Kukla kim kuklacı kim senarist kim? Tekmili birden
Ankara’da gerçekte neler olduğunu kim biliyor?
İktidara, onun ötesinde Cumhur İttifakı’na, yani Ak Parti ve MHP’ye bir kumpastan söz ediliyor.
17/25 Aralık benzeri bir polis ve yargı darbesi konuşuluyor.
Kumpasın merkezinde kim ya da kimlerin olduğu elbet ortaya çıkacak.
Konunun, bir mafya örgütü üzerinden birkaç polis müdürünün işgüzarlığından çok öte olduğunu da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ak Parti Grup Toplantısı’ndaki konuşmasından anlıyorum. Erdoğan grupta bu konuları değerlendirirken az ve öz konuştu. Ama öyle bir cümlesi vardı ki... Bana göre Erdoğan her şeyi biliyordu. Neydi o cümle?
TEL AVİV’DE WASHİNGTON’DA
YAZILAN SENARYOLAR
Cumhurbaşkanı: “Kuklayı da kuklacıyı da senaryoyu kimlerin yazdığını da çok iyi biliyoruz” dedi.
Aslında Cumhurbaşkanı’nın bildiklerinin bunların çok ötesinde olduğunu tahmin etmek zor değil.
15 Temmuz Fetö darbe girişiminin ardından Cumhur İttifakı’nı parçalamak için dışardan destekli birçok girişim oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devletin başından uzaklaştırmanın ön şartı olarak Cumhur İttifakı’nın dağılması üzerine çalıştılar. Devlet Bahçeli her seferinde, Cumhur İttifakı’nın bir “beka” ittifakı olduğunu vurgulayarak, kumpasları elinin tersiyle itti. Hatta, MHP Kongresi’nde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a; “Sizi yeni Türk yüzyılının yeni kurtarıcısı olarak görmek istiyoruz” dedi.
Peki Erdoğan’ın bahsettiği; kukla, kuklacı ve senaristler kim?
Kuklaların Türkiye içindeki kullanışlı aparatlar olduğunu tahmin etmek zor değil.
Kim olabilir bu aparatlar?
Fetö’nün kendini gizlemiş elemanları olabileceği gibi, Fetö dışında kullanılmaya müsait Fetövari başka unsurlar da olabilir.
Kuklacıların izini de yine Türkiye içinde aramak gerekiyor.
Kuklacılar kimi siyasi klikler, hâlâ kendini bu ülkenin tek ve gerçek sahibi zanneden vesayet odakları, para babası kimi unsurlar olabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kuklacıları da çok iyi bildiğini düşünüyorum. 22 yıl boyunca Erdoğan’a karşı girişilen her olayda iyot gibi ortaya çıkmadılar mı?
DIŞİŞLERİ BAKANI VE
MİT MÜSTEŞARI İLE TOPLANTI
Senaristin ya da senaristlerin kimler olduğuna gelince.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, skandalın patlak vermesi üzerine hemen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’la toplantı yapması, senaryonun dışarda yazıldığını gösteriyor.
Nerede yazılıyor senaryolar? Diye sorarsanız benim aklıma dört merkez gelir:
Washington, Tel Aviv, Londra ve Paris.
Tel Aviv’in casuslarına son altı ay içinde iki kez operasyon yapıldı. Yakalananlar, başörtülü, cübbeli sakallı tiplerdi. Burası ilginç. Bir cemaat mensubu izlenimi veriyorlardı. Erdoğan son grup konuşmasında; Tel Aviv’in vaat edilmiş topraklar peşinde olduğunu söyledi. Hamas’a bir kez daha sahip çıktı.
Londra, Türkiye’ye çekilen ekonomik operasyonların merkeziydi. İngiltere Birinci Dünyası Savaşı öncesinden bu yana Orta Doğu’daki kimi cemaat ve grupları kontrol altında tutma özelliğiyle de anılır.
Paris; PKK, FETÖ gibi Türkiye’yi bölmeyi, parçalamayı hedefleyen terör örgütlerine verdiği destek ve Türk düşmanlığıyla bilinir.
Washington ve CIA, Erdoğan dönemine kadar TSK ve MİT eliyle Türkiye’yi yönetmeye alışmış süper güç!
İşte size senaristler.
Hem Türkiye’nin ayağa kalkmaması hem diğer Müslüman ülkeleri uyandırmaması adına yazılan senaryoları oynatmak için satın alınan kuklacılar ve kuklacıların satın aldığı kuklalar...







