--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ergenlik ve boşanma krizi

Kıvanç Tığlı Bulut
Kıvanç Tığlı Bulut

Sevgi, 15 yaşında bir genç kızdır ve sergilediği olumsuz davranışlar nedeniyle psikolojik danışma seansına yönlendirilmiştir. Anne ve babası danışanım 8 yaşındayken boşanmışlardır, bir erkek kardeşi vardır. Danışma seansına gelme nedenleri olarak; Sevgi’nin olgun olmayan davranışlar sergilediği, yalan söylediği, annesinin cebinden para çaldığı, öz saygısının düşük olduğu belirtilmiştir. Sevgi seansa kendi isteği üzerine gelmiştir. Danışanım ile ilk seansta kendisinin ailesini temsil eden minyatür hayvanları kullanarak ailesiyle, geçmiş ve şimdiki ilişkilerini konuşmaya başladık. Bu çalışmadan şu sonuçlar çıktı; Sevgi anne babasının evliliklerinin bozulmasının sorumlusu olarak kendisini görmektedir. Sevgi’nin erken çocukluk yılları tam bir travma dizisi halinde geçmiştir. Anne ve babasının sıkça ayrılıklar yaşaması, danışanımın her seferinde anne veya babasından biriyle yaşamak zorunda kalması ile sonuçlanmıştır. Ayrıca Sevgi, her iki ebeveyni tarafından istenmeyen çocuk olduğuna inanmaktadır ve ona göre anne babası kardeşlerini tercih etmişlerdir. Sevgi annesini güvenilir bulmamakta, ancak babasıyla daha yakın ilişkiler kurma isteğindedir. Anne, sürekli kızını babaya söylemekle tehdit etmektedir. Bu da danışanımda annesine karşı büyük bir öfke duymasına neden olmaktadır. 

Sevgi’nin sosyal çevresini, güç destek bulabileceği kaynaklarını belirlemek için yapılan başka bir çalışmayla da; Danışanım çevresindeki arkadaşlarıyla çok yüzeysel bir ilişki kurduğunu ve güvenebileceği sıkıntılarını paylaşabileceği yakın dostunun olmadığını fark etmiştir. En önemlisi de arkadaşlarına karşı çok fedakarca davranmakta, ancak onlardan karşılığını göremedikçe hayal kırıklığına uğramaktadır. Danışanımın ders başarısı çok iyi olduğu ve yüksek bir zekaya sahip olduğu için de öğretmenleri tarafından gözde bir öğrenci olması, arkadaşları arasında fesatlığa sebep olmaktadır. 

Bir sonraki seansta Sevgi’ye “Rorschach testi” uygulanmıştır. Bu testin sonuçlarından sıralayacağım bulgular bulunmuştur;
  Yıkıcı dürtülerin yoğun şekilde konulduğu kartlarda, yanıtların sürekli olarak “ölüm dürtüsü” etrafında döndüğü dikkati çekmekteydi. Yanıtlarda saldırgan nitelikli hareket yanıtları, danışanın kendine yönelik zarar verme davranışlarını da açıklar özellikteydi. Verdiği yanıtlarda yoğun kaygı, sıkıntı ve yetersizlik duyguları yaşadığı anlaşılan danışanın bu duygularla baş edemediği ve bunun sonucunda saldırgan dürtülerin ve ölüm dürtüsüne ait yanıtların ortaya çıktığı görülmekteydi.. Test sonuçları danışanım ve ailesiyle paylaşılmıştır. 

Danışanıma yaklaşık 10 seanslık bir psikoterapi uygulanmış ve geçmişle ilgili olumsuz anıları EMDR tekniği ile çalışılmıştır. 

Değerli okuyucular, Anne ve babasının boşanması, her çocukta duygusal ve davranışsal sorunlara neden olur. Ancak, anne ve babası boşanmış çocukların üçte birinde boşanmanın olumsuz etkileri, hayat boyu sürebilir. Boşanmanın hayat boyu süren etkileri genelde; topluma uyum sağlayamamak, depresyon ve özgüven kaybıdır. Boşanmadan uzun süreli etkilenenler, genelde ebeveynleri gibi uzun süreli evlilik sürdüremezler.
   Öte yandan her çocuk boşanmadan eşit olarak etkilenmez. Örneğin erkek çocuklar kızlardan fazla etkilenirler. Erkek çocukta hırçınlık, saldırganlık görülebilir. Ayrıca 7-12 yaş çocuklarının okul başarısı olumsuz olarak etkilenir. Daha büyük çocuklar, boşanmaya engel olabileceklerini düşünürler. Bir taraftan boşanmaya engel olmaya çabalarken, diğer yandan derin bir üzüntü içinde ebeveynine kızgın, öfkeli ve eleştirel davranırlar. Bir kısmı her iki ebeveynden de uzaklaşır.
   Boşanmanın çocuklar üzerindeki etkisini azaltmak için, anne ve baba aralarındaki anlaşmazlığı çocuklara yansıtmaktan vazgeçmelidir. Boşanmadan sorumlu kişinin diğer ebeveyn olduğuna çocuğu inandırmak çabası ile, ebeveynlerin birbirlerini çocuğa şikâyet etmeleri doğru değildir. Çocukların uyumunda bir başka önemli faktör de destek sistemleri… Eğer çocuğun hayatında ilişkisinin iyi olduğu başka yetişkinler varsa, bu kişiler anne – babanın duygusal anlamda pek verici olamadıkları ortamlarda bu boşluğu doldurabiliyorlar. Ayrılıktan sonra, anne ve baba arasındaki ilişki de çocuğun uyumunda etkili. Çocuk, anne ve babasının diyaloglarının bozulmadığını ya da en azından kendisiyle ilgili olarak konuşmaya devam ettiklerini mutlaka görmeli ve hissetmeli. Bu onun güven duygusunun zedelenmemesi açısından çok önemli. En önemlisi de çocuk birlikte yaşamadığı ebeveynle düzenli olarak görüşmeli. Burada önemli olan faktör, görüşme sıklığı değil, görüşmenin çocuk tarafından önceden bilinmesi ve tahmin edilebilir olması. Aniden yapılan değişiklikler, tutulamayan sözler çocuk açısından büyük hayal kırıklığına neden oluyor ve bunların telafisi mümkün olmayabiliyor.
   Ayrıca, ergenlik dönemindeki gençlerin sorunlarını aşırı derecede büyüterek genci devamlı kontrol altında tutmaya çalışmak, gereksiz müdahalelerde bulunmak son derece yanlıştır, bazı şeyler görmezden gelinmelidir. 

Bu konuyla ilgili Necip Fazıl ne güzel demiştir;
“Biricik selamet yolu tarihte,
‘Sormayın, görmeyin, geçin’den gelir”

Gençlerimizi boşanmanın negatif etkilerinden koruyabilmeniz duasıyla Allah’a emanet olunuz. 

PSİKOTERAPİST

DNŞ TEL: 0212 503 79 95-0 506 401 79 91

Kıvanç Tığlı Bulut Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle