--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Şehadetinin 62. Yıldönümü’nde unutturulamayan Başbakan Adnan Menderes

Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
5

“İnönü, El-Altından “İhtilâli Teşvik Etmiştir!..”

M. Emin Gerger: -Peki 27 Mayıs 1960’a nasıl gelindi?. “Millî Şef” İs-met İnönü’nün, İhtilalden çok daha öncesinden Heybeliada’daki Köşkünde (kabul ettiği bir CHP heyetine): “De-mokratların başına öyle bir çivileme ineceğim ki, nereden geldiklerini şaşıracaklar!.. Hepsini şu gördüğünüz YASSIADA’ya tıkayacağım!..” demesi, DP’lilere hitaben de: “Si-zi ben bile kurtaramam!..” şeklindeki sözleri ne anlama geliyordu?.. Yoksa bu sözler hem - DP’lilere - bir gözdağı, hem de “İhtilâl Planı’nın” bir parçası - ipuçları mıydı?.. 

Gazeteci, Başyazar Avukat Ziyad Ebüzziya: -“Efendim “İnönü gibi bir adamın, tutup da ihtâr mâ-hiyetinde söylemesini” kabul etmek saçma olur! Çünkü, ne yapıp-yapıp; kaybettiği İktidar’a tekrar kavuşmak için ya-nan bir insan “ikaz edip de kendinizi toparlayın, yoksa ba-şınız belâya girer!” demez.. Bu yüzden İnönü’nün samimiye-tine inanmam.. Ancak –“ben size demedim mi” dedirtme işi, hesabı da var bu sözde... 

-Yani İsmet Paşa (İnönü) İhtilal’in olacağından haberdâr mıydı?.. -İhtilal’den yalnız haberdâr değil, İhtilal’i el al-tından; elinden geldiği kadar teşvik ettiğine kaniyim!..

-Peki, sizce 27 Mayıs (1960) ihtilâli kimin eseridir? Müşterek bir Hareket mi, tamamen Türk Ordusunun mu yoksa CHP’nin mi eseridir?.. -Hayır, Türk Ordusunun değil... Bir avuç insanın De-mokrat Parti’nin gafletinden istifâde edip, yaptığı nâdir bir ihtilâldir!.. “Geliyorum”diyerek, davul-zurnayla ortaya çık-tığı halde DP’liler gaflet içinde olmuşlardır!..

-Diyelim ki önceden “ihtilâli” haber almış olsalardı, önleyebilirler miydi?.. -Tabi, tâbi, bir takım tedbirler almak sûretiyle önlenebi-lirdi ihtilâl.. İhtilali Harbiyeliler yaptı... Bütün ordu değil..

-Muhterem Ebüzziya! 9 Ay 20 gün süreyle, YASSIADA’da görülen; “Değirmen Davası, Bebek Davası, Köpek Davası v.b. Trajikomik Davalar, iddiâlar, merhum MENDERES ve Demokrat Partili Milletvekillerine isnâd edilen suçlar ve îdâm talepleri ve nihâyet özel-olağanüstü-mahkemenin ve MBK’nin ÎDAM kararları’nı onayla-masını özellikle hukukî ve siyasî açıdan nasıl değerlendi-riyorsunuz?.. 

Yassıada’da; Zulüm ve Kepazelik Vardı!.. 

-Efendim evvelâ, HUKUK diye bir şey yok! Adâlet di-ye bir şey yok!.. Mahkeme diye bir şey yok!.. Ortada bir tek şey var: “Zulüm ve kepâzelik!.. Ben tutup da; emirle hareket edecek bir adamı bulup, oraya “Hakim” diye korsam, dünyanın en âdî adamını da, oraya SAVCI diye getirirsem; bunlara kızan veya içerleyen bir takım adamla-rı tahkikat için orada görevlendirirsem, eh netîce de böyle olur!.. Nitekim Yassıada’da bu mâlum adamlar DP’lilere çok daha fazla ceza vermek istiyorlardı ve pek çoğu o kadar bundan emindi ki, DP’lilerden 30 kişinin filan idam edile-ceğini hesâb ederek, hepsinin çukurlarını dâhi kazdırmışlardı! (önceden...)

-DP’nin bu “hataları Adnan Menderes’i idama götüre-cek derecede büyük hatalar mıydı?!.

-Hayır, hayır, hayır, (Hâşa.) Menderes’i ipe götürmek değil, Yassıada’daki Mahkeme’ye dahi götürecek hatalar değildi!.. Çünkü ortada bir Anayasa var. “Anayasa’yı ih-lâl” diye bir şey yok!. Anayasa’yı ihlâl eden 27 MAYIS’tır!... İhlâl eden o.. Hükümeti darbeciler deviriyor!.. TBMM’yi o feshediyor!.. Bizim DP’lilerin büyük hatası; Mahkeme’nin ilk günü, hepsi (tabi dayak yediler v.s!..): — “BİZ BU MAHKEME’Yİ KABUL ETMİYORUZ!.” dememiş olmalarıydı!.. Bunu yapamadılar...

Gerger: -Demirkırat Dizisinde; Menderes’in intihar girişimin-den bahsediliyor!. Ancak varsa; (ki varmış) işkenceden hiç bahsedilmedi!.. Yapıldıysa neden “Dizi” de bahsedil-medi? Sizce işkence yapıldı mı?!.

-Demirkırat Dizisi’nde Bahsedilmeyen: “İşkenceler!..”

Ziyad Ebüzziya: —Ha işkence yapıldı mı?. Evvela Fatin Bey’in (Zorlu) dayaktan çene kemiği kırıktı!!! (İdâma götürülürken!) On-dan sonra bir çoğuna (DP’lilere) Yassıada’da işkence ya-pıldığı gibi, Adnan Bey’i (Menderesi) sersem halde tutmak için; birtakım ilaçlar verildiği, kesin olmak-la beraber, o zaman Yassıada’dan gelen-çıkan arkadaşlardan dinlemiştim- Menderes’in odasının altına Motor koyup, mütemadiyen motor gürültüsüyle sersemletmeye çalışmışlardır!.. Celal Bayar’a da benzer şeyler yapmışlar-dır!.. İşkence bir türlü değildir ki!.. Bir kere manevî hakarete uğramaları v.s!.. Mesela bizim Konya Mebusu Murat Ali Bey; bir gözü kördü vefatında!.. Uçaktan bunları indiri-yorlar; iki sıra dizmişler... Projektörleri üzerlerine tutmuş-lar!.. Bağırıyorlar: “Filan in!..” Ve, ver Allah yumruğu, tekme’yi indiriyorlar!.. Murat Ali’ye biri sol tarafını kolla demişler! Anlamamış, yumruğu sol gözün’den yiyor ve sol gözü kördü! Âgah Erozan; filmlerdeki gibi, o vuruyor, bu vuruyor, en sonunda tekmeleye tekmeleye Botun kenarına getiriyorlar!.. Ve iki tane Nefer’e zavallı ada-mı: — “Çuval gibi tutturup-sallayıp, içeri attırmışlar!!!...Bütün bunlar oldu!.. Bunların üzerinde ısrarla durmak lâ-zım, önemlidir!..” (1)

“Türk Milleti Müslümandır ve Müslüman kalacaktır” (2) diye haykıran Millet’in adamı, Türkiye sevdalısı unutturulamayan Şehid Başbakan merhum Adnan Menderes’e ve dava arkadaşlarına darbeciler tarafından (16/17 Eylül 1961 tarihlerinde) hukuka aykırı bir biçimde alçakça idam edilmelerinin, Şehadetlerinin 62. yıldönümünde Allah Teâla’dan rahmet niyaz ediyorum. (Ruhları için el-Fatiha.)

1- Daha geniş bilgi için bkz. “İnönü Menderes Mücadelesi ve 27 Mayıs Darbesi, s, 39- 70, M. Emin Gerger, Gerger Yayınları, İstanbul, 2015.

2- Unutulmayan Başbakan Adnan Menderes, M. Emin Gerger, Gerger Yayınları, s, 98- 123, İstanbul, 2018. 

Kitaplara ulaşmak için İletişim; [email protected] / (Tel: 0 532. 522 61 64)

Mehmet Emin Gerger Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle