Taht kavgalarının değişmeyen tarihi ve CHP’de yaşananlar…
Taht kavgalarının değişmeyen tarihi ve CHP’de yaşananlar…
MEHMET KOÇAK
Tarih boyunca toplumların aşmakta en çok zorlandığı meselelerin başında iktidar mücadeleleri gelmiştir.
Taht uğruna nice devletler yıkılmış, nice savaşlar yaşanmış, sayısız insan hayatını kaybetmiş ve toplumlar derin yaralar almıştır.
Geçmişte bu mücadeleler krallar, imparatorlar, kağanlar, hakanlar, emirler ve sultanlar arasında yaşandı. Tahtı ele geçirmek veya elde tutmak için hanedan mensupları birbirlerine karşı savaştı, kardeş kardeşe, baba oğula, düşman oldu.
Aradan geçen yüzyıllara rağmen günümüzde yönetim biçimleri değişmiş olsa da iktidarı ele geçirme veya liderlik gücünü kaybetmeme kavgaları farklı biçimlerde de olsa devam etmektedir. Yani iktidar hırsının özü değişmiş değildir.
Bugün siyasi CHP başta olmak üzere partiler içinde yaşanan liderlik yarışları da modern dönemin iktidar mücadeleleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Parti yönetimini ele geçirmek, siyasi gücü elde tutmak veya devlet yönetiminde söz sahibi olmak amacıyla verilen mücadeleler, geçmişin taht kavgalarının farklı bir versiyonudur.
Dün İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başlattığı ve bugün kuklası Özgür Özel’e verdiği talimatlarla, Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı sürdürdüğü kavga bunun en son örneğidir.
Kılıçdaroğlu, Özel ve Ekrem İmamoğlu ekseninde yaşanan utanç verici olaylar, yalnızca bir görev değişimi meselesi değil, aynı zamanda partinin geleceğini ve yönünü belirleme adına başlatılan liderlik ve yönetimi ele geçirme mücadelesinin bir sonucudur.
Tarihin derinliklerinden günümüze devam eden iktidar ve liderlik kavgaları bize şu gerçeği hatırlatıyor:
İsimler ve yöntemler değişse de iktidar arzusu ve güç mücadelesi insanlık tarihinin en temel gerçeklerinden biri olmaya devam etmektedir.
Dün saraylarda ve taht odalarında yaşanan mücadeleler, bugün siyasi parti binalarında kongre salonlarında ve parti grup toplantıları ile sokak ve meydanlarda farklı yöntemlerle sürmektedir.
*
Tarihi şahsiyetler ile milli ve manevi değerlerin istismarı…
Tarih boyunca iktidar mücadelelerinin değişmeyen özelliklerinden biri de tarafların, kendi siyasi pozisyonlarını güçlendirmek ve daha geniş kitlelere ulaşabilmek için toplumun ortak kabul ettiği tarihi şahsiyetleri, milli ve manevi değerler ile sembolleri ön plana çıkarmış olmalarıdır.
Bu durum sadece geçmişte değil, modern siyasette de farklı biçimlerde de olsa maalesef varlığını sürdürmektedir.
Tarih boyunca olduğu gibi günümüzde de siyasi rekabetlerde milli ve manevi değerler, tarihi miraslar ve kurucu şahsiyetler üzerinden meşruiyet arayışları olmuş ve de olmaktadır.
CHP içerisinde yaşanan liderlik kavgasında Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel ile Ekrem İmamoğlu, kendilerini daha güçlü gösterebilmek adına, partinin kurucu kimliği ve Cumhuriyet’in kurucusu olan Mustafa Kemal Atatürk ile olan bağlarını öne çıkarmaları bunun en bariz örneğidir.
Çünkü, kendilerini öne çıkaracak ve çeşitli halk katmanları ile parti mensupları ile seçmenlerinin takdirine şamil bir başarı öyküleri yok.
Hatta; CHP’nin dayatmacı, baskıcı tek parti dönemindeki despotizmi sahiplenen açıklamalara da şahit oluyoruz.
Ancak doğru olan; siyasiler arasındaki rekabet, liderlik ve iktidar mücadelesinde bu değerlerin günlük siyasi çekişmelerin aracı haline getirilmeden, toplumun ortak mirası olarak korunabilmesidir.
Kısacası, geçmişten günümüze devam ede gelen iktidar ve liderlik kavgaları bize gösteriyor ki; iktidar hırsından kaynaklanan kavgalar, savaşlar ve darbeler şekil değiştirse de bitmedi ve de bitmeyecektir. Bu sadece siyaset alanında değil, aynı zamanda tarikat ve cemaat ile sivil toplum kuruluşlarının yapılarında da bitmeyen bir mücadeledir.