• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

63. vefat yıldönümünde Bediüzzaman Said Nursi

23 Mart 2023
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

 

Üstad Bediüzzaman Said Nursi, Hicri 1293/Miladi 1877 tarihinde Bitlis İli (Vilayeti)’ne bağlı Hizan Kazası (İlçesi)’nın İsparit Nahiyesi’nin Nurs Köyü’nde doğdu. 

Babasının adı Mirza (Sufi Mirza Efendi), annesinin adı Nuriye Hanımdır. Nüfus kaydına Said Okur olarak yazılır. Said, ailesinde yedi kardeşin dördüncüsüdür.. Birinci Dünya Harbi’nin ilânı üzerine gönüllü olarak “Alay Kumandanı” adı ile harbe iştirak etmiştir. Bitlis’te Ruslara karşı savaşmış ve esir düşmüştür. 

Esaretten firar ederek, İstanbul’a gelmiştir. 4 Ağustos 1334 (1918) tarihinde, İrâde-i Seniyye ile Dârü’l- Hikmeti’l- İslâmiye azalığına tayin olunmuştur. Türk ve Kürt lisanlarıyla tekellüm ettiği gibi, Arapça ve Farsça da okur yazardı… Bir adet Harp Madalyası’na hâiz bulunuyordu. Dârü’l- Hikmeti’l- İslâmiye’deki azalık müddeti dört sene üç ay devam etmiştir.. İstiklâl Harbi’nde, “Millî Mücadele”ye destek vererek, eserleri ve mücadelesiyle halkın ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin takdirini kazanır. 19 Ocak 1923’te TBMM’de Mebuslara (Milletvekillerine) hitaben 10 maddelik bir Beyanname dağıtır. Beyannamesinde; Milletvekillerinin Namaz ibadeti konusunda hassasiyet göstermeleri, İslami değerlere (“Şeâir-i İslamiyye”ye) sahip çıkmaları, Kur’an’ın emirlerine uymaları, İslam âlemini sömürmek isteyen dış güçlerin oyunlarına (sinsi planlarına) karşı uyanık, tedbirli olmaları, bu konularda gaflete düşerek tembellik göstermemeleri, Müslümanların ve İslam Âlemi’nin güven ve umutlarını boşa çıkarmamalarını tavsiye etmiştir! (Bkz. TBMM Zabıt Ceridesi, c. 24, s. 457/ 19 Ocak 1923.) 1925’ten itibaren, inancı, zulme karşı İslami tavrı, eserleri, İslami tebliğ ve irşad faaliyetleri sebebiyle Bediüzzaman, 30 yıl boyunca sürgün, hapis ve işkence görür! Tek Parti (CHP) İdaresi (“Devr-i Sâbık”) tarafından, Van, Trabzon, İstanbul, Isparta, Eskişehir, Kastamonu, Ankara, Denizli gibi illerde Din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olarak; sürgün, gözetim, hapis ve işkencelere mâruz kalır… “Muhakeme üç seneye yakın bir zaman devam ediyor. Bu üç sene zarfında Üstad o kadar şiddetli zulümlere, o kadar emsalsiz işkencelere maruz kalmıştır ki tarihte hiçbir ilim adamına bu kadar cefa yapılmamıştır. Denizli’de bir ayda çektiği sıkıntıyı, Afyon Hapishanesi’nde bir günde çekmiştir! Kendisine büsbütün kanunsuz muamele yapılmıştır! Hapishanede tam yirmi ay büyük bir koğuşun içinde yalnız bırakılarak, mutlak bir tecrid içinde mahvolmasına intizar olunmuştur!.. Kışın en şiddetli günlerinde hapishane pencerelerinin iki milim buz tuttuğu zamanlarda zehirlenmiştir. İhtiyar haliyle aylarca ıstırab çektirilmiştir! Yatağında bir taraftan bir tarafa dönemeyecek bir hale geldiği zamanlarda bile hizmeti için bir talebesine olsun müsaade edilmemiştir! O korkunç şerait altında kendi kendine ölüp gitmesi beklenmiştir. Böyle ölüm döşeğinde iken fırsat bulup ziyaretine gidebilen bir talebesine şöyle demiştir: ‘-Kardeşlerim! Belki hayatta kalamayacağım. Bütün mevcudiyetim vatan ve millet gençliğinin, âlemi İslâm ve beşeriyetin ebedî refah ve saadeti uğrunda feda olsun!..’ Risale-i Nur Külliyatı’nın yayınında, Başbakan Adnan Menderes’in büyük yardımlarını görmüştür…”

Üstad Said Nursi’nin o veciz, güzel sözlerinden bazılarını hep birlikte okuyalım: 

“Bütün imanlı Müslümanlar, hakiki Mü’minler hiç şüphe etmesinler ki, istikbal İslâm’ındır. Beşeri hakiki saadete sevkedecek, beşerin ıstıraplarına çare bulacak, yalnız İslâmiyettir. Hıristiyanlık hurâfâttan ve tahrifattan sıyrılacak, beşerin fıtrî dini olan İslâmiyet’e sarılacaktır. Yeryüzünde Kur’an, hâkim-i mutlak olacaktır. Hem yalnız mânen, fikren ve ruhen değil, maddeten dahi İslâmiyet istikbâle hükmedecektir…” “İşte Risâle-i Nur’un bu meâldeki cümlelerinin manası budur ki, bu zamanda âile hayatının, dünyevi ve uhrevi saadetinin, kadınlarda ulvî seciyelerin inkişâfı yalnız dâire-i Şeriattaki âdâb-ı İslâmiyye ile olabilir..” 

“-Kardeşlerim! Belki hayatta kalamayacağım. Bütün mevcudiyetim vatan ve millet gençliğinin, âlemi İslâm ve beşeriyetin ebedî refah ve saadeti uğrunda feda olsun!” “Size bilâperva ilân ederim ki; bin canım olsa da imana, Kur’an’a ve âhiretime feda etmeğe hazırım… El bâki, hüvelbâki. Duânıza muhtaç kardeşiniz, Said Nur.” (Sebilürreşad, C.6,S.127,s.21.)

 “Huzur bulur bugün seninle âlem,

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risâle-i Nur!

Sürûr bulur bugün seninle âdem,

Ey bir rahmet-i âlem Risâle-i Nur!

Zındıkaya küfre karşı saldırdın,

Gönüllerden kederleri kaldırdın,

Bizi nurun deryasına daldırdın,

Ey bîçârelere rahmet-i âlem Risâle-i Nur!

Nurdan kanadın, hem sağlam kolun var,

Nurdan senin Hakk’a giden yolun var,

Kabul et bir kemter Feyzi kulun var,

Ey bu asırda rahmet-i âlem Risâle-i Nur!

(Hasan Feyzi)

23 Mart 1960 Çarşamba gecesi (25 Ramazan’da) Dâr-ı Beka’ya irtihal eder. Cenaze Namazı 24 Mart’ta Vali, Belediye Başkanı ve on binlerce Müslümanın katılımıyla, Urfa Ulu Camii’nde kılınarak, Halilürrahman Camii avlusundaki mezarlığa defnedilir. Vefatının 63. yıldönümünde büyük İslâm Âlimi Üstad Bediüzzaman Said Nursi’ye, Allah Teâlâ’dan rahmet niyaz ediyorum. (Ruhuna Fatiha.)

Daha geniş bilgi için bkz.“Bilinmeyen Yönleriyle Üstad Bediüzzaman Said Nursi hayatı, Davası, Mücadelesi.” M. Emin GERGER / Yrd.Doç. Dr. Ramazan TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İstanbul. Kitabı istemek için e-Posta adresi: [email protected] Tel:0532. 522 61 64

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ahmet

Allah razı olsun abi buradan haftada bir ders yapınız secimden soraya bırakın tesettür risalesini.

M. Ali Seyitmahmutlu

Tarihçi-Yazar M. Emin Gerger'i bu önemli ve güzel yazısından dolayı tebrik ediyorum. Selam ve saygılarımla..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23