Siyaset Yelpazesi Kayyımlarla Ne Kadar Genişler?

23 Ağustos 2019 Cuma

Henüz bir hafta önce, Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, Habertürk’ten Muharrem Sarıkaya’ya 31 Mart ve 23 Haziran seçim sonuçlarına bakarak “yeni bir Türkiye yelpazesi” oluşturabilmek için AK Parti’nin “dil, üslup ve demokratikleşme yolunda” hangi adımları atması gerektiğine dair bir değerlendirme yapıyordu. Kurtulmuş, söz konusu değerlendirmesinde oy kaybı yaşanan alanları kabaca üç başlık altında “muhafazakâr Kürtler, Cuma cemaati ve şehirli milliyetçi kesimler” olarak işaretliyordu. Ancak söyleşi boyunca, seçim sürecinde siyasal söylem ve pratikler açısından hangi türden yanlışlar tespit edildiği ve bunların nasıl telafi edileceğine dair hemen hiçbir somut özeleştiri cümlesi göze çarpmıyor.

Söyleşinin birkaç yerinde “kaybedilen oyları geri alabilmek için vakit var” derken ardına eklediği cümlelerin hemen tamamı şartlı cümlelerden oluşuyordu. Mesela “iyi tahliller yapıp oralara tekrar ulaşabilirsek”, mesela “gerekli performansı ortaya koyabilirsek”, “o kuşatıcı dil, üslup Kürdü, Aleviyi, Sünni’yi de buluşturulan bir dil oluşturulursa” gibi şartlı cümleler “bir reform ajandası oluşturup oradan gidilmeli” şeklinde muğlak bir istikamete bağlanabiliyor sadece. Muğlak istikamet çünkü öncelikli hedefler belirlenirken bile “daha kapsayıcı bir dil, milli ve yerli olmak, demokratikleşme” gibi isimsiz, adressiz, tarihsiz ve de çerçevesiz birtakım temenniler sıralanıyor arka arkaya.

Reform Ajandası Nasıl Bir Şey?

19 Ağustos Pazartesi sabahı İçişleri Bakanlığı tarafından Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanları görevden alınıp yerlerine o illerin valileri kayyım olarak atandı. 7 Haziran 2015 seçimlerini takiben ortaya çıkan zafer sarhoşluğuyla HDP’li belediyelerin Çözüm Süreci’nin nasıl sabote ettiklerini, özyönetim ilan ettikleri şehirleri mayınlı hendekler kazarak nasıl da ölüm tarlalarına çevirdiklerini hiç kimse unutmadı elbette. 

Rojava Devrimi” müjdesiyle Esed rejiminden başlayıp Amerika, Rusya ve İran’a kadar arkasına aldığı askeri, istihbari ve siyasi destekle sistematik olarak cinayet, sabotaj, kundaklama ve yağmalama gibi tedhiş eylemleriyle Türkiye’yi kaosa sürüklemeye girişen PKK’yla HDP’li belediyelerin ilgisini, ilişkisini izaha şimdi hacet yok. Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere HDP’li milletvekilleri, belediye başkanları ve diğer temsilcilerin tutuklandığı günlerde Diyarbakır’dan Batman ve Mardin’e, Van’dan Bingöl ve Muş’a değin Kürt toplumuna da hâkim olan sükût ve sükûnet tablosu, kamuoyuna hâkim olan “fazlasıyla azdılar ve bu cezayı da çoktan hak ettiler” duygusunun tercümesinden başka bir şey değildi. Çadır mahkemelerde kesilen haraçların, dağa sürüklenen gencecik çocukların, şehirleri ateş topuna çevirmekten başka bir anlama gelmeyen öz yönetimlerin, ülkenin dört bir tarafında asker-polis, sivil demeden katledilen insanların faturasını Kürt halkı da HDP’ye kesmişti nihayet.

Peki, bu kez Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanları Selçuk Mızraklı, Bedia Özgökçe Ertan ve Ahmet Türk’ün görevlerinden alınmalarını da toplum hassaten Kürt toplumu aynı sükût ve sükûnetle mi karşıladı? İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan gerekçeleri dinleyenlerin, gazete ve televizyonlara manşet olan bilgi notları görenlerin hukuken ikna olduklarını söyleyebilir miyiz? 

Kayyım Çare mi, Çıkmaz mı?

HDP’li başkanların 31 Mart’tan önce “seçilseler bile görev yapıp yapmayacaklarının belli olmadığına” dair en üst düzeyde verilen beyanlara rağmen, YSK’nın seçilebilir olduklarını tescil edip mazbatalarını teslim ettiği bir süreçte o makamlara oturduklarını hafife alamayız. Soruşturma ve kovuşturmaların bir kısmı seçilmeden önceki tarihlere ait olması yanında henüz verilmiş bir mahkeme kararı da yok ortada. Şüphe hatta kuvvetli şüphe de olsa ortada bir mahkeme kararının olmaması İçişleri Bakanlığı’nın tasarrufunu sadece hukuki açıdan değil toplumsal açıdan da zayıflatıyor, gölgeliyor. Toplumun önemli bir kısmının bu tasarrufu desteklemiş olması hukuki ve siyasi riskleri ortadan kaldırmıyor.

HDP değişir mi, PKK’nın vesayetinden kurtulabilir mi? 

Hiç kolay değil ancak HDP’nin bu rotaya girmesi için şartları zorlamaktan başka seçenek yok. Fakat bu zorlama eski devlet geleneğini ihya etmek veya eski yöntem ve aktörleri devreye sokmakla ne meşruiyet ne de toplumsal destek bulabilir. Yasal mevzuat ve devletin güvenlik refleksine yapılan vurgular seçmen iradesine ve hukuki prosedürün tamamlanmasına yönelik vurgulardan daha üstün ve öncelikli değildir. Örneğin görevden alma ve kayyım atama kararını protesto etmek neden yasaklanıyor? Şiddet veya yasadışı talepleri engellemek Hükümetin görevi olduğu gibi şu ya da bu grubun gösteri ve yürüyüşle itiraz hakkını sokağa taşıyabilmesi için gerekli tedbirleri almak da Hükümetin görevidir. 

PKK’ya ve HDP’ye karşı yürütülen mücadelede kullanılan dil ve yöntemi, araç ve aktörleri eleştirenleri hızlıca “terör sevici, bölücü, kripto, hain, şirin görünmeye çalışmak” gibi itibarsızlaştırıcı ithamlarla yaftalamak hiçbir fayda vermez. Devleti kutsamanın, devlet aklını tartışılmaz kılmanın, devlet sınıflarını dokunulmaz kılmanın ne büyük acılar ürettiğini unutmayalım. Kemalizmin her türlü kirli savaş ve propaganda taktiğini devreye sokarak ortadan kaldıramadığı sorunları muhafazakâr kadrolar büyük yatırımlar yaptığı trol ordusuyla mı ortadan kaldıracak? Diyarbakır, Mardin, Van veya başka şehirlerde HDP’ye karşı sandıkta kaybettirmeyecek siyaseti konuşmaya ne vakit sıra gelecek? İstanbul ve Ankara’nın kaybı üzerine ciddi bir muhasebe yapıldı da biz mi duyamadık? 

Kayyımlar çok iyi hizmet yapıyor, bölge halkı çok memnun” söylemi üzerinden siyaset halkla arasını ne kadar açtığını ya fark edemiyor ya da umursamıyor olmalı. Bir kısım alkış ve tezahüratların, daha sert tedbirleri teşvik edici devletçi beyanların siyaset ve toplum arasındaki yelpazeyi daralttıkça daralttığı görülemiyor herhalde. Şehirli milliyetçi kesimleri bilemeyeceğiz ama muhafazakâr Kürtleri ve Cuma cemaatini tekrar kazanmak üzere AK Parti tarafından sergilenecek kuşatıcı dil, üslup ve performans meselesinde kat edilecek epeyce mesafe olduğu aşikâr.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • ReşatReşat9 gün önce
    Bu konu bundan daha güzel kaleme alınamazdı süper...kaleminize sağlık...
  • Kasım ÖzdemirKasım Özdemir12 gün önce
    Akdoğan hdp ye demişti:Bundan sonra çözüm sürecinin filmini yaparsınız. Hazır 15 temmuz olmuşken bundan sonra ' dindarlığı propaganda sanan islamcılar' 'dindarlığın' filmini yapsınlar.
  • AliAli12 gün önce
    Elbette GAZI MUSTAFA KEMAL PASAYA ne kadar dua etsek azdir ancak bunun camide bir gosterismiş gibi yapilmasi bence dogru degildir.ve lutfen boyle soylemlerde bulunmayalim cunku boyle yaptikca bu ve bunun gibi yazarlarin onune kemik atmis oluyoruz lutfen yapmayalim
  • Şadi YAMANŞadi YAMAN22 gün önce
    Hükümetin yanlışını hatırlatan cesur bir yazı. Teşekkürler.
  • GerçekGerçek23 gün önce
    Şimdi bizim karşımızda bizi yemek için iyice kudurmus bir canavar var sakinleştirmek için gel pisi pisi mi diyelim . Bizi böyle aptal aptal uyutanda aha bunun gibi yazar aydın siyasetçiler . En iyi çözüm teröristin ve kim destekliyorsa nasıl olursa kim olursa olsun hepsini kılıçtan geçirmektir. Devlet budur yoksa bin yıl sürer bu dava.
  • vatanvatan23 gün önce
    ...hey arkadaş BU GÜN ÜÇ ŞEHİT VAR NE SİYASETİşeriat gelmeli idam çıkmalı devlete silah çeken yardım yataklık yapan asılmalı
  • TarıkTarık23 gün önce
    ...Hic kral çıplak demeyi düşündünüzmü ...toplum bilim üzerine hic araştırma yaptınızmı sosyoloji okunudunuzmu yada şöyle diyelim hukukta yada vatandaşlık haklarında toplumsal kurallarda mesela kırmızı ışıkta geçme yada hırsızlık yada adam dövme yada zorbalık yapma yada dış güçlerle sürekli iş birligi yapıp gambazlama daha sayakmı sen dünyanın bir yerinde gördünmü belediye araclarıyla devletin parasıyla asfalt dökmeden bomba yerleştirme hemde belediye elemanları ...
  • Hamza adnanHamza adnan23 gün önce
    Yazilariniz oldukca zorlama muhalefet duygusuyla yazilmis ve samimiyet ve içtenlik duygusu uyandirmiyo. Farkindalik oluşturmak asla bu değil.iyi niyet hissetmiyorum yazilarinizda
  • İsmail AGARİsmail AGAR23 gün önce
    Özeleştiriniz için teşekkürler.Hala ileriyi göremiyenler sizi yeriyor hiç önemli değil.Öz eleştiri yapılmazsahep yanlışta kalınır bir adım ileriye gidemeyiz, maalesef hep öyle yerimizde sayıyoruz değirmenci atı gibi.
  • malikimaliki23 gün önce
    ağzına sağlık doğruları yazmışsın ...
  • Ert. Ert. 23 gün önce
    Kenan bey yazılarınızı aksatmadan okumaya gayret ediyorum dile getirdiklerinizin tamamına katılmakla beraber genelde içinde yaşadığımız toplumun özel de ise kürtlerin ve Kürt toplumunun demokrasi den ne anladığını bilmiyormuş gibi yapmanıza anlam veremiyorum sanki sokağa çıktıklarında toplum kurallarına uygun gösteri yapıyorlarda kolluk kuvvetleri buna rağmen şiddete baş vuruyor bu haksızlık önce o noktaya nasıl gelindiğini sorgulasanız?
  • Kalender İlgenKalender İlgen23 gün önce
    İktidara karşı oluşan cepheye iltihak etmiş siniz.İstediğiniz yerde durabilirsiniz,tercih sizin.Ancak,ne oldu da hdp'yi savunur oldunuz,bunu net bir şekilde ifade etmeniz lazım.Hak, hukuk,adalet, hükümet, eski devlet geleneği,diyerek tarafsız gibi görünüp, kaos için fırsat kollayanlara hak verir vaziyettesiniz.Siz de diyorsunuz,...HDP değişir mi, PKK'nın vesayetinden kurtulabilir mi?.Bu tespiti yapan biri olarak iktidarın yaptığı doğru işin yanında olmak gerekmez mi?
  • KocasolakKocasolak23 gün önce
    Hak adalet ve özgürlük, milletin şikayetini dinleyen yok. Polis, zabıta, görevini savsaklıyor, görmezden geliyor. Dükkanın önünü İŞGAL EDEN esnafa zabıta çıt çıkartamıyor. Polis, kavga gürültü kopuyor, görmezden geliyor. Zeytinburnu kaldırımkarı tekstilcilerin İŞGALİ ALTINDA millet yollarda yürüyor. Belediyeye şikayet HİÇ İŞE YARAMIYOR. Herkes birbirinden korkuyor. Ak parti kanun ve kuralların ÇİĞNENMESİNİ önlemek için birşeyler yapıp, topluma HUZUR getirmez ise KAYBEDECEĞİZ. Trafikte, yaya geçitlerinde, HAKLI olan değil, GÜÇLÜ olan kazanıyor. İstanbul valisi YOK. Tırafikte düdük seslerini MAKAM ARACINDAN duymadığı için, bilmiyor. Yazılan şikayetleri okumuyor, çünkü valimiz YOK.
  • ÖmerÖmer23 gün önce
    Sayın yazar yine hukuk mukuk seçim falan diye yazmışsın bunlar terörü açıkça destekliyor yani hükümet ne yapacak kayyumlar doğru . Demokrasiymiş hikaye yazınıza katılmıyorum gösteri serbest olsunmuş yahu Kadıköy’de adam bıcakladılar üç şehidimiz var eli kanlı teröristlere ğöz mü yumulsun
  • MuratMurat23 gün önce
    Güzel yazı. Akp artık mhp lileşti.
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban23 gün önce
    Sayın; "...Peki, bu kez Diyarbakır, Van ve Mardin büyükşehir belediye başkanları Selçuk Mızraklı, Bedia Özgökçe Ertan ve Ahmet Türk’ün görevlerinden alınmalarını da toplum hassaten Kürt toplumu aynı sükût ve sükûnetle mi karşıladı? İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan gerekçeleri dinleyenlerin, gazete ve televizyonlara manşet olan bilgi notları görenlerin hukuken ikna olduklarını söyleyebilir miyiz?..." diyorsun. Elbette sizin gibi gazeteci ve köşe yazarlarının muhalif partilerin destekleriyle güç alıp sağa sola saldırıp eylem yapıyorlar. Siz resmen teröristleri savunuyorsunuz.Aklınız başınızda mı ey yazar. Utanın be yazıklar olsun sizlere sizin gibi düşünenlere. Son üç şehidimiz hakkında iki kelam etmişliğin varmı ey yazar. Utanın yahu ayıp yahu. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir özgürlük yok ve de olamaz. Siz ve sizin gibiler bu tür yazılarınızla pkk'yı meşrulaştırıyorsunuz haberiniz varmı ey yazar.
  • AliAli23 gün önce
    Kürtlere bir makam biraz menfaat bir iki ayet, seyda şeyhdeyip yanına çekiyor AKP,Ama o bölgedeki çocuklar Artık Dinlemiyor,sn yazar. Cumhurbaşkanı 4 yıl önce nasıl konuşuyordu şimdi nasıl. İşte bu dil kürtleriırkçılığa itmiştir. Samimi olmak lazım...Aldatmamak lazım kürtlerdeeğer bir ırksaaldatmamak lazım dır....
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban23 gün önce
    Sayın yazar adamlar belediye başkanı değil resmen kandildeki teröristlerden hiç farkı yok. Eli Kanlı hain şerefsiz pkklılar güvenlik güçlerimizi şehit ederken, kamu mallarını ve araçlarınıyakıp yağmalarken, hendek kazarken, yollara bomba yerleştirirken, devlete kafa tutarken, hukuk kuralları ve demokrasinin kuralları içindemi hareket ediyorlar. Belediye bütçelerinin %90'ı personel giderlerine ayıran malum belediyeler bu paraları nereye aktarıyor. Tabi ki pkk'ya aktarıyor. Bunları sen bilmiyor musun. Bilmesen de duymuyor musun.Bir araştır. İçişleri bakanlığına bir sor bakalım. Sordun mu bay yazar. Daha dün 3 şehit verdik. Bu üç askerimizibaşta sözkonusu üç belediye başkanı olmak üzere bütün hdp ve hdpli belediye başkanlarının çok yakın arkadaşları olan şerefsiz eli kanlı teröristler şehit etti. Sen neyi savunuyorsun ne anlatıyorsun. Çok mu zoruna gitti. kendine gel. akıllı ol...
  • @Ayşe@Ayşe23 gün önce
    Niye Ayşe? Yazar doğru diyor. Ben hem cuma cemaati ve hem Kürdüm. Artık dışlandığım için Akparti’ye oy vermiyorum. Irkçı da değilim. Ama kimse beni yok saymasın. Ben de onu sandıkta yok sayarım
  • Ayşe Ayşe 23 gün önce
    Güya eleştiri getiriyorsun...
  • Ahmet HocaAhmet Hoca23 gün önce
    Güzel bir yazı Allah razı olsun ırkçı ve milliyetçi ulusalcılar hoşlanmazsa da problem varçözüm Gönüller’i kazanmak

Günün Özeti