerle idare etse de Çin’den yardım gelmezse, fazla dayanamayacaktır. 

Bu arada, dünya çapındaki sosyal medyada binlerce siyonist hesap, ABD uçaklarının sürekli Ortadoğu ve Körfez bölgelerindeki üslerden Avrupa’ya geri döndüğü uygulama görüntülerini paylaşarak, “ABD’nin İran’a nükleer bomba atmaya hazırlandığı” söylentisini yayıyor. 

Her gün bu yöndeki binlerce paylaşım sosyal medyada dolaşıma sokularak dünya kamuoyu, İran’ı teslim olmaya zorlamak üzere “bir iki küçük çaplı nükleer bombanın bu ülkeye atılabileceğine” alıştırılmaya çalışılıyor. 

ABD-Çin arasındaki karanlık anlaşma, emperyalist devletlerin kendi çıkarları dışında hiçbir şeyi tanımadığını bir kez daha ortaya koymuş oldu. 

Özellikle merkez coğrafyadaki Müslüman ülkeler ne ABD’ye, ne de Çin’e güvenilmeyeceğini acı tecrübelerle son kez anlamış görünüyor. 

Bu da mekânın asıl sahibi olan Türkiye’nin öneminin daha da artacağı anlamına geliyor. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23