Saldırıları artıran Esed rejiminin destekçileri kim?

14 Mayıs 2019 Salı

Seçimlerle ilgili bir türlü eksilmeyen gerilimli atmosfer dolayısıyla yanı başımızdaki İdlib’te, Suriye’de hangi gelişmelerin yaşandığıyla pek alakadar olamıyoruz. Ancak kamuoyu 23 Haziran’a doğru siyasi polemiklerle, dolar kurunun yukarılara doğru oynamasıyla, daralan piyasaların yol açtığı işsizlik ve geçim zorluğu gibi toplumsal sıkıntılarla boğuşurken İdlib havzası tehlikeli gelişmelerle sarsılıyor. Eğer önü alınmazsa hiç şüphesiz bu sarsıntıların vuracağı en yakın kıyı Türkiye olacaktır.

Ajansların geçtiği haberlere bakacak olursak İdlib’te “Esed rejimi ve destekçileri” tarafından mütemadiyen bombardımanlar yapılıyor, hastane ve okullar vuruluyor, çoluğunu çocuğunu kurtarmak için yüz binlerce insan yine Türkiye sınırına doğru hızla göç ediyor. Sekiz yılı aşkın bir zamandır Suriye’nin muhtelif şehirlerinde şahit olduğumuz acı tablo bir zamandır İdlib bölgesinde tekrar ediyor. Yalnız ajansların geçtiği, gazete ve televizyon haberlerinde aynen tekrar edilen “destekçileri” ifadesindeki bu meçhul failler kim oluyor acaba? Hem kim oluyor hem de neden isimlerini, adreslerini telaffuz etmekten imtina ediliyor. En ağır sonuçlar üreten bombardımanlar varken, katliam ve tehcir sistematik halde sürerken fail belirsiz bir biçimde “destekçileri” ifadesi ne anlama geliyor?

Gerginliği Azaltma Yok, Yükseltme Var

17 Eylül 2018’de Türkiye ve Rusya arasında Astana’da imzalanan mutabakatla İdlib ve çevresi “Gerginliği Azaltma Bölgesi” olarak ilan edilmişti. Bu mutabakata göre Esed rejiminin garantörü olarak Rusya, Esed rejiminin saldırılarını önlemekle yükümlü oldu. En büyük patron olarak Rusya esasen İran’ın saldırılarını da önlemek hususunda garantör devlet sayılır. Çünkü Esed rejiminin sahada hemen hiçbir muharip-askeri karşılığı kalmamışken bu işi Afganistan, Pakistan, Irak ve Lübnan’dan seferber edip komutası altında savaştırdığı 80 bine yakın askeri güçle İran üstlenmiş durumda. Dolayısıyla gerginliği azaltma bölgesinde gerginliği, tehcir ve katliamları kademe kademe ileri noktaları taşıma hususunda Esed rejimi ülkenin bütünlüğünü sağlıyor görüntüsü altında Rusya ve İran, Türkiye’yi ablukaya almaya girişiyor.  

Hâlbuki Türkiye’nin garantörlüğüne bağlı İslami direniş grupları Soçi Mutabakatı çerçevesinde 10 Ekim 2018’de ağır silahlarını sınır hattından geri çekmişti. Ancak buna rağmen Türkiye’nin Amerika ile gittikçe artan gerilimini fırsat bilerek TSK’nın kurduğu 12 Gözlem Noktası’nın en yakınındaki alanları dahi taciz ederek, topçu atışlarıyla hedef alarak İdlib ve Hama kırsalını boşaltmaya ve ele geçirmeye çalışıyorlar. 

29 Nisan ve 4 Mayıs’ta hedef aldıkları Zaviye bölgesindeki 10 Numaralı Gözlem Noktası’nın çevresini 12 Mayıs’ta da vurarak son iki haftada üç kez saldırı düzenlemiş oldu. Saldırıları Rusya Hava Kuvvetleri koordine ediyor, karada İran ve Esed birlikleri yerleşim birimlerini ele geçiriyor. Son olarak Hama kırsalında 3 köy, İdlip’in güney sınırındaysa 2 köy olmak üzere 5 köyü ele geçirdiler.

İdlib, daha önce olduğu gibi Rusya ve İran’ın yaptıkları anlaşmaları birer birer çiğneyerek toprak ele geçirmeye çalıştıkları son bölge olarak saldırılara maruz kalıyor. Hımeymim Üssü’nde havalanan Rus savaş uçakları güya “Gerginliği Azaltma Bölgesi” ilan edilen İdlib’teki sivil yerleşim birimlerini ölüm tarlalarına çeviriyor. 400 bine yakın insan İdlib içerisinde Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgelerine doğru kaçarak yer değiştirdi. Türkiye’nin gerek Dışişleri Bakanı gerekse TSK üzerinden Rusya nezdinde yaptığı girişimler hemen hiçbir fiili sonuç vermiyor maalesef.

Takıyyeciliğin Şahı: İran

Esed rejiminin değil Türkiye’ye karşı Suriye içinde direniş gruplarına dahi askeri, diplomatik sahada yapabileceği hemen bir şey yok. Rusya ve İran, İdlib üzerine daha yoğun saldırılar tertipleyerek Türkiye’yi bölgeden tümüyle tecrid edecek stratejilerini hızlandırıyor. Basra Körfezi ve Akdeniz’e doğru hareketlenen Amerikan savaş filosu kendileri için yakın ve büyük bir tehdit kaynağı olsa da Rusya ve İran her ne pahasına olursa olsun Türkiye’yi zaafa uğratacak, bölgeden tecrid edecek, demografik dayanaklarını yok edecek hamleler yapmayı önceliyor.

PKK-PYD tehdidini öne alarak, Esed rejimi tehlikesini öteleyerek, İslami direniş gruplarına gereken desteği esirgeyerek Türkiye ne Amerika karşısında ne de Rusya-İran bloğu karşısında tutunabilir. Bu bağlamda şu örneği verebiliriz: Eski Başkan Obama döneminde Pentagon’da Müsteşar Yardımcısı olan Andrew Exum 2015 yılında Esed rejimin aniden düşmemesi için Amerika’nın Rusya ile nasıl işbirliği yaptığına dair birkaç gün önce beyanat verdi mesela. Amerikan yönetiminin temel endişesini Exum şu cümleyle özetliyordu: “Esed rejiminin aniden düşmesi hem Suriye’de tamamen belirsizliğe neden olur hem de İsrail’in güvenliğini tehlikeye atar.” 

Rusya ve İran’ın Amerikan karşıtı beyanlarına fazla kulak asmanın askeri ve diplomatik sahada ciddi bir karşılığı bulunmuyor. Mesela Amerika’nın Körfez’deki artan askeri varlığına ilişkin İran cephesinden sürekli en üst düzeyde sert, tehditkâr açıklamalar yapılıyor. Son olarak İran Devrim Muhafızları Komutanı Emir Ali Hacızade, Basra Körfezi’ndeki Amerikan savaş gemilerini vurabileceklerini söyledi. Biraz zaman geçince İran’ın Suriye ve Irak’ta Müslüman halklara karşı sergilediği saldırgan politikaların ne kadarını Amerika’ya karşı sergileyebileceğini göreceğiz. Anti-emperyalist mücadelede hep yüksekten uçuyorlar fakat namlularını hiç Amerika ve İsrail’e doğrultmuyorlar.   

İran, Amerika ve İsrail’i bıkıp usanmaksızın tehdit eder ama günün sonunda Şii-Farisi söylemler eşliğinde Rusya’nın ileri karakolu gibi hareket eder ve Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de Müslümanlara karşı katliamlara girişir. Rusya ve İran, Türkiye’ye ne PKK-PYD probleminde ne de Amerika’nın baskılarına karşı küçük de olsa bir dayanak ve güvence hele hele dost ve müttefik olabilir. Amerika’ya karşı Rusya-İran bloğuna yüklenecek anlamı çok iyi tartmak ve tatbik etmek lazım.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Osman bayam Osman bayam 5 ay önce
    Kenan abi ALLAH CC senden razı olsun bu meselede yiğitçe yazan ender gazeteci kardeşlerdensin ALLAH CC kahrı çok şiddetli ve azabı dayanılmazdır şam ehlinin ıraklı müslümanların yemenin ahı bu iran rafizi nusayri münafık devletini ordusunu öyle bir vuracakki nasıl bizim kardeşlerimiz bu ramazan ayında evsiz aç susuz kalıyorlarsa onlar inşaallah daha beter olacak rus kâfirlerini ve onları rabbim kahretsin bu kafirlere onlardan daha zalim kafirleri musallat etsin uşaklık yaptıkları firavun amerikanın bu alçaklara musallat olması yakındır inşaallah yok amerikayi yeryüzünden sileriz israili bitiririz 40 yıldır bu yalanlarla münafıklıklarını izhar ettiler sonları yakındır ALLAHIM rusların iranın esedin ıraklı rafizilerin onların ağa babası siyonist yahudi kâfirlerinin ve amerikanın helakını göster ya rab
  • Ali rızaAli rıza5 ay önce
    Mezhepçi zihniyetiniz sahadaki gerçekleri görmenize izin vermiyor allah yardımcınız olsun
  • Bekiroburnu Bekiroburnu 5 ay önce
    Mahkemei kübrada ahkamülhakimiyn Allah I zülcelal İncirlik'ten kalkıp üzerlerine bombalar atılan çocuklara hangi günahınızdan öldürüldünüz diye soracak siz ve iktidarınız ne cevap verecek göreceğiz.
  • BeybarsBeybars5 ay önce
    Türkiyenin şimdiden sonra yapacagi en akilli politika esedle bir anlasma yapip suriyelilerin geri dönmesini saglamak ve geri döndüklerinde güvenlukleri icin teminat almak olmslidir
  • Ağdacıoğlu Ağdacıoğlu 5 ay önce
    Lütfen Allah rızası için Hakkı ve Batılı eğriyi ve doğruyu öğrenmeniz için size süriye tv lerine bakmaya davet ediyorum,sadece Yandaş medyaya değil ,lütfen lütfen lütfen efendim.
  • AlaybeyliAlaybeyli5 ay önce
    Süriyede dökülen her damla kanda ABD nin kuyruğuna takılıp ülkenin iç işlerine burnunu sokan AKP nin eli vardır ,hani emevi camiinde namaz kılıyorduk ,hani Esedin sayılı günleri vardı bunu iktidarına sorsan .
  • ORHAN İNANORHAN İNAN5 ay önce
    YÜCE ALLAH(CC) YAPILAN BU ZULÜMLERİ VE YAPANLARI MUHAKKAK BİLİYOR.O MAZLUMLARA UZANAN TÜRKİYE ELİNİ DE KIRMAYA ÇALIŞIYORLAR.RUSYA VE İRAN HİÇ BİR ZAMAN DOST OLMADI VE OLMAYACAKLAR DA..ANCAK ONLARIN ŞİDDETİNİ DENGELEMEK VE SURİYEDEKİ MÜSLÜMAN HALKI BİR NEBZE DE OLSA AZALTMAK İÇİN ,BARIŞIN TESİSİ İÇİN MECBUREN POLİTİK BİRLİKTELİKLER OLMAKTA..SON GÜNLERDE ARTAN ESED ŞİDDETİNİN SEBEPLERİ İHTİMAL BİRDEN FAZLA..BUNLARDAN EN ÖNEMLİSİ TÜRKİYENİN SEÇİMLE UĞRAŞMASINI FIRSAT BİLİP NÜFUZ ALANIMIZI AZALTMA,DARALTMA ÇABASI.İKİNCİSİ ÜLKE İNSANININ TÜRKİYE OLAN GÜVENİNİ SARSMAK..ONLARI UMUTSUZLUĞA SEVK ETMEK..TABİİ EN ÖNEMLİSİ DE ESED KATİLİNİN ELİNİ GÜÇLENDİRİP O NU ÜLKE YÖNETİMİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASINDA SÖZ SAHİBİ KILMAK..ELİNİZE SAĞLIK.GÖRELİM MEVLE NEYLER NEYLERSE GÜZEL EYLER.KİMSE SAHİPSİZ DEĞİL..
  • CobraCobra5 ay önce
    Türkiye kadar keriz bir yönetim görmedim bu kadar enayilik olmazki hala ABD İngiltere Rusya İran a yalakalık yapıyor
  • Cemil AYDINCemil AYDIN5 ay önce
    Acemler Takiyyenin şahını yapıyorlar ancak kendilerine yaklaşmakta olan felaketlerini engelleyeymeyecekler...İsraille ve ABD ile olan danışıklı dövüşlerini yutmuyoruz mecusi İranı Allah İslam Dünyasının Enerjisini boş yere harcayan ve Moskof keferesiyle iş tuttan İranı Kahreyesin Amin Amin Amin...
  • serhatserhat5 ay önce
    peki içimizde ki Esed yanlılarına niye tek laf etmiyorsun. Aksine onlar tarafındasın
  • HalukHaluk5 ay önce
    Biz istanbul secimlerini beka proplemine cevirmisken akdenizde kibris aciklarindaki dogalgaz rezevleri gitti simdide suriye gidiyor 24 hazirana kadar her sey bitmis olur
  • VeysiVeysi5 ay önce
    Valla hocam ben artık iktidarın geçmiş ve günümüzde sürdürdüğü iran yanlısı politikalar ile ilgili derin kuşkular besliyorum.
  • BirolBirol5 ay önce
    Şu İstanbul seçimini bir kazanalım hele,haçlı,siyonist,münafık kefelere bir bir haddini bildireceğiz! İstanbul'u kazanmak demek dünya yı fethetmek demektir.Asil mesele İstanbul seçimleridir.Suriye meselesi,İran ve Rusya'nın hatta ABDnin Türkiye'yi kuşatması, Ekonomik problemler gibi boş meselelerle kaybedecek vaktimiz yok!

Günün Özeti