“Yurtta sulh, cihanda sulh” öyle değil, böyle olur! 75 dakikada tarih yazılır!
“Yurtta sulh, cihanda sulh” öyle değil, böyle olur işte Meral cadısı!
Yurdu da, cihanı da kaosa sürükleyerek değil, gerçekten sulh için elini taşın altına koymakla olur!
Milletin silahlarını millete çevirerek değil, etrafımızı saran terör örgütlerine; Kandil’e, DAEŞ’e çevirmekle olur...
Savaş uçaklarıyla Millet Meclisi’ni bombalamakla değil, terör örgütü inlerini bombalamakla olur...
Savaş uçaklarıyla, tanklarla, silahlarla milletin üzerine yürümekle değil, coğrafyamızın üzerine üşüşen leş kuşlarının üzerine yürümekle olur...
Kinle, öfkeyle, düşmanlıkla devletine ve milletine savaş açmakla değil, bize tuzak kuranlara savaş açmakla olur...
“15 Temmuz’dan sonra her şey değişeceeeek” diye pişmiş kelle gibi sırıtan Meral cadısı haklıydı...
Gerçekten de her şey değişti!
Meral Akşener Başbakan olamadı ama “Yurt da, cihan da”, MHP’ye sızan mankurtları tanımış oldu!
Bu mankurtların, gerçekte “yurtta sulh”la da, “cihanda sulh”la da bir dertleri olmadığını gördü!
Yurt da, cihan da, bu vatan hainlerinin “yurtta sulh”u da, “cihanda sulh”u da aslında kaos ve kargaşa tetiklemek için kullandıklarını anladı!
FETÖ diktatoryasının, düşman üstüne yürür gibi milletin üstüne yürüdüğü 15 Temmuz darbesini yaşadı...
Dünyanın gözleri önünde nasıl vahşice bir katliam yaptıklarına tanıklık etti...
CIA beslemesi “Gizli Kardinal’i putlaştıran mankurtların, PKK ve DAEŞ’le ittifak ederek bu millete de, devlete de, vatana da nasıl ihanet ettiklerine şahit oldu...
MHP’ye sızan mankurtlarla birlikte Devlet Bahçeli’yi tasfiye ederek, Büyücü Feto’nun MHP’yi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı bir “intikam silahı” olarak kullanabilmesi için sinsi bir çalışma yürüttüklerini gördü...
İşte Başbakan ve MHP lideri, bu zümreyi alnının tam orta yerinden kurşunlarcasına, Çankaya’da bir araya geldi!
Aslında dün, saat 14:00’te meydana gelen o 75 dakikalık tarihi zirvede, Başbakan Binali Yıldırım, MHP lideri Devlet Bahçeli ile birlikte, bu şer güçleri kendi kazdıkları “çukurlara” gömdü!
İktidar-muhalefet sıradanlığıyla da değil üstelik!
Milli şuurla, önce vatan duyarlılığıyla, ortak bir paydada uzlaşma sorumluluğuyla hareket ederek...
Kılıçdaroğlu denilen fukara, yeni bir “cephe” icat etmek için ortalığı “kaşırken”...
Siirt’teki maden faciasında, maden Ciner grubuna ait diye dilini yutan “besleme medya”, yurttaki yangında can veren kız çocuklarını bile, “dinle”, İslam’la, cemaatlerle, iktidarla olan kavgalarına “malzeme” olarak kullanırken...
Başbakan Yıldırım ve MHP lideri Bahçeli, “vatan, millet” uğruna, devletin istikrarı uğruna, 75 dakikada memleketin önünü açtılar!
Mutabakat sağlayarak resmen tarih yazdılar!
Hani Bahçeli’yi gömecekti bu mankurtlar?
Hani MHP’yi ele geçireceklerdi?
Hani Başbakan Binali Yıldırım’ın görev süresi 15 Temmuz’da sona erecekti?
Hani Asya Aslanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “yatakta basıp, şafakta asacak”lardı?
İşte Allah, tuzaklarını başlarına geçirdi!
Büyücü Feto lanetlenirken, Binali Yıldırım alkışlandı!
Meral Akşener cadısı “tarih olurken”, MHP lideri Devlet Bahçeli, tarih yazdı!
Dünya büyücü Feto’yu şarlatan diye anarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeni lakabı Asya Aslanı!
Ha bu da size ders olsun işte!
Aldınız mı alacağınızı?


