• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mehmet Emin Gerger
Mehmet Emin Gerger
TÜM YAZILARI

58. vefat yıldönümünde büyük İslâm âlimi Said Nursi

23 Mart 2018
A


Mehmet Emin Gerger İletişim: [email protected]

 

Büyük İslam âlimi ve Millî Mücadele kahramanı Üstad Bediüzzaman Said Nursi (rahmetullahi aleyh), Hicri 1293/Miladi 1877 tarihinde Bitlis ili (Vilayeti)’ne bağlı Hizan Kazası (ilçesi)’nın İsparit Nahiyesi’nin Nurs Köyü’nde doğdu. Babasının adı Mirza (Sufi Mirza Efendi), annesinin adı Nuriye hanımdır. Nüfus kaydına Said Okur olarak yazılır. Said, ailesinde yedi kardeşin dördüncüsüdür.. Birinci Dünya Harbi’nin ilânı üzerine gönüllü olarak “Alay Kumandanı” adı ile harbe iştirak etmiştir. Bitlis’te Ruslara karşı savaşmış ve esir düşmüştür. Esaretten firar ederek, İstanbul’a gelmiştir. 4 Ağustos 1334 (1918) tarihinde, İrâde-i Seniyye ile Dârü’l- Hikmeti’l- İslâmiye azalığına tayin olunmuştur. Türk ve Kürt lisanlarıyla tekellüm ettiği gibi, Arapça ve Farsça da okuryazardı. Bir adet Harp Madalyası’na hâiz bulunuyordu. Dârü’l- Hikmeti’l- İslâmiye’deki azalık müddeti dört sene üç ay devam etmiştir.. İstiklâl Harbi’nde, “Millî Mücadele”ye destek vererek, eserleri ve mücadelesiyle halkın ve TBMM’nin takdirini kazanır..1925’ten itibaren, inancı, zulme karşı İslami tavrı, eserleri, İslami tebliğ ve irşad faaliyetleri sebebiyle Bediüzzaman, 30 yıllık sürgün, hapis ve işkence görür! Tek Parti (CHP) İdaresi (“Devr-i Sâbık”) tarafından, Van, Trabzon, İstanbul, Isparta, Eskişehir, Kastamonu, Ankara, Denizli gibi illerde “Din ve vicdan özgürlüğüne aykırı olarak; sürgün, gözetim, hapis ve işkencelere mâruz kalır… Risale-i Nur Külliyatı”nın yayınında, Başbakan Adnan Menderes’in büyük yardımlarını  görür.. “Muhakeme üç seneye yakın bir zaman devam ediyor. Bu üç sene zarfında Üstad o kadar şiddetli zulümlere, o kadar emsalsiz işkencelere maruz kalmıştır ki tarihte hiçbir ilim adamına bu kadar cefa yapılmamıştır. Denizli’de bir ayda çektiği sıkıntıyı, Afyon Hapishanesi’nde bir günde çekmiştir! Kendisine büsbütün kanunsuz muamele yapılmıştır! Hapishanede tam yirmi ay büyük bir koğuşun içinde yalnız bırakılarak, mutlak bir tecrid içinde mahvolmasına intizar olunmuştur!.. Kışın en şiddetli günlerinde hapishane pencerelerinin iki milim buz tuttuğu zamanlarda zehirlenmiştir. İhtiyar haliyle aylarca ıztırab çektirilmiştir! Yatağında bir taraftan bir tarafa dönemeyecek bir hale geldiği zamanlarda bile hizmeti için bir talebesine olsun müsaade edilmemiştir! O korkunç şerait altında kendi kendine ölüp gitmesi beklenmiştir. Böyle ölüm döşeğinde iken fırsat bulup ziyaretine gidebilen bir talebesine şöyle demiştir: “-Kardeşlerim! Belki hayatta kalamayacağım. Bütün mevcudiyetim vatan ve millet gençliğinin, âlemi İslâm ve beşeriyetin ebedî refah ve saadeti uğrunda feda olsun! Ölürsem dostlarım intikamımı almasınlar. Bu hususa son derece dikkat edilsin.

Üstad’ın hapishaneye gelmesiyle çok müstefid olan mahbuslardan birisi, pencereden Üstad’a selâm verdiği için o masum şahsa: “-Sen Bediüzzaman’a niçin selâm verdin? Neden onun penceresine bakıyorsun? diye dayak atılmıştır!.. Üstadlarının hasta ve çok elim vaziyette olduğu bir zamanda, fırsat bulup görüşmeye çalışan talebeleri falakalara yatırılmıştır! Gerek hapishane dahilinde, gerek haricinde hizmetini yaptırmamak için elden geleni yapmaktan çekinmemişlerdir. Dünyada hiç kimseye yapılmayan zulüm ve işkence ona yapılmıştır. Nihayet Halk Partisi (CHP)’nin can çekiştiği devirde, 20 Eylül 1949 günü hüküm verilmeden ceza müddetini hapishanede tamamlamış bulunduğu için tahliye edilmiştir. Bütün hapishanelerde mahbuslar resmî mesai saatlerinde tahliye edilirken, Afyon Hapishanesi’nde tahliye zamanı bermutad saat onda iken.. Üstad’ı fevkalâde bir tezahürle karşılamaya hazırlanan halkın istikbaline mâni olmak için, şafak vaktiyle sabah namazı arasında hapishaneden tahliye etmişlerdir. Hapishaneden çıktıktan sonra Afyon’da mütevazı bir evde yerleşmiştir… (Sebilürreşad, C.6, S.133, s.118) 

Üstad Said Nursi diyor ki: “Bütün imanlı Müslümanlar, hakiki Mü’minler hiç şüphe etmesinler ki, istikbal İslâm’ındır. Beşeri hakiki saadete sevkedecek, beşerin ıstıraplarına çare bulacak, yalnız İslâmiyet’tir. Hıristiyanlık hurâfâttan ve tahrifattan sıyrılacak, beşerin fıtrî dini olan İslâmiyet’e sarılacaktır. Yeryüzünde Kur’an, hâkim-i mutlak olacaktır. Hem yalnız mânen, fikren ve ruhen değil, maddeten dahi İslâmiyet istikbâle hükmedecektir…” “Bunu size bilâperva ilân ederim ki; bin canım olsa da imana, Kur’an’a ve âhiretime feda etmeye hazırım…”

23 Mart Çarşamba gecesi (25 Ramazan’da) saat: 03.00’da Dâr-ı Beka’ya irtihal ederek, Rabbi’ne kavuşur. Cenaze Namazı 24 Mart’ta vali, belediye başkanı ve onbinlerce Müslümanın katılımıyla, Urfa Ulu Camii’nde kılınarak, Halilürrahman Camii avlusundaki mezarlığa defnedilir. Mekânı Cennet olsun. 

Daha geniş bilgi için bkz. “Bilinmeyen Yönleriyle Üstad Bediüzzaman Said Nursi hayatı, Davası, Mücadelesi.” M. Emin GERGERYrd. Doç. Dr. Ramazan TOPDEMİR, Gerger Yayınları, İst. 

[email protected] Tel: 5325226164

---------------------------------

Taziye: Ömrünü İslâm’a ve Müslümanlara hizmete adayan eski Millî Eğitim Bakanlarımızdan “güzel” Müslüman “Hasan Celal Güzel” de Dâr-ı Beka’ya hicret etti. Allah Teâla’dan rahmet niyaz eder, ailesi ve sevenlerine sabr-ı cemil dilerim. Mekânı cennet olsun. 

 

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23