• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

Vefatının 100. yıldönümünde “İslam halifesi 2. Abdülhamid Han..”

11 Şubat 2018
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

Osmanlı Padişahı ve İslâm Halifesi Sultan 2. ABDÜLHAMİD HAN, vefatının üzerinden 100 senelik bir süre geçmiş olmasına rağmen, Osmanlı padişahları içerisinde hâlâ en çok tartışma konusu yapılan padişahların başında gelmektedir. Siyasi - dinî kimliği hizmetleri, otuz üç yıllık icraatları ve yönetimiyle tartışma konusu yapılan 2. Abdülhamid, Ermenî tarihçilere göre “Kızıl Sultan”, Müslüman Tarihçi ve yazarlara göre ise, “Ulu Hakan”dır.  21 Eylül 1842’de doğan, 31 Ağustos 1876’da tahta çıkan, otuzüç yıl (27 Nisan 1909’a kadar) Osmanlı İslam Devletini başarıyla idare eden, 10 Şubat 1918 Pazar günü 76 yaşında vefat eden son imparator, büyük Osmanlı Padişahı ve İslâm Halifesi “Sultan 2. Abdülhamid”i tam anlamıyla ve doğru olarak tanıdığımız söylenemez! 2. Abdülhamid küçük yaşta annesi Tirimüjgan hanımı, 18 yaşlarında da babası Abdümecid Han’ı yitirdi. Arapça, Farsça ve Fransızca’yı iyi derecede öğrendi. Edebiyat, musiki, spor ve avcılıkta mahirdi. Temizliğe çok önem verir, daima erken kalkar, Kur’an okur, namazlarını muntazaman kılar, daima alimlerle istişare eder, iyi niyetli, yardımsever, hayırsever millet ve devleti için her türlü fedakârlığı yapan, güzel konuşan, çocuklarıçok seven, İslami eğitime çok önem veren, ülkesinin imarı için on binlerce okul açan emperyalist güçlere asla boyun eğmeyen onlara karşı cihad, Hilâfet ve İSLÂM BÎRLİĞİ politikasıyla mücadele eden, İslam’ı ve Müslümanlar (Ümmet)’in haklarını, özgürlüklerini koruyan son derece adaletli, dahi ve son derece başarılı bir devlet adamıdır.

Sultan 2. Abdülhamid, 33 yıla “asırlık hizmet ve faaliyetler” sığdırmayı başarmış büyük bir liderdir... Bir yandan “ş güçlerle öte yandan onların ajanı içteki uzantıları-işbirlikçileriyle mücadele etmiş, bunu yaparken içteki gafillere asla zulmetmemiş, onları katletmemiştir! Sürgün ettiği aydınlara maaş bile bağlatmış onların zekâ ve becerilerinden istifade etmeye çalışmıştır!..” Hicaz - Anadolu - Bağdat Demiryoluyla İslâm ve Müslümanların birliğini hedeflemiş, Batılı Emperyalistlerin oyunlarına İslâm Birliği ve Yıldız İstihbarat Teşkilatıyla karşı koymuş, Batı maşası Ermenî teröristlerin bombalama eylemine maruz kalmış (Allah kendisini korumuş), Osmanlı Devleti’nin kalkınmasına ve imarına çok önem vermiş, bu sebeple Harp Okulları, Teknik Üniversite, Darülfünun ve Yüksek Okullar açmış, Donanma’ya önem vermiş, Hamidiye Alayları’nı kurmuş, Dışişleri, İstihbarat Teşkilatı, Kitap, Kütüphane, Arşiv, Eğitim-Öğretim seferberliği, Polis Okulları, Kız ve Erkek Sanat ve Meslek Okulları Ziraat Fakülteleri Dil (Elsine) Okulları, sütçülük, balıkçılık, sağlık okulları, sağır, kör ve dilsiz okulları, özel okullar, gibi on binlerce okul açtırmış, Türk diline önem vermiş, kitap - kütüphane, arşivcilik ve müzecilik faaliyetlerine değer vermiş, birçok baraj yaptırmış, Siyonist Yahudilerin ve Ermenilerin entrikalarına ve toprak taleplerine mani olmuştur… Tarih Profesörü ve İslâm Tarihçisi İhsan Süreyya Sırma diyor ki: “Ne kadar hatalı da olsa otuz üç sene Osmanlı Devletini yönetmiş ve kendisine “Kızıl Sultan” dedirtecek bir harekette bulunmamış olan Sultan ABDÜLHAMİD’e, bir-iki Ermeni veya Yahudi’yi sevindirmek için neden Kızıl Sultan diyelim?.. O batı kültürünü İslam’a tercih etmiyordu. Çünkü bir Ermenistan, bir İsrail istemiyordu. Bunları istemeyenler ona Kızıl Sultan diyenlerdi...” ( 2. Abdülhamid’in İslâm Birliği Siyaseti, Beyan Yayınları, İstanbul, 1989, s. 120).  Tarihçi, Yazar Yrd. Doç. Dr. Recep Çelik: “Sultan’ın Taht’a çıkışından 1900 tarihine gelene kadar geçen 25 senede, Maliye Hazinesi dışında sadece kendi tahsisatı ve bütçesinden imparatorluğun ihyası için, 72 milyon kuruşu aşan miktarda bir sarfiyat yaptığı görülmektedir.. Sultan Abdülhamid’in İslâm Âlemindeki olumlu imajı, Hicaz Demiryolu Projesiyle doruğa çıktı.. İnşasına 1901’de başlanan demiryolu, 1908’de Medine’ye ulaşmıştı…” diyor. (Bkz. Yrd. Doç. Dr. Recep Çelik, Sultan Abdülhamid ve İmparatorluğun İhyası-1876-1900- “Tebriknâme-i Millî”, Akıl-Fikir Y. İstanbul, Şubat, 2018, s, 6, 23 v.d.) Gazeteci, Araştırmacı, Tarihçi, Başyazar (merhum) Ziyad Ebüzziya ise Sultan 2. Abdülhamid hakkında şu önemli tespitlerde bulunuyor: “Meşrutiyet Yahudi ve Ermenilere yaramıştır! 2. Abdülhamid, benim dedemi, babamı 10 yıl sürgünde bulundurmuştur. Ama hiç bir zaman zulmetmemiştir, öldürmemiştir, katletmemiştir! Babamı sürgüne gönderdiği halde ben Abdülmamid’i çok dirayetli, iktisatlı ve ileri görüşlü olarak değerlendiririm. Abdülhamid aldığı maaş kesesini Devlet Hazinesi’ne koyarmış...” (Cuma, 17-23 Temmuz 1992, s.6)

Genç nesillerimizi, dinimizden ve tarihimizden uzaklaştıran, Batılı Emperyalist zâlim sömürgecilerin uşaklığını yaparak, “Ulu Hakan İslam Halifesi Sultan 2. Abdülhamid Han”a dil uzatanlara yazıklar olsun! Hakk’ın yolunda olanlara Selam olsun !..

Vefatının 100. Yıldönümünde büyük Osmanlı Padişahı ve İslâm Halifesi “Sultan 2. Abdülhamid Han”a Allah Teâlâ’dan rahmet niyaz ediyorum. Mekânı Cennet olsun. 

(Daha geniş bilgi için bkz. Mehmet Emin GERGER, “2. ABDÜLHAMİD’İN İSLÂM’I KORUMADAKİ KUDRETİ”, İstanbul. Kitaba ulaşmak için İletişim: www.gergerkitap.com Tel: 0532.5226164  [email protected]) 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23