SDG çatışmaların fitilini yeniden ateşledi...
SDG çatışmaların fitilini yeniden ateşledi...
MEHMET KOÇAK
Şam yönetimi ile PKK’nın uzantısı PYD/YPG’nin omurgasını oluşturduğu terör örgütü SDG arasında Halep’te başlayan, sonrasında Fırat’ın batısı ile Fırat’ın doğusunda devam eden çatışmalarda kaybeden terör örgütü olurken, kazanan taraf ise Suriye Ordusu oldu.
Hezimete uğrayan terör örgütü SDG, yıllardır işgalinde bulunan % 33 oranındaki Suriye toprağının % 20’sini kaybetti.
% 10 oranındaki bölgede sıkışan örgüt, ABD’nin de devreye girmesiyle masaya oturmayı ve 14 madden oluşan yeni anlaşmayı kabul etmesine karşılık Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, ateşkes ilan ederek çatışmaları sonlandırmıştı.
Mazlum Abdi ise anlaşmayı kabul ettiğini göstermek için kuvvetlerini Deyrizor ve Rakka’dan, Haseke’ye çektiklerini duyurmasıyla barış adına yeni bir dönemin başlayacağı umudunu doğurmuştu.
Ancak, bölgede istikrar istemeyen dış mihraklar ve eski rejimin kalıntıları ile PKK- KCK terör örgütü üst düzey kadrolarından oluşan şer güçler tarafından baskı altına alınan Mazlum Abdi, bahaneler ileri sürerek anlaşmadan çekilmesiyle olaylar son derece tehlikeli bir boyuta taşınmış oldu.
Abdi, Şam tarafından kabulü mümkün olmayan şartları ileri sürerek anlaşmadan çekildiğini açıklayıp, terör örgütünü direnişe çağırması ise barış adına ilan edilen ateşkesi resmen bitirmiş ve çatışmaların fitilini yeniden ateşlemiş oldu.
Bahaneler üretmek suretiyle mutabakat ve anlaşmalara uymadığı gibi masadan kaçan Mazlum Abdi ve taşeron örgütü SDG’nin bu tavrı barış istemediğinin tescilidir.
*
ABD’nin gözden çıkardığı SDG’nin sonu geldi…
Mazlum Abdi liderliğindeki SDG, DAEŞ’le Mücadele bahanesiyle ABD desteğiyle 10 Ekim 2015’de kuruldu.
SDG kısa zamanda DAEŞ’le mücadelede Uluslararası Koalisyonun ortağı ve Washington’un örgüte güvendiği ve dayandığı yerel bir güç oldu.
Ancak, gelinen noktada ABD Başkanı Trump, Ortadoğu politikaları ve gelecek adına benimsediği vizyon için SDG’yi yeterli görmedi.
Trump’a göre SDG artık tarihi geçmiş ilaç misali fayda yerine zarar vermeye ve yük olmaya başlamış ve de ABD için bir engel haline gelmişti.
Zira, SDG’nin ABD’ye vereceği veya kazandıracağı bir şeyi yoktu.
Bu gerçeklerden hareketle Trump, yeni ittifak ortaklığı arayışına yöneldi.
Zira, Suriye’de yaşanan yönetim değişikliği kapsamında ABD ve müttefikleri Ortadoğu bağlamında Suriye’de yeni oluşan şartlar yönünde Mazlum Abdi’nin öncülük ettiği SDG yerine Ahmet Şara yönetimindeki yeni Şam yönetimini ‘Stratejik ortak’ olarak benimsedi.
ABD’nin bu tercihi karşısında SDG hem siyasi hem de silah, mühimmat ve de lojistik olarak çok ciddi bir güç kaybına uğramış oldu.
Bu durum, Suriye Ordusu’nun son operasyonu karşısında SDG terör örgütünün sahada çok kısa zamanda hezimet yaşamasına sebep oldu.
ABD desteğiyle şimdiye kadar varlığını sürdüren SDG zaman zaman Suriye’nin yanında Türkiye’ye de söylemleriyle kafa tutacak kadar ileriye gitmişti.
10 yılda ABD desteğiyle omurgasını PKK terör örgütünün Suriye uzantıları PYD/YPG’nin oluşturduğu SDG, 44 saatte tüm kazanımlarını ve devlete giden özerklik hayallerini de beraberinde kaybetmiş oldu.
SDG terör örgütü aynı zamanda bölgedeki Arap aşiretlerinin de saf değiştirerek, Şam yönetimine katılmaları sahadaki bozgunun hızlanmasına sebep oldu.
100 bin kişilik ordu ve güçlü silahlarıyla iki günde Şam’a inebilecek güçte olduğu palavralarıyla meydan okuyan SDG’nin bir hiç olduğu böylece herkes tarafından görülmüştür.
….Ve şimdi:
Suriye hükümeti, askeri bir çözüme hazır olduğunu ancak siyasi müzakere seçeneğini tercih ettiğini Suriyelilerin kanının dökülmesini önleyeceği için tercih ettiği yol olduğunu vurgulamasına rağmen Abdi, Kürt bölgelerinde fiili bir adem-i merkeziyetçilik, kıyıdaki Aleviler ve Suveyda’daki Dürziler sorununu hükümetin gündemine getirerek, anlaşmadan çekilmesi barış istemeyen taraf olduğunu göstermiştir.
SDG’nin anlamadığı bir gerçek var. ABD, kullandığı ve ihtiyaç duyduğu sürece ona sahip çıktı ancak şartlar değişti ve SDG’ye artık ihtiyaç kalmadığı görüşündedir.
Unutulmasın ki, “Limon sıkıldıkça limondur. Suyu bitince çöptür” …
Sonuçta SDG terör örgütü, Türkiye ve Şam yönetiminin tüm çağrılarını karşılıksız bıraktı ve sonunda kaybeden oldu ve de olmaya da devam ediyor.