“O eski halinden eser yok şimdi” Merkel!
Merkel’in arabesk ruh halini “O eski halinden eser yok şimdi” diye mi betimlesek?
Nerede o Ahmet Davutoğlu dönemindeki, huzurla boğaz manzarasını seyrettiği haliiii, nerede bugünkü “müsamere çocuğu” hali...
Hey gidi günler, hey...
Ahmet Davutoğlu döneminde Merkel, Türkiye’yi neredeyse “su yolu” haline getirmişti. Zaten kendisi de basın toplantısında, iç çeker gibi “Bu benim(15 Temmuz) Darbe teşebbüsünden sonra ilk gelişim” diyerek altını çizdiği gibi, Davutoğlu dönemi sonrasında, tepkisel bir mesafe koyduğunu belli etti!
Ceketinde tercih ettiği lila, Merkel’i soluk, soğuk ve olduğundan daha yaşlı göstermişti...
Cumhurbaşkanıyla ilk karşılaşmasında el sıkışırken, dönüp, dönüp Erdoğan’ın yüzüne bakması, göz teması kurma çabası dikkat çekiciydi...
Ellerini birleştirmiş, parmaklarını sıkıca birbirine geçirmişti... Ayrıca, bacaklarını burgu galinde kenetlemesinden ve büzüşerek oturmasından da son derece gergin olduğu anlaşılıyordu! Bana göre kesinlikle “gizli bir ajandası” olduğunu imliyordu ve yeterince açık yürekli olmadığını... Kısacası gözlemlediğim kadarıyla Merkel, “dilinin altındaki baklayı çıkarmamak” için kıvrandı durdu.
Özellikle basın mensubunun, “FETÖ terör örgütü yandaşlarının bir kısmının Almanya’da olduğunu biliyoruz! Bunlar, Türkiye’de de aranıyor. Bunların iadesi konusunda Almanya’nın spesifik bir adımı olacak mı?” şeklindeki canalıcı sorusunu cevaplarken, gerilimi arttı.
Zira Almanya’da, 300 civarında PKK derneği, sayısız PKK’lı terörist sığınmacı vardı! FETÖ terör örgütüne verdiği çok yönlü destek de cabası! Almanya’nın, yıllardan bu yana, terör örgütü PKK ve FETÖ ile ciddi stratejik ortaklıkları vardı. Türkiye’nin ısrarlı girişimlerine rağmen Almanya, ne PKK terör örgütüne, ne de FETÖ’ye karşı bir tavır almadı! Bilakis, desteğini artırdı!
Nitekim PKK’nın “Çukur teröründe”, Alman BND ajanları, Güneydoğu’da cirit atmaktaydı!
Bu apaçık bir suç ortaklığı değilse nedir?
Neyse...
Merkel, basın mensubunun bu sorusunu insanın tüylerini diken diken eden, samimiyetsiz bir şekilde cevapladı!
Konu FETÖ terör örgütü olunca, Merkel de tıpkı Amerika ve diğer AB ülkeleri gibi çamura yattı tabii... (Kusura bakmayın ama bunu bir cevap olarak kabul etmeyeceğim!) Çünkü cevap vermek yerine, ezile büzüle, “Elimizde somut deliller olması lazım” diye saçmaladı! Soruyu, eveleme geveleme yoluyla taca attı!
Aslında Merkel’e o sırada “Şimdi bu bir cevap mı? Yoksa kötü bir mizah mı?” diye sormalıydı!
Bu sözlere kargalar bile güler yahu!
FETÖ ile ilgili daha nasıl bir delil istiyorsun? 15 Temuz’da savaş uçaklarıyla, tanklarla, savaş helikopterleriyle, düşmanlara saldırır gibi millete saldırmadılar mı? Devleti ele geçirmeye çalışmadılar mı? “Seçilmiş” Cumhurbaşkanımızı ailesiyle katletmeye teşebbüs etmediler mi? Yüzlerce masum insanın kanını dökmediler mi? PKK, DAEŞ, DHKP-C gibi terör örgütleriyle ittifak halinde, bin tane bombalı terör saldırısı gerçekleştirmediler mi? En son Reyna saldırısını düzenleyen teröristin, FETÖ’ye bağlı üst düzey ordu mensuplarıyla görüşmeleri tespit edilmedi mi?
Amaaaan... Boşversenize!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “kapak” yaptığı gibi... ABD’ye koliler dolusu delil yolladık da ne oldu sanki, “geç gelen adalet, adalet değildir!”
Ha bu arada Cumhurbaşkanı’nın, “Herkes DAEŞ’le mücadele ettiğini söylüyor ama kimse DAEŞ’le bizim gibi mücadele etmiyor” diyerek, koalisyon güçlerine de “ayar verdi.”
Şeytan ayrıntıda gizlidir...
Merkel bir “suçlu” gibi sıkıntılı... Cumhurbaşkanı Erdoğan ise tam tersine kolları iki yana açık ve oldukça rahattı.
Merkel soyut, Cumhurbaşkanı somut konuştu!
Merkel ketum, Cumhurbaşkanı son derece açık ve de samimi bir duruş sergiledi.
Cumhurbaşkanı şık, Merkel kötü renk seçimiyle kesinlikle rüküştü.
Cumhurbaşkanı ise milletin desteğinden gelen bir özgüvenle Merkel ise CHP-HDP muhalefetinden ve FETÖ’den gelen alçak basıncın etkisiyle görüş beyan etti.
Merkel geçiştirmeyi, Cumhurbaşkanı üstüne basa basa cevaplar vermeyi tercih etti.
Elbette pek çok konuya değinildi ancak...
Görüşmede beni en çok ilgilendiren mesele, Suriye ve Irak meseleleriydi... Bir de mülteci meselesi ve terörle mücadele tabii ki... Almanya’nın mülteciler konusundaki taahhütlerini ne zaman yerine getireceği...
Sanırım Merkel de “tartışmalı konuları ele aldık” derken, bu bıçak sırtı konuları kastetti...
Merkel, “Alman basın mensuplarının akreditasyonu ile ilgili bazı ‘endişeleri’ olduğunu da dile getirdi.” “Basın mensubu kamuflajlı, BND ajanı mı dediniz, pardon?”
Alman basın mensubu, “referandum konusunu” kurcalamadan edemedi. Dedim ya, FETÖ ve HDP-CHP muhalefetinden gelen alçak basıncın etkisi...
Amaaa... Erdoğan, “millet nasıl karar verirse herkes buna uymak zorundadır” diye hülasa edince, olay bitti...
*
CHP, “Haberleşme Canavarı” Elif Doğan’ın, 1 Milyon 900 Bin’lik harcamasını örtmeye çalışıyor ya... Haluk Levent’in bile rüyasına girmiş!
Sabaha kadar Elif Doğan’ın borcunu ödemesine destek vermek için konserler düzenlemiş...
“Haberleşme Canavarı” Elif Türkmen’den çok, sosyal demokratlar sıkıntıya girmiş! Olacak şey mi bu?
Yahu arızalı floresan gibisin be Kılıçdaroğlu! Ne zaman yanacağın, hangi meselede göz kırpacağın belli değil!
Sana bir sensör takmak lazım!


