• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

Ömrünü İslâm dâvâsına adayan adam Mustafa Karahasanoğlu..

13 Ağustos 2023
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı, Yeni Akit Gazetesi’nin kurucusu Mustafa Karahasanoğlu 1948 yılında Erzincan’ın Kemaliye İlçesi’nin Başpınar Köyünde doğdu. Küçük yaşta ailesi ile İstanbul’a taşındı. İlkokulu Kabataş’taki Namık Kemal İlkokulu’nda, orta öğrenimini Fındıklı Orta Okulu’nda, Lise tahsilini ise Maçka Sanat Lisesi’nin Elektrik bölümünde tamamladı. Liseyi 1968 yılında bitiren Karahasanoğlu, 1974 yılında Yıldız Üniversitesi’nin Elektrik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. Aynı yıl Milli Gazete’de Müessese Müdürü oldu. Mustafa Karahasanoğlu siyasi çalışmalarına 1969 yılında Milli Nizam Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı’yla başladı. 1973’de Milli Selamet Partisi Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanı, 1975 yılında Milli Selamet Partisi İstanbul Gençlik Kolu Başkanı, 1976-1979 yılları arasında Ankara’da Milli Selamet Partisi Genel Merkezi’nde Teşkilatlanma Genel Sekreteri olarak görev yaptı. 

Karahasanoğlu, 1979 yılında Milli Gazete Genel Yayın Yönetmenliğine getirildi, 1982 yılına kadar bu görevi devam etti. Bu dönemde Türkiye’de ilk defa temsilcilik sistemi ile gazete abone dağıtım sistemini kurdu. Karahasanoğlu 1983 yılında İslam Takvimi’ni çıkardı. Cuma Dergisi’ni yayın hayatına sokan Karahasanoğlu, 1993 yılında günlük olarak yayınlanan Beklenen Vakit Gazetesi’ni çıkardı. 28 Şubat dönemindeki baskılara, 312 General’in açtığı dava sürecindeki tehditlere karşı taviz vermeden yayınlarını sürdüren gazetenin Almanya baskısı ise, Alman İçişleri Bakanı’nın mahkeme kararı olmadan verdiği yasaklama talimatı ile engellendi…

Mustafa Karahasanoğlu, hakaretlere, iftiralara, tehditlere, saldırılara, darbelere, başörtüsü yasağına, 28 Şubat zulümlerine, yerli (!) ve yabancı Siyonist komplolara, tuzaklara, oyunlara rağmen, inancından, da’vasından asla taviz vermedi, daima Hakk’ın hakimiyeti, Türkiye’nin ve Müslümanların birliği-dirliği, kalkınması, ilerlemesi, insanlığın sömürüden kurtulması, hidâyeti, huzuru için gece-gündüz demeden mücadele etti… İslâm Halifesi Hz. Ömer (radiyallahu anh) gibi, İslâm’ı yaşamaya, inancının gereklerini yerine getirmeye gayret etti.. Sultan 2. Abdülhamit gibi siyonizme karşı tavır koydu.. Öğrencilik yıllarından son nefesini verinceye kadar basın-yayın yoluyla cesaretle “İslami tebliğ”e devam etti, zâlimlere, münafıklara, mankurtlara, İslâm düşmanlarına karşı daima dik durdu, taviz vermedi. Kınayanların kınamasından, iftiracıların tuzaklarından çekinmedi, “sırat-ı müstakim”den ayrılmadı… İslâm Peygamber-i Hz. Muhammed (s.a.v)’i örnek aldı. O’nun yüce ahlâkıyla ahlaklanmaya gayret etti. Alçak gönüllülüğü, merhameti, yardımseverliği, güler yüzlülüğü, doğru sözlülüğü, vefâsı, metaneti, çalışkanlığı ile daima gençlere rehber, örnek oldu..   Makam, mevki ve şahsi menfaat peşinde koşmadı.. Rahatını düşünmedi, zor zamanlarda çileye talip oldu!. Kula kulluk etmedi, Allah’tan başkasına boyun eğmedi. Türkiye ve dünya Müslümanlarının, mazlumların hakkını, hukukunu, özgürlüğünü, istiklâl ve istikbâlini savundu. Müslümanların basın-yayın, medya alanındaki “gür sesi” oldu.. Müslümanlara dost, hısım, İslâm düşmanlarına düşman ve hasım oldu.. 

Ömrünü İslâm davasına adayan mücahid ağabeyimiz merhum Mustafa Karahasanoğlu bakın neler söylemiş, hep birlikte okuyalım: “Bizler, ‘Müslümana karşı müşfik, kafire karşı da şedit olma’ prensibini kendimize ilke edindik.. Bu ilke çerçevesinde bugüne kadar hangi cemaatten, hangi tarikattan, hangi meşrepten olursa olsun, Müslümanların meselelerini, onların dertlerini, onların problemlerini gündeme getirmeye gayret ettik; ama İslam düşmanlarına karşı da amansız bir mücadele verdik. Bu mücadeleden dolayı da zaman zaman, Türkiye’nin en güçlü kurumu olan TSK’nın en üst noktasındaki 312 generalin davası gibi davalarla karşılaştık. Yüzlerce, binlerce diyebileceğimiz davalara muhatap olduk…” 

“Ortadoğu sükûnet bulmasın, İslâm Âlemi sürekli bunalım ve buhranlar içinde kalkınmasın, Batı’ya pazar olsun plânı ustaca uygulanmaya devam ediyor. Batı elbetteki batılılığını yapacaktır. Hadisenin acı tarafı, İslâm Dünyası’ndaki siyasi otoritelerin 20. Asr’ın son çeyreğinde, hâlâ bu oyunlarda figüran olmaya devam etmeleridir…”

“Cuma, ben Müslümanım diyebilen her meşrebin görüşüne sütunlarında yer verirken, fikir olmanın ötesine geçip “küfür” olmamak kaydıyla muhalif görüşlere de yer veriyor ve vermeye de devam edecek. Üstad’ın ifadesiyle:

“Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın,

  Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın” dediği anlayışla meselelerin olgunlaşması gerçek ve mutlak fikrin ortaya çıkarılabilmesine ve insanımıza bu fikrin en güzel bir şekilde ulaştırılmasını sağlamaya mecburuz…”

“Bu memleketin bağrından çıkan, bu memleket için kan veren, can veren ve okudukları okulların hemen tamamı millet tarafından yapılan İmam Hatiplilere; ‘Üniversite imtihanına girmesin’ demeyi, İnsan Haklarına bir saldırı, çağdışı bir kara düşünce olarak görüyoruz…” 

“Bu Millet, İstiklâl Harbi henüz başlamadan Kahramanmaraş’ta, Fransız askerlerinin tesettüre el atması üzerine ilk kurşunu sıkmış bir Millet’tir. Müslüman Türk kadının tesettürüne el uzatan Fransız askerinin eli kırıldığı gibi, tesettüre uzanan el kimin olursa olsun, uzandığına pişman olmaya mahkûmdur…” 

“ABD, işgalci İsrail’e ekonomik ambargo şöyle dursun, en büyük askeri yardımı bu ülkeye yapmaktadır. ABD, Filistin zulmünün İsrail’den sonra ikinci sorumlusudur. Filistin’deki Yahudi zulmü insanlığın, yirminci yüzyılın en büyük ayıbıdır. Yahudi zulmünü susturacak ve Kudüs’ü yeniden kuracak Selahaddin’lere gebedir İslâm Âlemi.” 

“Türkiye, Batı’nın Ortadoğu’daki jandarmalık görevini üslenme yerine, İslâm Dünyası’nın sahip olduğu doğal kaynakların, bütün Müslüman Ülkeler tarafından daha âdil bir biçimde paylaşılması hususundaki tarihi sorumluluğunu yüklenmek durumundadır…”

“Netice olarak Akit, samimiyetle ve iyi niyetle bu meselelerde dik durdu. Cenab-ı Hakk da başarı ihsan etti. Başarı bizim değil. Rabbimiz samimiyetimizin sonucunda bizi başarıya ulaştırdı.  İnanıyorsanız üstünsünüz hep bunu söyledik. Düşünün 312 generalle boğuşan bir gazete. Binlerce dava açılan bir gazete en ufak bir zayiat vermiyor. Nasıl oluyor bu? İşte, inançla oluyor… 28 Şubat girdabından alnımızın akıyla çıkmış olduk. 28 Şubat’ta bize karşı kurulan kumpaslar bizi yıkmadı aksine daha da güçlendirdi. Dolayısıyla biz 28 Şubatçılara diz çöktürerek o süreçten alnımızın akıyla ve güçlenerek çıktık…” (Cuma Dergisi, 1990, 1991, 1992 ve Akit Gazetesi Arşivi)

İslâm dâvasının yılmaz savunucusu Mustafa Karahasanoğlu, 13 Ağustos 2022’de ebedî âleme, dâr-ı bekaya irtihâl etti. Vefatının 1. yıldönümünde mücahid ağabeyimiz Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı, Yeni Akit Gazetesi’nin kurucusu merhum Mustafa Karahasanoğlu’na Allah Teala’dan rahmet niyaz ediyorum. Mekânı Cennet olsun. Ruhuna Fatiha.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Süleyman Sırrı Dinçer

Mustafa Karahasanoğlu unutulmazlar arasında itibarlı yerini çoktan aldı. Allah (CC) rahmet etsin. İyi ki varsınız Karahasanoğlu Ailesi.

ömrünü islama adayan pek çok

enver Ören vardı mesela bir de..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23