• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
TÜM YAZILARI

ABD, işi haydutluğa vurdu…

23 Şubat 2026
A


Muhammet Kutlu İletişim:

ABD, işi haydutluğa vurdu…

MUHAMMET KUTLU 

ABD, kaset şantajcısı İsrail’in baskısıyla artık İran’a saldırmak üzere hazırlıklara başlamış durumda. 

Haftalardır ABD’den kalkan dev nakliye uçakları önce Grönland üzerinden Avrupa’ya, oradan İran çevresindeki üslere silah taşıyor. 

ABD-İran arasında başlatılan görüşmeler sadece senaryo gereği, dünya kamuoyuna gösterilmesi gereken sahnelerden biri. 


Artık, hemen hemen her alanda olduğu gibi yine siyonist çetenin elindeki dünya medyası ve uluslararası haber ajansları, ABD ile İran arasındaki gerilimin, nükleer program üzerinden yürütülen müzakerelerin tıkanmasıyla birlikte yeniden askeri çatışma eşiğine sürüklendiğini işlemeye başladı.

Küresel çetenin güdümündeki medya, haber ve bilgi bombardımanına gün geçtikçe artırıyor. Zira amaç, dünya kamuoyunu her büyük savaş öncesinde olduğu gibi hipnotize edip savaşa alıştırmak. Savaşın gereksizliğini unutturup gerekli olduğu algısını zihinlere çakmak. 



İşte haftalardır o yapılıyor. Efendim, Körfez ve Avrupa'daki diplomatik kaynaklara göre, taraflar arasında diplomatik çözüm umutları hızla zayıflarken, bölgede savaş ihtimali artık iyice artmış… 

Washington yönetimi, Orta Doğu'da 2003 Irak işgalinden bu yana en büyük askeri yığınaklardan birini oluştururken; bölgedeki Arap ülkeleri ve İsrail, diplomatik uzlaşıdan çok askeri tırmanışın daha olası olduğu değerlendirmesini yapıyormuş... 

Savaş gibi bir senaryonun hayata geçmesi halinde, bu durum ABD ve İsrail'in son bir yıl içinde İran'a yönelik ikinci doğrudan askeri müdahalesi olacakmış...


İran ile ABD arasında yürütülen müzakerelerde temel başlıklar üzerinde ilerleme sağlanamamış...


Washington'un temel talebi değişmedi: İran topraklarında uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tamamen durdurulmasıymış...

Tahran ise nükleer kapasitesini “egemenlik hakkı” olarak gördüğünü belirtiyor ve balistik füze programını müzakere konusu yapmayı reddediyormuş... 


ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'ya uçak gemileri, savaş gemileri ve savaş uçakları sevk ederek askeri baskıyı artırmış... 

Trump, İran'ın nükleer program konusunda anlaşmaya varmaması halinde “çok kötü şeyler” yaşanabileceği uyarısında bulunmuş ve 10–15 günlük bir takvim işareti vermiş...

New York Times (NYT) gazetesi, Washington'un önündeki asıl sorunun “nasıl saldırılacağı” değil, “sonrasında ne olacağı” olduğunu vurgulamış...

NYT'ye göre İran, Orta Doğu'daki en geniş ve çeşitli füze envanterlerinden birine sahipmiş...



Falan falan falan…

Peki, ABD böyle büyük bir savaşa girecek maddi güce sahip mi? Hayır. Çünkü ABD, 40 trilyon dolara yaklaşan korkunç meblağ ile dünyanın en borçlu ülkesi durumunda. 

ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO) projeksiyonlarına göre, net faiz ödemelerinin 2026 mali yılında 1 trilyon dolara yükseleceği tahmin ediliyor.

Başka bir açıdan, ABD’nin dış borcu, 1 buçuk trilyon dolarlık Gayrisafi Milli Hasılası olan Türkiye gibi 30 ülkenin ekonomik büyüklüğüne eşdeğerde. 


Özetle ABD resmen batmış bir ülke. Fakat doları onlar bastığı için, dünyanın çatı ekonomik kuruluşları ve finans kuruluşları ağırlıklı olarak hala ABD etkisinde olduğu için bu batış henüz ilan edilmiyor. 

İşte böyle batmış bir ABD’nin başına, binlerce skandal görüntüsü olduğu söylenen, deli dolu birini getirmiş görünüyor “Yeniden Büyük Amerikacı” ABD derin devleti.

Yahudi sermayesi tüm üretimini 30 yıldır yavaş yavaş Çin’e taşıdığı için ABD sanayisi bitmiş durumda. Üretim yok. Sadece büyük bölümü Çin’den olan ithal ikameli bir ekonomi dönüyor. İthalatı da dolar basarak karşılıyorlar. 


Bu nedenle, dolar dışında ellerinde kalan tek koz olan askeri gücü kullanarak işi haramiliğe dökmek zorunda kaldılar. Hedefleri de büyük enerji kaynaklarına ve nadir elementlere sahip ülkelere çöküp dünya enerji ve değerli emtia pazarını elde tutarak fiyatları dolarla belirlemeye devam etmek.

Trump bu nedenle Grönland’ı almak üzere harekete geçti. Sonra 303 milyar varil kanıtlanmış petrol rezerviyle, dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi olan Venezuela’ya haydutvari bir operasyon yapıp Madoru’yu saraydan kaçırdılar. Ülkeye el koydular. 


Venezuela ulusal petrol şirketi PDVSA'nın verilerine göre, Venezuela, ABD'nin Aralık 2025'te başlayan askeri blokajının öncesinde kasım ayında günde 952 bin varil petrol ihraç ederken, bunun 778 bin varili Çin'e transfer edildi. Yani enerjiye susamış Çin devi, ağzını çoktan Venezuela’nın petrol vanasına dayamıştı. 

İşte ABD Venezuela’ya çökerek hem dünyanın en büyük petrol ve gaz rezervine oturdu, hem de Çin’e orada “dur” dedi. Çünkü ABD’nin müdahalesi sırasında, Çin'in Venezuela'nın petrol ihracatındaki payı yüzde 81,7'ye kadar ulaşmıştı.


Şimdi dönelim İran’a… Gemi takip firması Vortexa’ya göre, Çin'in geçtiğimiz yılın Mart ayında İran’dan ithal ettiği petrol miktarı günlük 1,8 milyon varile çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

Buna göre, Çin, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını tek başına karşılıyor. 

ABD, dünyadaki en büyük rakibi olan ve pek çok alanda kendisini çoktan geçmiş olan Çin’in enerjisini kesmek için önce Venezuela’ya el koydu. Şimdi de İran’a el koyacak. Yapabilirse…


Görünüşe bakılırsa, donanmasında 11 uçak gemisi, 9 helikopter gemisi, 92 muhrip, 22 korvet, 68 denizaltı gibi 584 unsur bulunan, hava kuvvetleri envanterinde 13 bini aşkın gelişmiş uçak olan, 6 bine yakın nükleer savaş başlığına sahip ABD, elindeki silah gücüyle dünyanın önemli enerji kaynaklarını ele geçirip Çin gibi büyük bir rakibe karşı elini sağlamlaştırmak istiyor. 

İşi haydutluğa vurdular yani… Bakalım İran’a gelişmiş silahlar yığmaya devam eden Çin ve Rusya buna izin verecek mi?

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23