• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Koçak
Mehmet Koçak
TÜM YAZILARI

Tehdit ve dayatma atmosferinde müzakere anlamsızdır

15 Nisan 2026
A


Mehmet Koçak İletişim: [email protected]

Tehdit ve dayatma atmosferinde müzakere anlamsızdır

MEHMET KOÇAK

İran ile ABD arasında İslamabad’da 21 saat süren dolaylı görüşmelerin sonuçsuz kalmış olması aslında sürpriz değildir. Zira ortada gerçek anlamda bir müzakere zemini hiçbir zaman oluşmamıştır.

Şimdi Türkiye 2. görüşme için devrede. Elbette Türkiye ona düşeni yapmaya çalışması takdire şayan bir girişimdir, velakin bana göre bu arayışlar beyhude bir uğraştır.

Çünkü müzakere; yalnızca tarafların bir araya gelmesiyle değil, karşılıklı güven, saygı ve iyi niyetin inşa edildiği bir atmosferde anlam kazanır. Oysa bu görüşmeler, başından itibaren güvensizlikle sınırlı kalmamış; kuşku ve derin şüphelerin gölgesinde yürütülmüştür. Böyle bir zeminde yapılan temasların kalıcı bir sonuç üretmesi zaten beklenemezdi.


Diplomasi, dayatma değil; ortak akıl üretme sanatıdır. Tarafların birbirine şart koştuğu, kabul edilmesi imkânsız taleplerin masaya sürüldüğü bir süreç, müzakere değil, politik baskının diplomatik ambalajıdır.

Uluslararası teamüller de bunu açıkça ortaya koymaktadır. Sağlıklı bir müzakere süreci; tarafsız arabulucuların gözetiminde, Uluslararası toplumun meşruiyet çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uygun şekilde, Viyana Sözleşmesi ve evrensel hukuk normları temelinde yürütülmelidir.



En önemlisi de, devletlerin egemenlik haklarına ve bağımsızlıklarına koşulsuz saygı esas alınmalıdır.

Ancak Pakistan’daki görüşmelerde bu unsurların hiçbirinin tam anlamıyla sağlanamadığı görülmüştür. 

Süreç; tehditlerin gölgesinde, siyasi baskıların etkisi altında, güven eksikliği ve karşılıklı şüphe ortamında ilerlemiştir. Bu nedenle sonuçsuz kalması kaçınılmaz olmuştur.

Özellikle Donald Trump’ın, görüşmeler sürerken dahi sert ve tehditkâr söylemlerini sürdürmesi, diplomatik zemini daha da zayıflatmıştır. Diğer taraftan İran açısından kabul edilmesi mümkün olmayan dayatmaların masaya getirilmesi, sürecin uzlaşıdan ziyade bir stratejik oyalama niteliği taşıdığı izlenimini güçlendirmiştir.



Tüm bu gelişmeler ışığında ortaya çıkan tablo nettir:

Bu görüşmeler, barışa giden yolun bir adımı olmaktan çok, daha büyük bir çatışma ihtimaline hazırlık sürecinin diplomatik perdesi olduğu açıktır.

Sonuç olarak, gerçek bir müzakere sürecinden söz edebilmek için önce güvenin, ardından da samimiyetin inşa edilmesi gerekir. Aksi halde masalar kurulur, saatler harcanır; fakat barışa dair tek bir adım dahi atılamaz.

*

ABD’nin deniz ablukası korsanlıktır.


Trump’ın İran politikasında son haftalarda sergilediği zikzaklar, Washington’ın sahada aradığı sonucu alamadığını açık biçimde gösteriyor. 


ABD şimdi de İran limanlarına yönelik deniz ablukasıyla baskıyı yeni bir aşamaya taşımış oldu.

Bu durum İran’daki hedeflere ulaşamamanın verdiği acziyetin bir sonucudur.

Yani başarısızlığa kılıf uydurma adına bir “zorlayıcı manevra”dır.


Trump yönetiminin asıl hesabı, Hürmüz’ü açma söylemi üzerinden uluslararası toplumu kendi çizgisine mecbur bırakmak. Çünkü bu adım, sadece İran’ı sıkıştırmayı değil, enerji akışını ve deniz ticaretini küresel ölçekte baskı altına alarak ve Trump’ın destek çağrısına uymayan Avrupa’dan Çin’e kadar çok sayıda aktöre cezalandırma amaçlıdır.

Nitekim İngiltere ve Fransa başta olmak üzere birçok AB üyesi ülke, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına katılmayı reddetti. Yani, Avrupa Birliği cephesi şimdilik bu oyuna mesafeli duruyor. Çin ise ABD ablukasının “küresel çıkarlarla bağdaşmadığını” belirterek gerilimin düşürülmesini istiyor.


Ancak Trump, İran’ı teslim alamadığı ölçüde krizi büyütüyor; krizi büyüttükçe de savaş daha tehlikeli bir sürece evriliyor.

Hürmüz stratejisi, Washington açısından kısa vadede baskı üretse bile, orta vadede ABD’yi hem müttefikleriyle hem de küresel enerji düzeniyle karşı karşıya getirmesi kuvvetle muhtemeldir.

Neyin ne olacağını zaman gösterecektir. Bekleyelim görelim.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23