--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İlişkilerde bağlanalım “bağımlı” olmayalım

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut

Murat bey, 40 yaşında üniversite mezunu, özel bir okulda öğretmenlik yapan bir beydi. Kendinden iki yaş küçük kız kardeşi vardı. Murat beyin babası, danışanım 15 yaşındayken eşini terk edip gitmişti. Şimdilerde bir başka bayanla evliydi ve bir erkek çocuğu bulunmaktaydı. Ancak danışanımın babası, kendisini ve kız kardeşini pek arayıp sormuyordu. Ancak işi düşünce veya hastalansa çocuklarını arayıp yardım istiyordu. Murat beyin annesi Sevim hanım da kızlarının babalarıyla görüşmesini pek istemiyordu. Çünkü halen kocasına çok kızgındı, kocasının kendine yapmış olduğu haksızlıkları bir türlü unutamıyordu. Depresyon hastasıydı ve yıllardır tedavi görüyordu.

Murat bey, işinde başarılı, sosyal, konuşkan, çevresi tarafından sevilen adamdı. Ta ki aşık oldum dediği o hanımla karşılaşıncaya dek... Murat beyin şimdiye kadar pek çok görüşmeleri olmuştu ancak, o bir türlü istediği seveceği uygun bir eş adayını bulamamıştı. Kafası kaygılarla doluydu, “artık evlenemeyeceğim galiba” diye olumsuz şekilde düşünüyordu. Derken bir gün hasta olduğu için işe gidememişti. Ne yapsam da kendimi oyalasam diye düşünürken internet aklına geldi. Geçen gün iki erkek arkadaşından duymuştu: “İnternette evlilik amaçlı siteler” varmış, bazı kişiler oradan kısmetini bulup evleniyormuş. “Ben de bir bakayım belki orada eş adayımı bulurum” diye düşünmüştü. Neyse birkaç siteye baktıktan sonra içlerinden en uygununu seçti ve siteye kayıt oldu. Birkaç saat sonra kendisine arkadaşlık teklifleri gelmeye başlamıştı. İşte Dilek hanım ile tanışması bu yolla oldu Murat beyin....

Murat bey ve Dilek hanım siteden birkaç kez yazıştıktan sonra buluşmaya karar verdiler. Murat bey, Dilek ile tanıştığı gün ona aşık oldu. Dilek hanım çok güzel, kültürlü, sempatik, eşinden boşanmış bir bayandı. Bir kızı vardı ve çocuğunun velayeti eski eşindeydi. Dilek hanım, aslında İstanbul’da değil, başka bir şehirde yaşıyordu. Dilek hanım, danışanımı günde 4-5 kez arıyor, ona güzel sözler söylüyordu. Murat bey her geçen gün bu hoş hanıma daha da bağlanıyordu. Danışanım, meseleyi ailesine de açtı. Aile oğullarının boşanmış bir bayanla evlenmelerini istemiyordu. Bu nedenle başta karşı çıktılar ama, sonra razı oldular. Ama Dilek hanım, sonraları Murat beyi pek arayıp sormaz oldu, çünkü başka eş adaylarıyla da görüşüyordu. Murat beyi elinde garanti olarak görüyordu. Danışanım, bir şekilde Dilek hanımın başka kişilerle de görüştüğünü onu önemsemediğini anladı. Ancak bütün bunlar onu Dilek hanımın  sevgisinden vazgeçirmedi. Kendisi çok iyi biliyordu ki: “Bu hanımla evlensem de mutlu olamayacağım.” Ancak onun yanlış birisi olduğunu bilmesine rağmen, ondan vazgeçemiyordu. Dilek hanım, artık danışanımın telefonlarına, maillerine de cevap vermiyordu. Murat bey  ciddi olarak intiharı düşünmeye başladı, uykuları düzensizleşti, iş verimi düştü, hayattan zevk almaz hale geldi. Tek çabası sevdiğine kavuşmaktı, bunun için her yolu deniyordu. Daha sonra annesinin ısrarıyla psikoterapi görmeye bana geldi. Murat beye bilişsel davranışçı terapi ve EMDR travma psikoterapisi uygulandı. Yaklaşık 7 seans sonunda Murat bey, özgüven sorunlarını çözdü ve yeni ilişkilerinde nasıl bağımlı olmadan sevebileceğini, mutlu olabileceğini öğrendi.

Değerli okuyucular; bazı ilişkilerde kişiler partnerine bağımlı olma davranışı gösterirler. Özgüveni eksik ve partnerini kendinden daha üstün gören kişilerde rastladığımız bu sorunun kökeni ilk çocukluk dönemindeki anne-çocuk arasında kurulan güvenli-güvensiz bağlanma ile ilişkilidir. Bu dönemde sağlam güvenli bağlar geliştirip, annenin her koşulda kendini seveceğine ve terk etmeyeceğine inanan çocuk yetişkinlikte daha bağımsız sağlıklı bir ilişki yaşar. Bunu tersi durumda bağımlı kişilik yapısı gelişir.

Bağlılık ve bağımlılık arasında fark var; ilişkide bağlılık bir kişiye özgürce sevgi, saygı, yakınlık duymak ve yakınlık göstermek demektir. Bağımlılık ise, başka bir kişiye bağlı olmak, muhtaç olmak, özgür olmamak demektir. Bağımlı kişi, eşini veya partnerini kendi gölgesine almak, burada tutmak ister. Kişi beynini, “O benim her şeyim, ben onsuz yapamam, onsuz olmayı hayal bile edemiyorum” gibi yanlış düşüncelerle doldururken, bir taraftan da yaşadığı ilişkinin bitmemesi için mükemmel sevgili, eş olmak, karşı tarafın her türlü beklentisini karşılamak, ona asla hayır diyememek, her anını doldurarak muhtaç olmasını sağlamak isteyerek, kendi varlığından bile vazgeçebilir. Karşı tarafın kendisini ihmal etmesine, onu aldatmasına, onu rencide etmesine, fiziksel şiddet uygulamasına rağmen onu terk edemez. Ondan biraz ayrı kalsa dünyanın sonu gelmiş gibi hisseder.

Bu bağımlı özellikler kişide öyle yoğun hale gelir ki o zaman da bu kişilerin “Bağımlı kişilik bozukluğu” tanısı almalarına neden olur. Bağımlı kişilik bozukluğu yaşayan kişilerde görülen ortak özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

Başkalarından bol miktarda öğüt ve destek almazsa gündelik kararlarını vermekte güçlük çekerler. Desteğini yitireceği korkusuyla başkalarıyla aynı görüşü paylaşmadığını söylemekte zorlanır. Yaşamının çoğu alanında sorumluluk almak için başkalarına gereksinme duyar. Başkalarının bakım ve desteğini sağlamak için hoş olmayan şeyleri yapmayı isteyecek kadar aşırıya giderler. Tek başına kaldığında kendini rahatsız, çaresiz hisseder. Yakın bir ilişki sonlandığında, derhal başka bir ilişki arayışına girer.

Değerli okuyucularım; bu konuyla ilgili bir kitapta okuduğum “Ya baki, entel baki, ya baki entel baki” cümlesini çok iyi anlamalıyız ve yaşamımıza uyarlamalıyız. Ne demek bu iki cümle; “Baki olan yalnız sensin. Senden gayri her şeyin elbet sonu vardır, elbet yok olacaktır, elbet bizi terk edeceklerdir.” Ne kadar güzel bir ifade değil mi? Yani, Allah’ın bize verdiği evlat, sevgili, eş, mal gibi nimetler bir gün bizi terk edebilir. Onlar bize birer hediyedir. Yani onların mülkü bize ait değildir, ya ölüp elimizden gideceklerdir, ya da bizi terk edeceklerdir. O zaman fani olan şeylere niçin bu kadar bağlanıyoruz, hatta bağımlı hale geliyoruz?

Tek ve gerçek sevgilimiz olan Rabbim’e layık birer  kul olabilmeniz duasıyla....

PSİKOTERAPİST DNŞ TEL: 05064017991

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle