--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’e İmamoğlu için ne dedi?

Latif Şimşek
Latif Şimşek
13

 

CHP’de halef-selef iki genel başkan geçen hafta bir araya geldi.

Özgür Özel, önce İyi Parti’den, ardından HEDEP’ten kırmızı kartı görünce “VAR” kulübesine koşar gibi soluğu Kılıçdaroğlu’nun yanında aldı.

Özgür Özel, İyi Parti ve HEDEP olmadan, genel başkan sıfatıyla ilk seçiminde ciddi bir yenilgi alacağını düşünüp, Kılıçdaroğlu’na “Abi şimdi ne yapacağız?” demiş olmalı.

Kemal Bey bu telaşlı soruya sizce nasıl yanıt vermiştir?

Mesela; “Dur heyecanlanma! Henüz her şey bitmiş değil” demiş olabilir mi?

“Henüz her şey bitmiş değil” derken, İyi Parti ve HEDEP’in son raddede CHP’nin yanına gelebileceğini, işbirliğine döneceklerini kastetmiş olabilir mi? Zira Kemal Bey, ön kapı-arka kapı işbirliklerinde oldukça tecrübeli bir siyasetçi. İyi Parti ve HEDEP, sözlerini yutup kurulacak masaya oturacaklarsa bunu en iyi Kılıçdaroğlu tahmin edebilir.

Ya da; “Cumhurbaşkanlığına Genel Başkanınız olarak aday oldum. Meğer herkes arkamdan iş çeviriyormuş. Sen de bu fırsatı beklemişsin. Ne haliniz varsa görün” demiş midir? Bunu söylediğini sanmam.

Peki, bu görüşmede, hiç Ekrem İmamoğlu konusu gündeme gelmemiş midir?

Öyle ya! Kemal Kılıçdaroğlu kongrede, salonda Özgür Özel’e ama gerçekte Ekrem İmamoğlu’na karşı kaybetmedi mi?

Kemal Bey’in Özgür Bey’e; “Ekrem İmamoğlu’na da fazla güvenme. Benim ayağımı nasıl kaydırdıysa seninkini haydi haydi kaydırır” diye ikazda bulunmuş olma ihtimali hiç yok mudur?

Mesela; Ekrem İmamoğlu’nun, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, sürekli Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu yok sayıp, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’le işbirliği yapmasını, ötesinde Kılıçdaroğlu’nun Almanya’da olduğu gün (o güne nasıl denk geldiği hâlâ tartışılıyor) Akşener’le mitinge çıkmasını Kılıçdaroğlu’nun unutması mümkün mü?

Özgür Özel ile yaptığı abi-kardeş görüşmesinde tüm bunları hatırlatarak, partisine zarar gelmemesi adına bile olsa bu konulara girilmemiş olması düşünülebilir mi?

Muharrem İnce ile seçim pazarlıkları yapan, Ekrem İmamoğlu, şimdiden CHP Genel Başkanı gibi davranıyor. İmamoğlu’nun seçim görüşmeleri CHP’de sanıldığından çok daha fazla fırtına kopardı. Ama İmamoğlu PM’de çoğunluğun desteğini aldığı için şimdilik bu fırtına içe doğru esiyor. Ama seçim sathı mailine girildikçe, rüzgârın yönü değişebilir.

Özgür Özel görüşmesi, Kılıçdaroğlu’nun Ankara’da açtığı ofiste gerçekleşti.

Sahi ne oldu da Kemal Bey birdenbire, Ankara’da bir ofis açmaya karar verdi?

Siyaseti iyi okuyanlar, eski bir genel başkanın laf olsun diye ofis açmayacağını iyi bilir. Kemal Bey hem yerel seçim, hem de onunun ardından CHP’deki muhtemel bir olağanüstü kurultay sürecini bu ofisten yönetecek.

İnsanın aklına geliyor ve sormadan da edemiyor:

“Kemal Bey tekrar genel başkanlığa aday olmayı düşünüyor mu?”

Kılıçdaroğlu’nun stratejisi şu: “Ben çıkıp aday olmam. Ama Parti’den bir talep gelirse, CHP tabanından bir tazyik olursa, beni aday gösterirlerse olurum.”

Kılıçdaroğlu son kurultay öncesi de bunu söylemişti: “Ben çıkıp ‘adayım’ demem” demişti. Ancak partililer elbette ki onu aday gösterince, yarışta yerini almıştı. Zaten siyasetten elini-ayağını çekmeyeceğini Ankara’da ofis açarak ortaya koymuş olmadı mı?

İyi Parti GİK kararıyla CHP’ye kapıları tamamen kapadı mı?

Sayın Akşener 6’lı masadan kalkıp tekrar oturmasıyla ilgili; “Bana ‘Altılı Masa’dan git’ dediler, gittim. Sonra partideki arkadaşlarım (Üç kişi hariç) ‘tekrar otur’ dediler, oturdum” diyor. Acaba, İyi Parti GİK, Sayın Akşener’e, bir kez daha “masaya otur” der mi? Derse, Meral Hanım CHP ile masaya oturur mu?

Bu ihtimal artık “yok” denecek kadar zayıf ama siyasette nelere tanık olmadık ki?

Artık İyi Parti de HEDEP de, CHP’nin yedeğinde dolaşan, “partimsi” muamelesi gören, siyasi oluşum yerine, ayaklarının üstünde durarak kendi yağlarıyla kavrulmak istiyor. İttifakların içinde görünmez olan oy oranları ve seçmenleriyle yüzleşmeye kararlılar. 

 

Latif Şimşek Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle