• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Rezalet…

14 Şubat 2026
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Rezalet…

LATİF ERDOĞAN

Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin ant içme töreninde CHP’li milletvekillerinin  töreni engellemek amacıyla kürsüyü işgal girişimleri ve ardından yaşanan arbede kelimenin tam anlamıyla rezalettir; bu ülkeyi medya aracılığı ile bütün dünyaya rezil etmek demektir.

 Aynı zamanda CHP zihniyetinin siyaseten iflasının, yapacağı bütün icraatın kaba kuvvet kullanmak olduğunun bir göstergesidir. Bunlar devlet gücünü de ellerine alabilirlerse bu millete nasıl kök söktüreceklerini de bu vesile ile belgelemiş oldular.

AK Partili milletvekillerinin kendi bakanlarına sahip çıkmak adına onların etraflarında kenetlenmeleri ise takdire şayan bir karşı hamledir. Birlik ve beraberliğin nasıl bir güce dönüşebileceğinin resmidir.


CHP şimdiki haliyle her türlü yolsuzluk, rüşvet, irtikap, fuhuş, uyuşturucu gibi toplumu derinden sarsan yıkıcı faaliyetlerin öznesi bir adrese dönüşmüştür. Bu kötü görüntüden kurtulmanın çaresi kalıcı bir özeleştiri olmasına rağmen onlar, kendilerini ve kendilerine bel bağlamış seçmenlerini oyalamanın, kandırmanın peşindedirler. Fakat ne yapsalar nafile. Görünen köy kılavuz istemez. Mızrak çuvala sığmaz.

Özgür Özel, istidadıyla değil mürailiği sebebiyle başarılı bir ikinci, üçüncü adam iken çok kötü bir birinci adam oldu. İmamoğlu’nun gölgesinden bir türlü çıkamadı. Sürekli onun fitne ateşine odun taşıdı durdu. Halbuki ilk jestini adaletten ve yargıdan yana kullansaydı şimdiye kadar sergilediği pespaye hallere düşmez, belki partisini bir adım daha ileri götürebilirdi. Özgür Özel icraatıyla kendisini ve partisini tamamen lüzumsuz hale getirdi. Bu da bir başarıysa gerçekten bunu iyi başardı. 



İktidarın iyi- kötü, doğru- yanlış ayırımı yapmadan her türlü icraatını ret etmeye kilitlenmiş demode bir politik anlayışın ne kendine ne de topluma bir faydası olmaz, olamaz. Sokakta sıradan bir çocuğa sorsanız onaylamamakla cevabını doğru olarak verebileceği bu sakim anlayışta ısrar elbette cehalet kaynaklı değil belli bir maksat içindir.

O kirli maksat ülkeyi kaosa sürüklemek, insanları birbirine düşürmek, ülkenin menfaatlerini frenlemek, her türlü açılım ve atılımın önüne set çekmek, ülkeyi ekonomik ve teknolojik bağlamda kolonileştirmektir.   

Özgür Özel, ülkesini başka ülkelere şikayet eden bir siyasi figür olarak da milli hafızaya kaydedilmiş bulunuyor. Basiretsiz, ferasetsiz, salt şeytani dürtülerin insiyakında yürütmeye çalıştığı faaliyetleri ise zahirde başarı gibi görünse de sadece bir kısır döngüdür. Yarını olmayan gayretçikler kabilindendir.


Bu milletin dinine, diyanetine, örfüne, adetine, her türlü değer ve kıymetine cibilli düşman bir zihniyetin asla iktidar yüzü göremeyeceği kesindir. CHP iktidar olmayı gerçekten istiyorsa ciddi bir özeleştiri yapmayı, kendisiyle yüzleşmeye cesaret etmeyi denemelidir. Eski çamlar bardak oldu, köprülerin altından çok sular aktı, onlar hâlâ gördükleri yalan rüyanın yorumuyla oyalanıyorlar.


Aziz dostlar, Şehr-i Ramazan’a şurada günler kaldı. O mübarek ayın her türlü feyiz ve bereketinden istifade edebilmek için ciddi bir niyet hazırlığı yapmalıyız. Niyet, diyorum, çünkü insan güzel niyetini herhangi bir arıza sebebiyle gerçekleştiremese de aynen o işi yapmış gibi olur. Hatta Peygamber Efendimiz, müminin niyeti amelinden daha hayırlıdır, buyurur.  

İnsanın ameli eksik olabilir, kusurlu olabilir. Fakat niyette böylesi arızalar söz konusu değildir. İyi niyet zatında iyi, kötü niyet zatında kötüdür. Dolayısıyla bunların birbirini etkilemesi, niyetin birazı kötü, birazı iyi olması düşünülemez. Bu sebeple de insanın iyi niyeti, içinde eksik ve kusurun bulunması muhtemel ve mümkün olan amelinden daha hayırlı olmuş olur.


Yine Efendimiz, ameller niyetlere göredir, buyurarak niyetin önemine ve amelin ruhu olduğuna işarette bulunurlar. Hadisin devamında hicret gibi çok önemli bir konuya değinilir ve “kimin hicreti Allah ve Resulü içinse hicreti Allah ve resulü içindir. Kimin de hicreti elde edeceği bir dünyalık veya nikahlanacağı bir kadınsa onun hicreti de onlaradır” denilir.

Niyet, namazı namaz, orucu oruç, haccı hac, zekatı zekat yapan iksirdir. Niyetsiz yapılan ibadetler ibadet olmaktan çıkar sadece kuru birer eyleme dönüşürler. Bu sebeple de halis niyet en az ibadetin bütünü kadar değerlidir.

Bediüzzaman Hazretleri, kırk sene ömrümde, otuz sene tahsilimde yalnız dört kelime ile dört kelam öğrendim, der. Ve niyeti öğrendiği dört kelimeden biri olarak sayar. Diğerleri, mana-yı ismi, mana-yı harfi ve nazardır.


Amelin ruhu niyet olduğu gibi niyetin ruhu da ihlastır. Yani, yapılan her işi Allah’ın rızası için yapmaktır. Böylesi bir niyet sıradan eylemlerimizi bile ibadete çevirir. Yeme, içme, yatma, uyuma, okuma gibi… Halbuki kötü niyet ibadeti harama kalp eder. Riya için kılınan namaz, cömert desinler diye yapılan infak, cesur desinler diye harbe iştirak gibi…


Allah niyetimizi halis eylesin ve Ramazan-ı şerifin her türlü feyzinden, bereketinden istifadeye muvaffak kılsın. 

Amin. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Sadık Şakirt

Kur’an’ın muhlis talebesidir O (Latif Erdoğan) O, Risale i Nur un kahraman ve sadık bir şakirdidir. Allah CC O’nun gözlerini açmış fitnebaşının (F.G.) hakikatını göstermiştir. Elhamdülillah.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23