• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Sahibini arayan teklifler

18 Mayıs 2024
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

 

- İnsanları, mensubu oldukları din sebebiyle yargılamayınız. Çünkü doğuştan din tercihi insanın elinde değildir. Ezeli takdir kimin hangi dine mensup olmasını takdir etmişse iş öyle gerçekleşir. Aynı kural ırklar için de geçerlidir.

- Ticaretinizi yaygınlaştırın; fakat hiçbir zaman tekelcilik yapmayın. Tekelcilik vicdanın kabul edebileceği bir davranış veya ticaret şekli değildir.

- Daima sevgi dilini kullanın. Başkasına hep dinin kolaylıklarını, kolay yanlarını teklif edin. İsterseniz kendiniz azimetle yaşayın. Fakat güzel örnek olmanın dışında azimete davet etmeyin.

- Allah ile olan irtibatınızı, insanların size olan davranışlarıyla test edin. Beklentiniz olmadığı halde saygı, sevgi, hürmet görüyorsanız bu iyiye işarettir. Yolunuza öylece devam edin. Aksi davranışlar görüyorsanız, tövbe ve istiğfarla kendinize gelin.

- İnsanlarla, özellikle yakın çevrenizle küçük bir şey dahi olsa hediyeleşin. Hediyeleşmek kalplerde sevgi oluşturur. Hediyenin maddi değil manevi değeri büyüktür.

- Affedici olun. Fakat siz, sizi af isteyecek duruma düşürecek her türlü davranıştan kaçının.

- Sırat-ı müstakim tektir. O da bize Rabbimizin Kur’an’da tarif ettiği yoldur. Bu yol, nebiler, sıddikler, şehitler ve salih kullar tarafından temsil edilir. İnsanlar bu dört sınıfı rehber edinir, örnek alırlarsa bu yolda yürürler. Zaten ümmeti birleştirecek de hepsinin aynı yolda yürümesidir. Sırat-ı müstakim dışında birleştirici, toplayıcı ve doğru hedefe götürücü başka bir yol yoktur. Sırat-ı müstakim dışındaki yollar ittifaka değil ihtilafa ve tefrikaya sebep olurlar.  

- Edep ve terbiyenin yeniden inşa edilmesi şarttır. Bu da ancak insanca ve Müslümanca yaşamakla mümkündür. Sözlü ve yazılı tebliğden çok hal diliyle konuşmak elzemdir. Üsvey-i hasene/ güzel örnek olmak her türlü sözlü ve yazılı beyanda bulunmaktan daha tesirlidir. İşe, herkesin kendinden başlaması gerekir. Sonra tebliğ aile fertlerine sonra da sırayla en yakın olanlara taşınmalıdır. Herkes bu usulle tebliğde bulunursa hem kalıcı hem de tesirli bir icraatta bulunmuş olur.

- İman esaslarında tahşidat yapmak/ ısrarla ve devamlı iman esaslarıyla meşguliyeti gündemimizde tutmak hava kadar, su kadar büyük ihtiyaçtır. İman noktasında sürekli yeni ve zinde kalabilmenin yolu, tefekkür ve tedebbür kurallarına uygun olarak Kur’an’ı ve kâinat kitabını okumak, iman esaslarını konu edinen Kur’anî yorumları bu niyet ve düşünceyle mütalaa etmektir. İmandan beslenmeyen ahlak köksüz ağaca benzer; kurumaya mahkûmdur. Veya temelsiz bina gibidir, en küçük sarsıntıda yerle bir olur, yıkılır gider.

- Zorluklar, kolaylıkların ikiz kardeşleridir. Beraber doğar, beraber yaşar, beraber ölürler. Bu iki zıt hal biri diğeri olmadan olmaz. Onun içindir ki Kur’an’da tekrar da edilerek “Muhakkak ki zorlukla beraber kolaylık vardır” (İnşirah, 5-6) buyrulmuştur. Zorluğu istememek kolaylığı istememekle eşdeğerdir.  

- Hz. İbrahim’in elinde dirilen dört kuş, insanda olup başka varlıklarda bulunmayan ve benliğimizde diriltilmesi gereken dört fıtri haslete tekabül eder.

Bunlar, hayâ, kanaat, hürriyet ve akıbeti düşünmek hasletleridir. Hayâ, insandaki utanma duygusudur. Kanaat, dünyevi hırslardan, ihtiraslardan arınarak ihtiyaç miktarıyla yetinmek, geri kalanları infak ile başkalarıyla paylaşmaktır. Hürriyet, her türlü nefsani arzu ve isteklerin esaretinden, her türlü kötü alışkanlıkların bağımlısı olmaktan kurtulmaktır. Akıbeti düşünmek, her söz, fiil ve davranışın sonucunu baştan düşünerek yapmak, sorumluluk bilincine sahip olmaktır. Bu dört haslet dirilmeden bireylerin insan olması mümkün olmadığı gibi toplumların da insani bir toplum olması mümkün değildir.

- Önce ittifak-ı ümmet sonra İttihad-ı İslam daha sonra da hakimiyet-i İslam dönemleri aşamalı olarak gerçekleştirilmelidir. İttifak-ı ümmet olmadıkça İttihad-ı İslam’dan o da olmadıkça Hakimiyet-i İslam’dan bahis açılamaz. Ümmetin ittifakı sivil çalışmalarla vücut bulur. İttihad-ı İslam devletler eliyle gerçekleşir. Hakimiyet-i İslam, insanların fevç fevç İslam’a dehalet edecekleri dönemin adıdır. Bu da ancak İslam’ın kutsi cazibesinin aynı oranda güçlü Müslümanlarca temsil edilmesiyle mümkündür. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ebulvakt

Söz konusu teklifleri sahiplenerek onlara muhatap olmak ve de gerekenleri hakkıyla yerine getirmek ne büyük saadet. Onlara şimdiden müjdeler olsun.

Ümmet

Ümmet bilincini pratiğe dökmenin yolu, özellikle son paragrafta anlatılan ittifakı ümmet, ittihadı islam, hakimiyeti islam süreçlerine riayettir. Düşmanlarımız bizi bu süreçleri bir bir yıkarak mağlup ettiler. Kuyuya nerden düşünmüşse çıkış yolu da orasıdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23