“İngiliz anahtarları” nın heveslerini kursağında bıraktın proje Selahattin lo!
...ve Selahattin Demirtaş, namaz kılar...
Abdestli miydi, abdestsiz mi?
Kıblesi Kandil miydi, Kâbe mi?
Kıblesi Kandil olanın imamı kim olur peki?
İhsan Eliaçık mı, Yaşar Nuri mi?
Namazı nerede kılmış?
Yaktığı Kurşunlu Cami’de mi, yıktığı Ulucami’de mi?
Yahu neden Sümerpark?
Sümerpark’ta cami yok ki?
Düşünün bir...
Bu Kandil kuklaları niye camide değil de parkta namaz kılıyorlar peki?
Çünküüü...
Abdestsizler camiye giremez, değil mi?
Ateistler girmez...
LGBT’liler girmez...
Kandilli pedofili manyakları girmez...
Başı açık DHKP-C’liler, Ermeni, Süryani, Yezidi PKK’lılar giremez...
Balici YDGH’liler, esrarkeş PYD’liler, sapık PKK’lılar giremez...
Eeeee?
Bu cemaati cami kabul etmeyeceğine göre, en iyisi Sümerpark’a gidip, Kandilli Cuma tiyatrosu oynamak değil mi?
Marksist soslu, Ermeni çeşnili...
PKK’lı, LGBT’li...
Kadınlı, erkekli...
Daha dün Hz. Muhammed’e (sav) çirkefçe hakaret edilen yerde...
Daha dün, çarşaflı kadınlara hakaret ettikleri yerde...
Daha dün, Ramazan ayında oruçlarını yedikleri yerde...
Kur’an yakıp, Kurşunlu Cami’yi yıkanlarla, binlerce yıllık Ulu Cami’de ezanları susturup, Hz. Süleyman’ı cemaatsiz bırakan zındıklarla saf tutup Cuma Namazı kılacaklar öyle mi?
Bilderberg’li Şafak Pavey’in Nişantaşı’nda yavru Kaniş gibi gezdirdiği...
Kandil kumandalı...
Putin tasmalı...
FETÖ kuklası Proje Selahattin, sazı sözü bırakıp hidayete erdi öyle mi?
Suruç Katliamı sonrası beş yıldızlı otel havuzlarında kafa çektiği günler geride kaldı öyle mi?
Ankara Katliamı sonrası Kaküllü Figen’le güle oynaya yürüdükleri...
Aydın Doğan’ın kanalında saz çalıp türkü söylediği...
Bilderberg Şafak Pavey’le Nişantaşı’nda gezdiği...
1 Kasım sonrası Kandil’e çıktığı...
Putin beslemesi olduğu...
Kobani Eylemleri’nde elli kişinin katili olduğu...
Sur’u, Cizre’yi ateşe verdiği...
Yüzlerce Kürt genci sokağa sürdüğü...
Yüzlerce şehidin kanını döktüğü...
Kurşunlu Cami’yi yaktığı...
Kur’an’lara bomba tuzakladığı...
El kadar çocuklara barikat kurdurduğu...
Kürtlerin evlerini talan ettiği günler geçmişte kaldı ve millet de bunu yedi öyle mi?
Elinin kanı, yüzünün kanıyla, alnındaki katil damgasıyla saf tuttu, namaza durdu...
Yüz değil, kösele Proje Selahattin’deki...
Şeref fukarası, haysiyet yoksulu...
Yahu Gezi tutmasa Kobani...
Kobani tutmasa Cizre, Suriçi...
Cuma tutmasa, cumartesi Havra günleri...
O da olmadı Pazar, kilise ayini...
Proje Selahattin bu...
Kiralık midilli gibi...
Parayı basan için tıpışlar yani...
Nereden çıktı bu Dinsiz Cuma açılımı peki?
Baktı ki Sur da tutmadı.
Efendiler kızıyor...
Fetullah harçlığı kısıyor.
Putin tasması sıkıyor...
“Eceli gelen hav hav, cami duvarına yanaşır” deriz diye, tuttu parkta cuma aktivitesi düzenledi.
Bildiğin ezik...
Ağlamaklı Fetullah’ın HDP’deki, Küçük Emrah kılıklı Truvası işte...
A’dan Z’ye proje...
Hem proje, hem Şark kurnazı...
Nasıl rezil rüsva oldu düşünsenize?
Sur’a yürü deyince kimse sallamadı...
HDP-PKK’nin kuyruğuna takılmadı...
Utancından günlerce evden çıkamadı.
Baktı olmayacak!
Sahipler kızacak...
Tasma sıkılacak...
E abdestsiz örgütçüleri de camiye burun kıvıracak...
Sur için “ı ı” diyen milleti, namaz için “parkta topladı.”
Tuttu mu?
Tutmadı...
Diyarbakır halkı, gelmişini geçmişini kalayladı.
Azıcık cilalı Demirtaş olmakla kaldı!
¥
Bizim “İngiliz Anahtarları” için de üzülüyor insan...
Ne kadar olsa eski tüfek siyasetçiler bunlar...
Yazık...
Bahar gelecek diye nasıl da hevesle bekliyorlardı.
Proje Selahattin Kürtleri ayaklandıracak...
Sızma FETÖ, TSK’da darbeye kalkışacak...
Erdoğan ve Davutoğlu gidecek...
Meydan “İngiliz anahtarlarına” kalacak...
İçlikler gidecek...
Efil efil yazlık “lacivert takım elbiseler” giyilecek...
Üstlerine çöken “hazan” sona erecek...
Ve nihayet...
Bel kemikleri, beyin takımı, akıllı bıdıklar, kurucular, olmazsa olmazlar, “action” yani “ekşın” yapacak...
Hamamönü’nde “derin ayrıntılarla” donatılmış ofisler mi dersin...
Lacivert takım elbiseler mi dersin...
Eski tüfeklerle gizli karargâhlarda buluşmak mı dersin...
Proje Selahattin’i fazla abarttılar...
FETÖ algı operasyonlarıyla fazla cıvıdılar...
Fazla hayal kurdular...
Yazık, vallahi yazık...
Ne yapsak bilmiyorum ki?
Acaba Cumhurbaşkanı 23 Nisan’dan mülhem, Hamamönü bahar şenlikleri gibi bir resmi gün mü önerse... Melih Gökçek de sevabına desteklese...
Tekaüt eski tüfekler için, Beştepe’de “Hamamönü şenlikleri” düzenlense...
Bizim “İngiliz Anahtarları” da yaş sıralamasına göre, birkaç saatliğine Erdoğan’ın koltuğunda otursa...
Heveslerini alsa...
Lacivert takım elbiseler bir kerecik giyilse...
Zaten bir ayakları çukurda...
“İngiliz Anahtarları”, Huzurevi partisi kuracaklarına mahsusçuktan Cumhurbaşkancılık oynasa...