• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

Vefatının 14. yıldönümünde şehid lider Muhsin Yazıcıoğlu

25 Mart 2023
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

 

Muhsin Yazıcıoğlu: “Gayemiz “İlâ-yı Kelimetullah’ı”, Allah’ın ismini yüceltme ve yayma, davamız “Nizam-ı Alem”; Allah’ın nizamını insanlığa hakim kılma davasıdır diyorduk…” 

- 1979 yılında çıkarmış olduğunuz “Nizam-ı Alem Dergisi” ve onun akabinde ortaya konan yayın çizgisi bu strateji ile bağlantılı mıydı?

Tabii. Bizim 1976’lardan itibaren fikri muhtevamızda bazı netleşmeler göze çarpıyor. Sloganlarımıza bakıyoruz, çıkan dergilerimize bakıyoruz; muhtevalarına bakıyoruz. Buralarda genel anlamda Liberal-Kapitalist sis-temin getirmiş olduğu ferdiyetçi yapıdan daha çok İslâm Cemaati, İslâmi şuurlanmayı, cemiyetçi bir yapılanmayı hedef alan bir fikri strateji çizilmiş oluyordu. Basınımızda, dergilerimizde bunu gayet net olarak takip etmek mümkündür. İşte biz, 12 Eylül Harekâtı’na bu yapıyla geldik. “Kanımız aksa da zafer İslâm’ın”, “Çağrımız İslâm’da dirilişedir” diyorduk. O zaman bir çağrı ve çabamız vardı. İslami cemaatlerin ayrı ayrı, tek tek bulundukları yerlerden beraberce yürümesi gerektiği inancıyla “Müslümanlar küfre karşı tek yumruk” diyorduk.

- Hapishanedeki yıllarınız içerisinde koğuş ve hücre yaşantınız süre olarak ne kadardı?

İlk olarak 1980’in başlangıcında 4-5 ay kadar koğuşta kaldık. Ondan sonra tecrit hücrelerine götürüldüm. 5.5 yılda orada kalmış oldum. 5.5 yılın sonunda 3 ay kadar çıkacağımız zamanlarda tekrar koğuşlara götürül-düm.

- Tecrit hücreleri kaçar kişilikti, kaçar kişi kalıyordunuz? 

2.5 metrekarelik tecrit hücrelerinde önceleri 3 komünist ve 1 ülkücü kalıyordu. Daha sonra, 1983 yılının sonlarına doğru 2 Ülkücü, 2 Solcu halinde bulunduruldu. Daha da sonraları artık 1 Ülkücü, 1 Solcu olarak bırakıldı. 

- Tecritteki bir gününüz kaba hat-larıyla neydi? Mensubu olduğunuz hareketin diğer üyeleriyle irtibatınızı nasıl sağlıyor-dunuz? 

-Şimdi genelde, tecrit hücresindeki bir günlük hayatımız bütün ülkücü-lerin geneldeki bir günlük hayatı demektir. Herkes üç aşağı beş yukarı aynı tarzda, aynı biçimde yaşıyorlardı. Bunlar geceleri askerle takışmayı göze alarak ibadet yapma imkânı bulabiliyorlardı. Sabahları saat 06.00’dan itibaren kalkış, sonra yemek, yemekten sonra da bir aralık kitap oku-mak için imkân bulunuyor. Bu kısa zamanı müteakip, sayım yapılıyor, sayımdan sonra 12.00’ye kadar bir saatlik bir okuma zamanı bulunuyordu. Öğle yemeğinden sonra Namaz va-kitleri giriyor. Öğle Namazı, İkindi Namazı ve diğer Namaz vakitleri giriyor. Arada kalan boş zamanlarda Kaza Namazlarını kılarak geçiyorduk. 

- Hapishanede ne gibi sıkıntılar çektiniz? 

Benim şahsımdan ziyade bir neslin aslında çektiği sıkıntılar diyebiliriz. Çünkü Türkiye’yi paylaşamadık ama 2.5 metrekarelik hücreyi pay-laştık, sağcısı solcusu... Sonuçta 2.5 metrekarelik hücrede beraber yaşa-maya mecbur olduk. Tabii yeni nesillere buradan tavsiyem gelin birbirimizin farklılıklarını değiştirmeden, birbirimizin farklılıklarına taham-mül ederek Türkiye için projeler geliştirin. Türkiye için düşünün, tartışın, münakaşa edin, ama hücreleri paylaşmak yerine bu cennet gibi ülkenin nimetlerinden adaletli biçimde paylaşma yollarını arayın, yani burada yaşamanın yollarını arayın. Ben düşündüğüm zaman ne demişim hücrede; gençliğim dedim ver dediler, istikbalim dedim yok dediler, kanım dedim dök dediler, canım dedim milletin dediler, sevdim suçtur dediler ve çığlıkla yarıldı karanlık, sevgimi çarmıha gerdiler!.. Ben bu duygular içerisindeyim. Ben neyi sevmişim; ülkemi sevmişim, ülkem dedim mil-letim dedim değerlerim dedim. Hep Mevlana gibi hoşgörünün, Yunus gibi sevginin peşinde koştuk. Ama sonunda işkence gördük, zulüm gördük, hür-riyetlerimiz alındı ve onlarca yıl cezaevinde yatıp hiç ceza almamış insanlarız..

- Sizin örnek aldığınız dava adamı var mı? 

Hiç şüphesiz en büyük dava adamı bir defa Peygamber Efendimiz (s.a.v) yani o da bir dava adamıdır. Ona ne demişler, sana Mekke’nin emir-liğini verelim, en güzel kızlarını verelim, sana imkanlar verelim. Hayır bir elime ayı, bir elime güneşi verseniz ben davamın peşindeyim demiş. O kendine göre almış olduğu bir misyonu var ve gereğini yapmıştır.. İnsanların saadeti ancak kendilerini yaratan Cenab-ı Allah’ın kitabı olan Kur’an-ı Kerim’e sarılmakla mümkündür.”

Dava arkadaşı BBP Kahramanmaraş eski Milletvekili Ökkeş Şendiller’in dediği gibi, Muhsin Yazıcıoğlu: 28 Şubat 1997’de darbecilere karşı; “Millete namlusunu çevirmiş tankları selamlamam!” dedi… Dâva arkadaşı BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: “Muhsin Başkan’ın imanı ve İslâmî yaşantısı bizlere örnekti…” derken, BBP Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Öznur: “Muhsin Yazıcıoğlu’nun dâvası, Nizam-ı Âlem ve İlây-ı Kelimetullah davasıydı…” diyor.  

Da’va arkadaşlarından BBP Çorum eski Milletvekili Hasan Çağlayan, şehid lider Yazıcıoğlu hakkında şunları söylüyor: “Biz BBP’yi illa iktidara gelelim, imkânlar elde edelim diye kurmadık. Muhsin Bey siyasi hayatında esnek olamadı, kıvrak olamadı, paraya önem vermedi, mevki-makam tekliflerine itibar etmedi. Günümüz siyasetinde ne yapılıyor. Kıvrak olacaksın, yatacaksın, kalkacaksın, kafanın önünde başka arkasında başka bir şey olacak!... Türkiye’nin ve İslam Âlemi’nin başı sağolsun, Allah’tan rahmet niyaz ediyorum…” (1)

25 Mart 2009’da, Kahramanmaraş Mitingi’nden Yozgat’a gitmek için bindiği Helikopter’in, Berit/Keş Dağı’na düşmesi sonucunda; “Ey sonsuzluğun sahibi sana ulaşmak istiyoru.” diyerek, milyonlarca Müslüman’ın duaları ile Hakk’a yürüyen İslâm’ın yılmaz savunucusu, büyük Alperen BBP kurucu Başkanı şehid lider Muhsin Yazı-cıoğlu ve arkadaşlarına, Cenab-ı Hak-k’tan rahmet, Yazıcı-oğlu ailesine, BBP Camiasına dava arka-daşlarına ve bütün sevenlerine sabr-ı cemil diliyorum. 

(1) Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle Muhsin Yazıcıoğlu, M. Emin Gerger, Gerger Yayınları, İstanbul. Kitabı istemek için e-Posta adresi: [email protected], Tel: 0532.5226164

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ağrılı Yusuf

Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşaallah

Orhan İnan

Rabbim mekanını cennet eylesin..Büyük dava adamı fetö hainleri tarafından katledildi. Hesabı illa sorulacak. Rabbim cezalarını verdi gerçi..Hem dünyada hem ahirette rezil oldular, inşallah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23