DEAŞ, “İki askerimizi vurarak” NEYİN KAFASINI YAŞIYOR?
Van’da... Cizre’de... Nusaybin’de... Diyarbakır’da... Suruç’ta... Ankara’da... Kayseri’de... İstanbul’da... Türkiye’nin her tarafında bombalı saldırılar düzenliyorlar!
FETÖ-PKK-DEAŞ-DHKP-C hep birlikte, Türkiye’ye saldırıyorlar!
Sahipleri bir...
Tasmaları aynı...
Gayeleri bir...
Aynı uluslararası projenin, “tek kullanımlık” aparatları olarak, aynı sahibin beslemeleri olarak, aynı hedefe doğru saldırıyorlar...
Yani...
PKK’nın “çukur” savaşında katlettiği askerle, Gaziantep’teki canlı bomba saldırısında parçalanan cesedi, damlardaki kurutulmuş sebzelere yapışan kız çocuğunun acısı farklı değil!
Nusaybin’de şehit olan polisle, 15 Temmuz’da kafası kopan kadının şehadeti farklı değil!
Yapılan zulüm...
Çekilen acı...
Yakılan canlar...
Anaların yüreğine düşen ateş...
DEAŞ da katletti askerlerimizi, PKK’nın canlı bombaları da...
FETÖ de bombalar yağdırdı üzerimize, YPG de...
Cizre’de şehit düşen askerlerimizin de canları yakıldı, Fırat Kalkanı operasyonunda şehit düşen askerlerimizin de...
Bir farkla ama...
Biz, tetiği çeken “taşeron örgütlere değil”, onların tasmalarını tutan sahiplere kafa tutuyoruz!
Hangi terör örgütü katlederse katletsin, biz asıl düşmanımızın kim olduğunu çoook iyi tanıyoruz!
Ölen her şehidimizde...
Patlayan her canlı bombada...
Yanan her canımızda...
İçimize düşen her evlat acısında...
Tuzaklanan her bombada...
Sıkılan her kurşunda...
Bayrağa sarılı her tabutta...
Yarıya inen her bayrakta!
Akan her gözyaşında...
Yükselen her çığlıkta...
Kazılan her mezarda...
O düşmanın gözlerinin içine nefretle bakıyoruz!
O düşmandan hesap sorulacağı an için dişimizi sıkıyoruz!
Mühlet veriyoruz belki ama asla unutmuyoruz!
Doğru zamanı kolluyoruz lakin asla vazgeçmiyoruz!
Mukavemet gösteriyoruz ama bir kere düştük peşlerine... Savunmayla yetinmiyoruz!
Örsün üstünde dövülüyoruz belki ama bileniyor, bilendikçe daha da keskinleşiyoruz!
Avrupa’nın, Amerika’nın, Suriye’de beş senedir yapamadığını, Fırat Kalkanı operasyonunda böyle başardık işte!
DEAŞ’ı Rakka’ya böyle süpürdük...
“Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes/ Ey kahpe rüzgâr, artık ne yandan esersen es”
İki askerimiz İbrahim (as) gibi ateşe mi atıldı?
Nemrut iki askerimize daha mı kıydı?
Üst akıl, bu “beslediği” köpek sürüsüyle bizi sindirmeye mi çalıştı?
Bize geri adım attırmaya mı?
Çok geç...
Zira ok yaydan çıktı!
Ölmek var, dönmek yok...
Boynumuzu tasmaya uzatmak yok!
“Ya istiklal, ya ölüm!”
Kesilir belki ama, eğmeye gelmez boynum!
1005 DEAŞ’lı, bir o kadar PKK’lı etkisiz hale getirildi!
Fırat Kalkanı Operasyonu, Fırat Fırtınası haline geldi...
Ne diyordu Erkan Tan?
Ver mehteri...
*
Savunma Bakanı açıklama yaptı...
Fırat Kalkanı Operasyonu’nda, DEAŞ’a ve PYD’ye yaşattığımız hezimeti rakamlarla açıkladı!
DEAŞ’ın kamera şovu, tam olarak söylemek gerekirse bir “kuyruk acısı!”
DEAŞ videolarını paylaşarak, DEAŞ’a destek olan ahmaklara duyurulur!


