--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Selahattin Demirtaş kalp spazmı geçirmiş! Çok da tın!

Mehtap Yılmaz
Mehtap Yılmaz

Yoksullara kurban eti dağıtmak için dışarı çıkmışlardı.

PKK’lı militanlar, yollarını kesti...

Kaçtılar...

Bir apartmana sığındılar...

Sonra biri kapıyı açtı.

İçeri aldı...

PKK’lılar, kapıya dayandılar.

İçeri daldıklarında Yasin Börü ve arkadaşlarını öldüresiye dövüp, sayısız yerinden bıçakladılar!

Yetmedi...

Pencereden aşağı fırlattılar...

İçlerindeki nefret ateşi sönmedi...

Yerlerde sürükledikleri masum bedenleri, bu kez arabayla çiğnediler...

Yok, bu da kesmedi çünkü kan bürümüştü gözlerini!

Bu kez, üzerlerine benzin döküp yaktılar!

Yasin Börü’nün annesi, “Öldürdüler... Tamam... Neden işkenceyle öldürdüler? Neden canını yaktılar?” diye soruyordu!

“Neden vahşice eziyet ederek öldürdüler?”

Kobani Eylemleri’nde 50’nin üzerinde insan, HDPPKK’lılar tarafından linç edildi!

Kobani Eylemleri’ni kışkırtan, bizzat Proje Selahattin’di!

Çadır kurdular...

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde eylemler yaptılar!

HDPPKK bedel ödettirecekti...

Biliyorlardı...

Ama aldırmadan PKK’nın zorla dağa götürdüğü küçük yaşta çocuklarını geri almak için isyan bayrağı açtılar!

Direndiler, ağladılar, inlediler...

Dağ Şeytanlarını merhamete getiremediler!

Selahattin Demirtaş’ın abisi üst düzey PKK’lıydı...

Selahattin Demirtaş, defalarca Kandil’e çıktı...

Ama o anaların yavrularını geri almak için hiçbir şey yapmadı!

Demirtaş’ın kızları, özel kolejlerde refah içinde okurken, o analar, PKK’nın kaçırdığı çocuklar için kan ağlıyorlardı...

Pervin Buldan’ın kızı, kucağında köpeğiyle poz verirken, Sur’da PKK’nın dağıttığı “R..” denilen haplarla mankurtlaştırılan gençler,  Kürtlerin dünyalarını başlarına yıkıyordu.

Evleri, işyerlerini yağmalıyordu...

Milletin evli-barklı kadınlarına, kızlarına sapıkça davranıyordu...

Kur’anları yakıyordu...

Camileri ateşe veriyordu...

Niyeyse, Diclekent gibi HDP’li siyasetçilerin mesken tuttuğu semtlerde bir tek “çukur” kazılmıyordu!

Bir tek ev yağmalanmıyordu!

Maazallah böyle bir şey vuku bulsa, Selahattin Demirtaş, kalp spazmı geçirebilirdi.

Cici oğlan Selahattin Demirtaş’ın, paraya boğduğu kardeşinin 5 yıldızlı oteli önünde “çukur” kazılsaydı, Cici oğlan kalpten gidebilirdi...

Yakınları dağda olan her aileye, -kaldırıma dahi apartman yapma ruhsatı verecek kadar- ulufe dağıtan HDP’li avantacıların, mesela Gültan Kışanak’ın evini yağmalasalar, rızkları kesilebilirdi...

HDP’li Altan Tan’ın ihalelerini sekteye uğratsalar, FETÖ imamlarıyla komşu olduğu lüks villası, başına yıkılabilirdi...

Hele FETÖ istihbaratına avuç açan Gültan Kışanak, Dicle Üniversitesi’ndeki stratejik ortaklarıyla çaylı pastalı kanka iken burnu kanasa, yer yerinden oynardı!

Sonuçta yıkılan Sur, Altan Tan ve bir kısım içimizdeki FETÖ’cülerin kapiş ettiği bir “pastaydı.” PKK yıkaaar, ihalelerle Altan Tan ve aniden genişleyen ailesinin cepleri dolar-taşardı... İhaleler çoktan pay edilmiş, Diyarbakır’ın “rantçı” siyasiler ve sponsorları tarafından kapışılmıştı!

Orada kan gövdeyi götürürken, Selahattin Demirtaş nasılsa beş yıldızlı otel havuzlarında yas tutardı canım! O kadar da değil... Sonuçta baksanıza, şimdi “spazm” geçirdiğine göre demek ki sandığımız gibi değilmiş işte, kalbi bile varmış!

E teselliye ihtiyacı olduğunda, beleşçi memur eşiyle, Adalar’da bisiklet turu yapacak tabii...

Suruç katliamı sonrası 5 yıldızlı otel havuzunda milkshake yudumlayacak...

Şafak Pavey’le Nişantaşı’nda entel takılıp, Ahmet Hakan’la saz çalıp türkü çığıracak!

Bir iki canlı bomba sonrası da, bir Küçük Emrah bakışı attı mı, “Saray Gladyosu” çamuruna yattı mı nasılsa görev tamam!

Sonrasında isterse kıyamet kopsun! HDP’nin sırtını sıvazlayan “efendileri” nasılsa bu “pisliği” de el birliğiyle aklamaya çalışacak...

O da insan tabii...

Ay baksanıza “kalbi” bile varmış!

Var ki “Spazm” geçirmiş!

Azrail bir yoklamış işte!

Ne var canım abartacak?

Şunun altı üstü bir teneşir, bir tahta...

“Besleme” olarak çok yaşadı! Biraz da ölse ne var bunda?

Locaefendi topitopu, “eşekler cenneti” vaad ediyor işte!

Kış günü “çukur eşelemenin” de lüzumu yok!

Hevaller antrenmanlı ya...

Bir çukur da Başkan için kazarlar hatırına!

Toprak “bööö” diye suratlarına kusmazsa leşini, gömsünler işte PKK çukurlarına!

 

Haşrolacağı sıfatlara bakın hele... Bir yanında dünyalar güzeli Besime Konca...

Diğer yanında ay parçası Dilek Öcalan...

Başucunda Sebahat Tuncel...

Düşünmesi bile şahane değil mi?

Zaten canımız yanıyor!

Bunu gömseler, biraz kafa dağıtırdık ama neyse...

Bize ne ya...

Alayının canı cehennemin tâ dibine! 

 

Mehtap Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle