Münafık şer ittifakının melanetleri (18)
Münafık şer ittifakının melanetleri (18)
PROF. DR. YUSUF ÖZERTÜRK
BOP KAPSAMINDA GELİŞEN OLAYLAR
ABD-İSRAİL VE İRAN SAVAŞININ NETİCELERİ
5-Savaşın kazananları ve kaybedenleri
b-Savaşın kaybedenleri
1-İRAN
*İran, günlerce hem ABD ve hem de İsrail’in ağır bombardımanı altında kaldı. Stratejik Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin bildirdiğine göre; ABD, İran’a bir ay içinde 850’den fazla uzun menzilli Tomahawk füzesi attı. Şüphesiz ki, savaşın en çok kaybedeni İran’dır. İran, başta dini lider Ali Hamaney olmak üzere üst düzey asker-sivil önemli devlet adamlarını kaybetti. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) ve BM raporlarına göre 168’i kız çocuğu olmak üzere 3.600’den fazla insan hayatını kaybetti. Yaklaşık 28.000 kişi de yaralandı. Savaş sebebiyle 4 milyona yakın kişi çeşitli şekilde zarar gördü. İran’ın çeşitli şehirlerinde alt yapıları (otoyollar, demiryolları, köprüler, enerji tesisleri) tahrip edildi. 763 okul, 115 sivil altyapı tesisi tahrip edildi. Ülke genelinde 120.000 yakın ev ve iş yeri ağır hasar gördü. İran’ın sanayi tesisleri hasarlandı ve yaklaşık sanayi kapasitesinin % 60’ına yakını devre dışı kaldı. Mübareke Çelik fabrikası hasarlandı. İran sadece altyapı ve sivil kayıplar vermedi, aynı zamanda büyük bir askeri yıkıma da uğradı.
CENTCOM’a (ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı) göre; İran’ın füze ve İHA (İnsansız Hava Aracı) kapasitesinin yaklaşık üçte biri tahrip edildi. Büyük savaş gemilerinin %90’ı vuruldu. Hürmüz Boğazı’nın ABD tarafından abluka altına alınması, gelirinin önemli bir kısmını petrol ihracatından sağlayan İran ekonomisine büyük bir darbe vurdu. Savaştan önce de ekonomik krizle boğuşan İran’da ekonomi iyice bozuldu ve enflasyon % 100’ü aşarak halkı zor durumda bıraktı. İran Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlık yetkililerinin açıklamasına göre; savaş sebebiyle en az bir milyon kişi işini kaybetmiştir. Rus medyasına konuşan İran hükümeti sözcüsü Fatma Muhacerani’nin açıklamasına göre; İran’ın ekonomik kayıpları yaklaşık 270 milyar dolardır. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, ABD ve İsrail, İran’daki rejimi yıkamamışlardır. Aksine Uluslararası hukuku ihlal ederek İran’a saldırmakla rejim muhaliflerini de rejim tarafına itmişlerdir.
İRAN İYİ BİR MUHASEBE YAPMALIDIR
*İran 1979 devriminden sonra, Ortadoğu’da ‘Şii güç merkezli bir Devrim ihracı’ politikası izlemiştir. İran, Rusya’nın da yardımıyla Suriye’de B.Esad rejimiyle ittifak kurmuş ve iç savaşta danışmanlık ve lojistik destek sağlamıştır. İran, Irak’ta da, Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) örgütü çatısı altında toplanan Şii milis gruplarıyla bir vekalet faaliyeti yürütmektedir. Aynı şekilde Lübnan’da Şii Hizbullah teşkilatıyla İsrail’e karşı vekalet savaşı vermektedir. Bütün vekalet örgütlerinin, İran’ın Devrim Muhafızları Ordusuyla (Sipah-i Pastaran-ı İnkılab-ı İslâmi) bağları vardır.İran, Filistin’de Sünnî HAMAS (İslâmî Direniş Hareketi) teşkilatı ile de stratejik ortaklık ve lojistik destek ilişkisi kurmuştur. İran kurdurduğu Şii ağırlıklı örgütlerle Ortadoğu’da adeta bir hegomonya kurmuştur. İran’ın bu mezhepçi yayılma politikası, bölgedeki Sünni Arap Müslüman ülkeleri tedirgin etmiş ve İran’a karşı tavır almalarına sebep olmuştur.
Suriye’de B.Esad rejiminin yıkılması, İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a ağır kayıplar verdirmesi, İran’ın ‘Devrim ihracı politikasına’ sekte vurmuştur.1979 Devriminden sonra neredeyse 46 yıldır Ortadoğu’da dostane ilişkiler geliştiremeyen İran’da, yetkililerin artık derin bir muhasebe yapmaları ve Devrim ihracı politikalarından vazgeçmeleri, hem İran ve hem de bölge ülkelerinin menfeatine olacaktır. İran, savaşın bir an evvel bitmesi için çaba sarfetmelidir. İran, ne de olsa bir süper güçle savaşıyor, uzun süre dayanamaz. Savaşın uzaması İran’a daha çok zarar verecektir. İran mezhepçi tavırlarından vazgeçip, bütün İslam dünyası ile ‘İttihad-ı İslâm’ çerçevesinde bir ilişki içine girmelidir. Aksi taktirde tek başına Siyonist dünyasıyla başedemez. Devam edecek…