CIA, Putin’in Ortadoğu’daki aklını aldıktan sonra ne olacak?
Nihayet beklediğimiz an geldi...
El-Bab’a da girdik...
PKK-PYD’nin etekleri tutuşmuş durumda...
Bundan sonra DAEŞ, tıpış tıpış Rakka’ya doğru topuklayacak gibi görünüyor!
¥
Eskiden PKK’nın eylemlerinde kullandığı bombalar, üç-beş kiloyu geçmezdi.
Ama aynı PKK şimdi, tonlarca patlayıcılarla eylem yapıyor! Silah ve mühimmatını “bol kepçe” harcıyor... Silah rezervinin tükenmesi konusunda sıkıntı yaşamıyor...
Zira Amerika, “en son teknolojiyle” üretilmiş gıcır silahlarını PKK-PYD’nin başından aşağı döküyor! PKK-PYD’nin silah rezervini, kargo uçaklarıyla sürekli takviye ediyor!
Çatal lastikle bile fırlatılabilen küçük el bombalarından tutun, uçaksavarlara kadar...
Peki, bu ne anlama geliyor?
Birincisi, demek ki Amerika, PKK’ya kesenin ağzını açtı!
İkincisi ise Amerika, Ortadoğu’ya kendi askeriyle girmeye cesaret edemiyor. Çünkü askerlerinin ABD’ye, bayrağa sarılı tabutlarla dönme ihtimalini göze alamıyor! Zira bu durumun, ABD’nin Ortadoğu politikalarını hiç de onaylamayan ABD toplumunda bir infial yaratacağını adı gibi biliyor.
Hatırlarsanız, Amerikan Savunma Bakanlığı (PENTAGON), Irak’ta ölen askerlerinin, ABD bayrağına sarılı tabutlarının fotoğraflarını, kamuoyuna yansımasına “sansür” uyguluyordu. Sonraları açılan dava üzerine, Irak’ta ölen ABD askerlerinin, bayrağa sarılı tabutlarının fotoğraflarını yayınlamak zorunda kaldı.
Yani demek ki...
Ortadoğu’da harp etmek, öyle Hollywood filmlerinde artistlik etmeye benzemiyor.
CIA’nın tüm stratejik algı operasyonlarına rağmen, ABD ordusunun hiç de öyle Hollywood filmlerinde şişirildiği gibi cesur savaşçılar olmadığını, bizzat PENTAGON da, cümle alem de biliyor!
Göğüs göğüse harp etmek bir kere cesaret istiyor...
Pratik istiyor...
Savaş kabiliyeti istiyor!
Açıkça söylemek gerekirse görünen köy, kılavuz istemez! Amerika, tahta kapıyı kırarken dahi kıç üstü düşen “hantal” Sat komandolarıyla, Ortadoğu’da bir arpa boyu yol katedemeyeceğini, üstelik çuvallayacağını adı gibi biliyor!
Bu yüzden Kuzey Irak’ta da, Suriye’de de, taşeron terör örgütleri PKK-PYD-DAEŞ-Haşdi Şabi gibi taşeron örgütlerle savaşmayı tercih ediyor.
Örneğin Suriye’de, terörle mücadelede otuz yılı devirmiş, savaşçı Türk ordusunun karşısına Amerika askerleriyle çıkamıyor!
Hele bu milletin 15 Temmuz performansını gördükten sonra... Bana göre korkudan üç buçuk atıyor! Çünkü CIA laboratuvarlarında Türkiye ve Ortadoğu ile ilgili yaptıkları hiçbir hesabın, sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini adı gibi biliyor.
PKK’yı son çaresi olarak görüyor...
Bu kadar korkuyor...
Mesela “Bu halk savaşmayı bilmez. Silahlı saldırı esnasında yere yatmayı beceremez” diyen FETÖ algı operatörlerinin, 15 Temmuz’da CIA kurmaylarını nasıl ters köşe ettiğini, CIA stratejistlerine hayatının dersini verdiğine tanıklık etti... Bu milletin bir gecede tanklarla, savaş uçaklarıyla nasıl başettiğini, bu milletin gözünü korkutmanın hiç de kolay olmadığını gördü, tecrübe etti.
Bu yüzden Amerika, Suriye’de ve Irak’ta Türk ordusunun karşısına kendi askeriyle çıkmaya cesaret edemiyor!
Amerika kerhen de olsa, Ortadoğu’da PKK’yı bir tür piyade birliği olarak kullanıyor! Bana göre PKK-PYD’de bunun farkında... Bu yüzden şımardıkça şımarıyor... Olabildiğince taviz koparıyor. Amerika’ya, bu hizmetine karşılık, Türkiye’nin tepesinde bir “tehdit unsuru olarak kullanabileceği” bir terör devleti kurdurmaya çalışıyor!
Şimdi Üst Akıl, derin CIA, eli yüreğinde Türkiye’nin Fırat Operasyonu’nu takip ediyor... DAEŞ’i El Bab’dan da süpürmesine tanıklık ediyor.
Rusya Büyükelçisi Karlov’un öldürülmesi de daha çok Amerika’nın ve AB’nin, Ortadoğu çıkarlarıyla yakından ilgili...
Çünkü Karlov, Putin’in Ortadoğu danışmanı ve Rusya’nın önemli bir Ortadoğu strateji uzmanıydı. Ortadoğu’da Putin Rusya’sının gözü ve aklı...
Amerika, Türkiye ve Rusya yakınlaşmasının bedeli olarak, Putin’in Ortadoğu’daki üçüncü gözünü çıkardı. Aklını aldı...
El-Bab’dan sonra DAEŞ için tek çare Rakka’ya kaçmak olacak...
Sonra da DAEŞ, Kuzey Irak’ta sıkışacak...
Amerika Karlov suikastıyla bence şu an Rusya’dan bir it başı önde...
Ama Putin ve Erdoğan’ın stratejik aklı, derin ABD’yi ve Avrupa’yı her an ters köşe edebilir de...
Ortadoğu’da bıçak kemiğe dayandı!
Bana göre; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet aklı, bu süreci en çok etkileyen etken olacak!
Üstelik, Allah’ın izni ve inayetiyle, bu Ortadoğu sofrasında “mönü” değil, ev sahibi olarak...


