• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
TÜM YAZILARI

Bu savaşın düşündürdükleri

07 Mart 2026
A


Latif Erdoğan İletişim: [email protected]

Bu savaşın düşündürdükleri

LATİF ERDOĞAN

Amerika- İsrail- İran savaşı, klasik anlamda bir savaş olmanın ötesinde mesajlar içeriyor.  İnsanlığın bitiş ve tükenişini bir filim seyreder gibi izliyoruz. Farkında mıyız, tükenen, biten bizleriz. Yani bütün insanlık.

Hiçbir değer ve kıymetin, hiçbir kanun ve nizamın hiçbir anlam ifade etmediği; disiplin ve teamüllerin yerlerde süründüğü böylesi bir dönemi bir başka insanlık çağı yaşamış mıdır, yaşamamış mıdır, bilmem ama; yaşanılanlar bana çok ürkütücü geliyor.

İnsani değerlerin bütünü bir tek değerde toplanılmak istense herhalde o değer “emanet” olurdu. İşte o değeri kaybettiğimizi haykırmak istiyorum.


Evet, “Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik, ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi. Kuşkusuz insan çok zalim, çok cahildir.” (Ahzab, 72) ayetinde anlatılan, emaneti kaybettik.

O emanet ki, onunla insan kendi aidiyetini idrak eder kulluğa uyanır. O emanet ki, onunla hayat rastgele bir süreç olmaktan çıkar sorumluluk yüklü bir yürüyüş olur. O emanet ki, dünyayı sahip olunan bir meta olmaktan çıkarır, insanın imtihan alanı haline getirir. Bize verilen her dünyalık imtihan vesilesi bir emanettir. O emanet ki, onunla din emaneti doğru taşımanın adı olur.


Tevhid, emanetin sahibini tanıtmaktır. İbadet emaneti doğru taşımanın ritmi ve bağlılık disiplinidir. Ahlak emanetin iç kalitesidir. Adalet, emanetin toplumsal formudur. Ahiret emanetin hesabı ve teslim günüdür.


Beşeri bütün ilişkilerde, ahitlerde, anlaşmalarda başat kavram yine emanettir. Aile hayatı emanet üzerine kurulur, emanetle varlığını sürdürür. Uluslararası bütün ahitler ve anlaşmalar aynı değerle hayata geçirilir, aynı değerle fonksiyonlarını eda ederler.

Emanetin yitirilmesi cemiyet hayatını kıyamet boşluğuna sürükler. Kimsenin kimseye güveninin kalmadığı yerde hiçbir pozitif ilişkiden söz edilemez. Sosyal hayat durur. Bu sebepledir ki Efendimiz, “Emanet kaybedildiğinde kıyameti bekleyin” buyurur.

 Amerika- İsrail stratejisi ve tarihi çok önceden belirlenmiş bir oyunu devreye sokarak, İran’ı bir açmazın çemberine sıkıştırmış bulunuyor. Verilemeyecek tavizler isteyerek müzakereleri devre dışı bırakıp kaba gücün baskısıyla İran’ı çökertmek ve İran’a çökmek istiyor.


Bu meyanda İran da akıl tutulmasına benzer bir panikle hiç yapmaması gereken hamleler yapıyor; oralardaki Amerikan üslerini gerekçe göstererek Müslüman ülkelere saldırılar gerçekleştiriyor. Hatta bindiği dalı kesme anlamında bir densizlikle bize; her türlü tarihi bağı inkar anlamında bir çılgınlıkla Azerbaycan’a füze atıyor.


Amerika, aynı anda aralarında dini lider Ali Hamaney’in de bulunduğu 48 üst düzey kurmayı toplantı halindeyken vuruyor, hepsini katlediyor. Bu da bize İran’ın nasıl bir iç ihanete maruz bırakıldığını gösteriyor.

İran bugüne kadar içindeki hainlerin geliştirdiği yanlış siyasetin bedelini ödüyor. Fakat bedeli yine masumlar ödüyor. Böylesi anlarda bize düşen, masum kitlenin elinden tutmaktır. Onlar bizim din kardeşlerimizdir; ve şu anda çok büyük bir zulme maruzdurlar.    

Şüphe yok ki İran içindeki bu hain yapı Amerika- İsrail anlaşmasında üçüncü bir figüran ortak olarak bu zulmün tam ortasında yer almakta ve bütün Ortadoğu’yu bir büyük savaşın içine çekmeye çalışmaktadırlar. Türkiye olarak böylesi bir oyuna karşı tedbirli olduğumuz açıktır; başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün devlet birimlerimiz her türlü senaryoya mukabele edebilecek kararlılık ve donanıma sahiptir.


Deha derecesinde bir strateji ustası olan Bediüzzaman, “Ben tokadımı Antranik’le beraber Enver’e, Venizelos ile birlikte Said Halim’e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir” der. Böylece bize bir ölçü getirir. Düşmanla birlik olup dosta vurmak sefilliktir, alçaklıktır. Dosta uyarı ve ikaz yapılacaksa bu ayrı bir zamanda, ayrı bir platformda yapılmalıdır.

Bugün İran aleyhinde bulunmak, zalim Amerika ve İsrail’e yardım etmek, destek olmak anlamına gelir. Onların zulmüne ve zalimliğine taraftar olmak ise insanlığını kaybetmek derecesinde bir düşkünlüktür.


Günümüzde savaş çıkarmanın, savaş başlatmanın hiçbir vicdani mazereti yoktur. Çünkü kullanılan silahlar sebebiyle her iki taraftan da binlerce masumun, binlerce kadın ve çocuğun bu savaşlardan zarar göreceği açıktır. Nitekim de öyle olmaktadır.  

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23