Kumpas ve Şaibe Söylentileri Ne(re)leri Yıpratır?

12 Nisan 2019 Cuma

Bazı medya organlarında yazılıp çizilenlerin aksine toplumda her hangi bir infial veya belirsizlik emaresi yok. Sakin ve sabırlı bir biçimde herkes YSK’ya yapılan itirazların sonuçlanmasını bekliyor. Sokakta, pazarda, camide, dost meclislerinde seçim sonuçları üzerine yapılan konuşmalarda arada sırada tansiyonlar yükseliyorsa da değil çatışmaya küslüğe, kırgınlığa bile dönüşmüyor bunlar. Doğru ve yapıcı olan toplumsal teamül işliyor yine.

Suni bir infial oluşturma gayretleri, sandığı darbe ve kumpasla eşitleme propagandaları, hile ve şaibe söylentilerini seçim sonuçlarının üzerine bir karabasan gibi çökertme kurnazlıkları gözlerden kaçmıyor elbette. Ne var ki kimi medya kuruluşları ve sosyal medya örgütlenmeleri marifetiyle oluşturulmak istenen bu boğucu atmosfer topluma nüfuz edemiyor. Usulsüzlüklerin tespit edilmesi, yanlışların telafi edilmesi noktasında partiler tarafından YSK’ya yapılan itirazların sonuçlanmasına itiraz eden hiç kimse yok. Zaten sahte seçmen veya evrakların, usulsüz işlemlerin tespit edilip iptal edilmesi için süreç işliyor.

Berrak Olsun Demek Var, Sandık Kumpası Demek Var

11 Yüksek Mahkeme üyesinden oluşan Yüksek Seçim Kurulu toplantılarında temsilci bulundurma hakkına sahip beş parti var. AK Parti, CHP, MHP, HDP ve İYİ Parti temsilcileri talep ve itirazlarını bizzat YSK’da takip edebiliyor. İstanbul seçim sonuçları üzerine süren tartışmalar tam 12 gündür Türkiye’nin gündemini belirliyor. Başka şehirlerde itirazlara göre veya KHK tartışmalarına bağlı olarak başkanlığı düşürülenler de var ancak hemen hepsi İstanbul’a ilişkin işleyen sürecin gölgesinde kalıyor.

AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, partisi adına YSK’ya yapılan itirazların hiçbirisinin yeni icad edilmiş yollar olmadığını vurguladığı basın açıklamasında şunları söylüyordu:  Arzumuz İstanbul’da seçim sonuçlarının net bir şekilde billurlaşması ve sonuçların berrak bir şekilde ortaya çıkmasıdır. İstanbul seçimleri açısından sonuç berraklaşmamıştır. Onun için olağanüstü itiraz yoluna başvurulacaktır.” Sizin de dikkatinizi çekmiştir, berraklık ve billurlaşma talep ediyor AK Parti ve bu talepte sonuna kadar da ısrar etmelidir haklı olarak.

Ömer Çelik, seçim sonuçlarına dair ısrarla billurlaşma veya berraklaşma talep ederken bazı gazetelerin manşete çektiği gibi “Sandıklar FETÖ’ye teslim edilmiş” veya “Organize İşler, Seçim Sarmalı” gibi birtakım cümleler kurmadı asla. “Şaibeli sandık başkanları” var diyerek alakasız isimlerden oluşan uzun bir suçlu-zanlı listesi de okumadı mesela. “İstanbul’da seçim artık yolsuzdur, meşru değildir” benzeri (en azından şimdilik) mesnetsiz değerlendirmelereyse hiç girmedi. Bu tür cümleler kurmadığı, benzer talepler beyan etmediği için de işi “İstanbul’da seçimler yeniden yapılsın” noktasına vardırmış değil.

Sonuca Göre Kriter İhdas Etme Modası

Seçim sadece İstanbul için yenilensin talebini meşru ve zaruri kılacak, seçimin kaderini değiştirecek kadar büyük bir usulsüzlük tespit edilebilmiş değil. İşleyen itiraz süreci normaldir ve YSK’nın alacağı karar mevcut kanunların ve teamüllerin dışına çıkamaz. İstanbul için ayrı bir seçim standardı, nevzuhur bir seçim teamülü ihdas edilemeyeceğine göre hukukun sınırlarını zorlayan hatta yer yer çiğneyen abartılı ve aşırı haber-yorumlarla suni dalgalar, kurgu infialler peşine düşmenin âlemi yok.

Sandıkta kumpas ve darbe var, sonuçlar gibi seçmenler de hileli ve şaibeli” tarzı söylemleri kamuoyunda yaygınlaştırmanın ne AK Parti’ye ne de bu ülke ve topluma zerre miktarı katkısı, faydası olur. Şaibe ve kumpas söylemleri “açık oy-gizli tasnif” sürecini ve hemen tüm parti temsilcilerinin katılımıyla şeffaf bir biçimde yürütülen seçimler sürecini sadece kirletir, sadece itibarsızlaştırır. Dahası geniş toplum kesimleri nezdinde seçimleri göstermelik ve sonuçları üzerinde oynanabilir kılar ki; bu durum Türkiye’yi Azerbaycan ve Mısır gibi despotik rejimler tarzı göstermelik seçimler yapan bir ülke konumuna düşürür.

Seçim sonuçlarına kendi siyasi cephesinden bakarak “toplum vicdanında huzur bulan veya toplum vicdanında huzur bulmayan” ayrımı getirmeye kalkışmak sadece saçma ve komik değil tehlikeli bir yol olur. Son olarak MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çözüm gibi görünen ancak çözümsüzlüğü ve huzursuzluğu kronikleştirmeye aday şu teklifine bir bakalım: “Eğer seçim sonuçları toplum vicdanında huzur bulmayacak bir anlayış içerisinde sonuçlanmışsa, o vicdanı oluşturabilecek yeni bir seçim de düşünülebilir. 60 günden sonraki ilk pazar günü seçim yapılabilir.” Klasik yerli ve milli jargon üzerinden soralım: Devlet terbiyesi almış, devletin teamüllerini bilen, toplumun huzur ve istikrarını merkeze alan bir yaklaşıma benziyor mu hiç?

Ahlaksız medya trollerini kılavuz kabul eden siyasetin burnu pislikten kurtulmaz. Bireysel ve toplumsal iradenin karşısına mutlak devletçi-milliyetçi mantığı oturtan siyasi hareketle mezara kadar yürümeyi kafasına koyan muhafazakâr demokrat kadrolar toplumla inatlaşmaya ve gerilime düştüğünü bile fark edemez. Devlet imkânlarını seferber ederek süreci yönetmeye değil toplumun talep ve beklentileri için seferber olarak devleti yönetmeye talip olmak en makul ve en faydalı seçenektir. İstanbul Büyük Şehir’in imkânlarını kaybetmekten çok daha beteriyle karşılaşmak istenmiyorsa kanuna karşı hile yoluna asla ve kat’a tevessül edilmemelidir. 

Türkiye’de siyasal ve iktisadi gelişimin yolu serbest seçimlerin güvenilirliğinden geçer. Seçimlerin üzerine düşen gölgeler bireysel ve toplumsal hakların ezilip çiğnenmesi için bürokratik oligarşi geleneğine kolladığı fırsatı verecektir. AK Parti’nin öncelikli meselesi devletçi perspektif, iktidar imkân ve nimetlerine sıkı sıkıya sarılış, kendini vaz geçilmez görme hastalığı, rüşvet ve iltimas gibi, usulsüzlük ve yolsuzluk gibi hastalıklarla mücadele etmek üzerine kurulmalıdır. Bu süreci engelleyen kadro ve dostlar varken Fetö’yle, PKK’yla, üst akılla, küresel tuzaklarla mücadeleye kalkışmanın hiçbir manası kalmıyor çünkü.

 

Günün Özeti

YORUM YAZ

  • Yaşlı DoçentYaşlı Doçent2 ay önce
    Sayın Cumhurbaşkanımız;Malumunuz, Profesör olmak için Doçent olarak 5 yıl beklemek gerekmektedir. 25-30 yıl boyunca Üniversitelerde öğretim elemanı olarak çalışmış; 10 binlerce öğrenci mezun edip deneyim kazanarak EMEKLİLİK HAKKINI ELDE ETMİŞ Yaşlı Doçentleri, yaşlılıkta beklenmesi bir ömür kadar uzun olan söz konusu bu 5 yıllık bekleme süresi belasından kurtarmanızı saygılarımızla istirham ediyoruz.
  • İbrahim Ferdaİbrahim Ferda2 ay önce
    Ak Parti neden acaba şunca yıldır büyük oy destegiyle yönettiği Ankara, Antalya, Erzincan, Kütahya, Amasya, kırşehir-Artvin gibi şehirleri kaybetti? Bu soruyu sormak değil sormamak Ak PArti için tehlikelidir. Ekrem İmamoğlu kim, Bianli Yıldırım kim bir düşünelim. Denk mi ikisi. Nasıl oldu da Ak PArti'nin kalesinde, kalbinde bu kadar oy alabildi? İstanbul CHPnin bütün pisliklerini, yolsuzluklarını, hırsızlıklarını çok iyi bilirken hem de.Nerede yanlış yaprık, hangi adaylar tepki çekti toplumda, kimler aday olsay dı daha iyi destke alınırdı gibi soruları sormadan ilerlemek gelişmek mümkün olmaz. Sayın yazara katılıyorum, Dilipaka da katılıyorum, önce aynaya bakmalı, evin içini düzetmeliyiz.BAzı yorumlara bakınca bunlar yazıyı okumdan veya anlamadan yazmışlar diyorum. Alkışlar lazım değil şimdi. Şakşakaklarla ne kazanılır zaten. Ancak bizim mahalledede fanatikler çoğalmış, herkesi hizaya çekmeye çalışıyorlar. şöyle konuş, böyle konuşma, sakın bizim mahallenin günahlarını konuşma, hep öbür tarafın kusurlarını say. bu yol yol değil bataklık oysa. hiç şikayet istemiyorlar, hep taktir bekliyorlar. Akit'te yazma, başka yerde yaz, kes sesini,sen nebiliyorsun CHP borazanı kimlerdenaferin bekliyorsun filan... saygı yok, idrak yok tahammül hiç yok sonra neden daha iyi olamıyoru diye ağlıyoruz hepbirlikte.Dost acı söyler, sevdiğimize sitem de mi etmeyeceğiz. Nerede kalddı emribilmaruf? Nerde kaldı nehyianilmünker? İzmir'deki şarab bağlarında poz veren şarapı marka haline getirecek sözler söylediği için neden Nihat Zeybekçiyi uyarmadık, neden. Müslüman bir halk Müslümanlıkla kavgalı CHPye oy vermez, CHP'nin kuyruğuna taılmaz. Ekrem imamoğlu'da bir maske takmış bzim mahalleyi kandırmaya kalkışıyor, salyangoz satacak bizim mahallede tabi müşteri bulursa.İstanbul'daki durumu nezaman konuşacağız, nasıl bir muhasabe yapacağız biz işimize bakalım. Abdurrahman Dilipak ve Kenan Alpay'dan Allah razı olsun, uydum kalabalığa demiyorlar Üstad'ın dediği gibi: haykırsam kollarımı makas gibi açarak -Durun kalabalıklar bu cadde çıkmaz sokak. Rabbim basiret ve feresat versin bizlere....amin
  • NezireNezire2 ay önce
    Teşekkürler muhterem yazar.karşı taraf dediklerinizin hakkını savunduğunuz için. Şu dönemde bunu yapan o kadar nadir insan var ki.maalesef.dindar insanlar dürüst olmalıydı.ama ne gezer.dindarlık sadece lafta kalmış. Akifin sözü ne de güzel. Müslümanlık nerde. Bizden geçmiş insanlık bile!
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    Yunan haber sitesi Themanews.com, Türkiye’deki yerel seçimlerle ilgili “İstanbul’u fetheden Yunan: Ekrem İmamoğlu” başlığını atarken, haberin detayında “Yeni seçilen Konstantinopolis Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Pontus kökenli bir Rum politikacı olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adayı Binali Yıldırım’ı yenerek Konstantinopolis kalesini fethetmeyi başardı.” ifadelerini kullandı. Türkiye düşmanlığını varoluş sebebi sayan Yunan basını, “Biz bu topraklarda 145 yıldır demokrasi mücadelesi veriyoruz” diyen CHP adayı İmamoğlu’nu kendilerinden görüyor ve onun başarısını Yunanistan’ın başarısı olarak yansıtıyor.
  • HTURK HTURK 2 ay önce
    Sevgili Kenan kardeşim, senin Ak partili ve ülkesini seven biri olduğundan şüphem yok. Seni akılcısın diye topa tutanların istediği gibi ısmarlama yazarsan,Ak partinin oylarını artıracağını sanan, fanatik zavallıları bırak, sağduyunun sesi olmaya devam. Ak Parti Onların istediği gibi davransa, yüzde on bile alamaz. Kalabalıklarla yanlış yolda yürüyeceğine,doğru yolda yalnız yürü.
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    OKU SAYIN YAZAR OKU DA BOŞUNA SALLAYIP, ATIP TUTMA; ".... CHP’nin bir tek sloganı var. Lehine olmayan hiçbir sonuç meşru sayılmaz. Sandıklarda yaşananlar sadece CHP seçim kazanamazsa önemli olur.Türkiye’nin birçok yerinde tümden sayım ve seçim iptalini talep eden CHP’liler; İstanbul söz konusu olunca, CHP’nin ilan ettiği sonuca boyun eğmemizi istiyor.İlan ettikleri rakamların kaynağı ne?!. YSK verileri... YSK, CHP’nin hoşuna giden veri açıkladığı zaman tek güvenilir kaynak oluyor da, veri girişi devam ediyor süreç bitmedi dediği zaman niye güvenilirliğini tartışmaya açıyorlar acaba?Yolsuzluk, hırsızlık iddialarına en küçük bir cevap var mı? Niye? Verilecek bir cevap yok çünkü.Biz hırsızlık var diyoruz. Cevapları ne? Neden bu hırsızlığı önlemediniz? Hırsızlığı önleyecek tedbirler alınmayınca hırsızlık serbest mi oluyor?Elbette Türkiye’de 17 yıldan bu yana, İstanbul’da 25 yıldan bu yana iktidarda olan AK PARTİ’nin bu hırsızlığa zemin hazırlayacak ihmalleri için de söylenecek söz vardır ama hiçbir ihmal hırsızlığı meşrulaştırmaz.Hırsızlık iddiasına karşı verilen tek cevabın; niye önlemediniz olması hırsızlık iddialarının dolaylı olarak da değil doğrudan kabul edilmesidir. Ama söz konusu CHP olunca tutarlı olmaya, ilkeli olmaya bildiğiniz siyasetin değerlerini savunmaya hiç gerek kalmıyor.Eğer sonuç alacaklarsa kullandıkları yöntemlerin değer yargılarını nasıl ayaklar altına alındığının hiçbir önemi kalmıyor. Türkiye hırsızlığa karşı hukuku savunmaya devam etmeli. Seçim yenilenirse, CHP’nin mağdur olacağını iddia etmek, hırsızlığa boyun eğin demektir.CHP’liler hırsızlığı inkar ediyor mu? Aksine kabul ediyorlar ama çalınan oyların az olduğunu söylüyorlar. Şimdilik on beş bin oyu çaldıklarını kabul ediyorlar. Kabul ettikleri bizim tespit ettiklerimiz. Henüz oyların yüzde altısı gözden geçirilmiş, bizim tespit ettiğimiz ve CHP’lilerin kabul ettiği çalınan oy miktarı on beş bin. Tümünü sayalım diyoruz. Diyorlar ki, bu kadar yeter. Sayımı yapılan yerlerdeki hırsızlık oranının tüm oylarda geçerli olduğunu var sayarsanız hırsızlığın boyutlarının nereye varacağını düşünün.Sadece bir ilçedeki seçmen yolsuzluğu da cabası. Sandık başkanlarının seçimindeki kanunsuzlukları sayacak yer yok.Ak Parti kaybettiği yerlerde adam gibi yönetimleri teslim ettiler. İstanbul’un en büyük ilçelerinden KÜÇÜKÇEKMECE teslim edilmedi mi? Antalya, Ankara teslim edilmedi mi?Ama İstanbul’da yapılan hırsızlığın boyutu seçimin yenilenmesini zorunlu kılıyor.Seçim hukukunun hızlı takvimi içinde kaybolup giden yolsuzluk ve hırsızlıkları sayamıyoruz bile.Herkes için en iyi çözüm yeniden seçim.
  • hüseyinhüseyin2 ay önce
    Sosyal yardımlar sayesinde tembelliğe alışmış, ülkenin sırtına kambur haline gelmiş partisine bağlı bir kitle meydana gelmiştir. Yunanistan ekonomik kriz yaşadığında halkın %70'i devleten maaş alıyormuş. Bu oran ülkemizde nedir acaba? Herkesin devletin maaş aldığı bir ülkede üretim de kalkınmada olmaz. Böyle bir ekonomik düzen devam ettirilemez. Sosyal yardımlara vicdanı olan kimse karşı çıkmaz. Ancak ülke imkanları dahilinde gerçek ihtiyaç sahiplerine verilmesi koşuluyla.
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    Sayın Yazar; Ali KARAHASANOĞLU'nun yazısını okuda doğru olmayan bir husus varsa o zaman karşı çık."CHP’lilerde bir heyecan, bir heyecan..Bir telaş, bir telaş..Gördüğümüzü sakinleştirmeye çalışıyoruz..Ne mümkün?Aslında işin farkındalar..İntihar saldırısı yaptılar..Çevreye zarar veremediler..Kendi hayatları son buldu bulacak..Niye böyle söylüyorum?İstanbul ve Ankara’da 25 yıldır yenilmişler de yenilmişler..İlçelerin büyük çoğunluğunda kaybetmişler de kaybetmişler..Daha 8 ay önce, Cumhurbaşkanlığı seçiminde % 22 oy farkı yemişler. Aradaki fark tam 11 milyon..Tarihe gömülmemek için..Bir hazırlıklar yapmışlar..Onu da ellerine yüzlerine buladılar..Geçersiz oy skandalı bir yana..Tutanakların ilçe seçim kurullarında bilgisayara geçirilirken AK Parti’nin oylarının sıfırlanması operasyonu bir yana..Bir de..AK Parti üyelerinin seçmen kayıtlarının düşürülmesi, diğer taraftan ise boş arsalara seçmen yazdırılması skandalı ile suçlanıyorlar..Mazbatayı alamadıkları için, “Çevreye zarar veremediler” diyorum..Suçüstü oldukları için..“Kendi hayatları, partilerinin varlığı tehlikede” diyorum..Tarihe, en büyük oy hırsızlığı ile geçecekler..Bir de üste çıkmaya çalışıyorlar..Söyledikleri şu:“AK Partililer, kaybettikleri seçimi, kumpasla kazanmaya çalışıyorlar..”Soruyorum, nasıl olacak bu kumpas?Geçersiz oylarla başlanmış!Eee?Yalan mı?Geçersiz oylarla ortaya çıkan gerçek, kumpasın kimin tarafından hazırlandığını göstermiyor mu?Rakamlar ortada..10 değil, 100 değil, bin değil..Tam 11 bin geçersiz sayılan oy, CHP’nin, HDP’nin, İP’in temsilcilerinin de huzurunda yeniden incelendiğinde, şimdi geçerli sayılmadı mı? 11 bin geçersiz olan oy, geçerli kabul edilip, AK Parti lehine yazılmadı mı? Geçersiz oylara tekrar bakıldığında, seçimde başa baş mücadele eden iki partiden birisi diğerine 11 bin oy fark atıyorsa, burada kumpası kim kime kurmuş oluyor?Haydi diyelim ki, sandık başı sayımında, bir alavere dalavere yaptınız..İtiraz üzerine; hakimin önünde, sıradan sandık görevlileriniz değil, milletvekillerinizin önünde, parti temsilcilerinizin önünde, geçersiz oylar tekrar incelendiğinde, 11 bin oyun aslında geçerli olduğu anlaşılıyor ve bunların AK Parti’nin olduğunu siz de kabul etmek zorunda kalıyorsanız..Kumpası kuran kim?AK Parti’nin oylarını, geçersiz gibi gösterip, çalan kim?Geçersiz oyları koyduk bir kenara..İstanbul’da tam da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde..Dikkat buyrun.. İlçe belediye başkanlığı seçiminde değil. Belediye meclisi seçiminde değil.Çünkü vaveyla büyükşehirde çıkar.Sen istediğin kadar Silivri’yi al..“Silivri’yi Cumhur ittifakı kazanmış” denilir geçilir..Sen istediğin kadar Çatalca’yı CHP’den al..“Ha, Çatalca’yı AK Parti almış.. İyi iyi.. Hayırlı olsun” denilir, kapanır..Ama..Herkes Silivri ile.. Çatalca ile meşgul olurken..Sen İstanbul büyükşehir belediye başkanlığında tüm marifetlerini ortaya koyarsan.. Hedefe kilitlenirsen.. Son darbeyi vurursan..Son darbe dediğimiz, aslında tek darbe değil.. Birkaç değişik açıdan, son darbeleri vurursan..ABD’lerden tebrik telefonları gelir..CHP’nin yaptığı da bu..Diğer seçimlerde oy çalma ile ilgilenmemişler..Hırsızlığı büyütmemişler..Sadece büyükşehir belediye başkanlığında yapıp, bir anlamda suçüstü olmuşlar..Belediye meclisinde, ilçe meclisinde AK Parti’nin oylarını çalmayıp.. Büyükşehir belediye başkanlığında uçurmuşlar..Ne yapmışlar?Benim oy kullandığım sandıkta bile görüldüğü üzere..AK Parti’nin oyunu, sıfıra indirmişler..Sadece benim sandıkta değil..Daha başka onlarca sandıkta, aynı operasyon..İtiraz edince..4 bin oy da oradan geldi mi, AK Parti’ye..CHP’liler hâlâ, pişkin pişkin ortalıkta dolaşıyorlar..“Fark kapanmadı ki.. Kapanmadı ki!”Ne demiş atalarımız..Kork korkmayandan, utan utanmayandan..Geçersiz oy, maddi hata görünümlü AK parti oylarının sıfırlanması operasyonlarını geçtik..Şimdi, Büyükçekmece’de boş arsalardaki seçmen kayıtları ortaya çıktı..İddia net..“Buyrun birlikte gidelim, 5 bine yakın seçmenin boş binada, boş arsada kayıtlı olduğunu, birlikte görelim” deniliyor..CHP’liler hâlâ, “Bize kumpas kuruluyor” modunda, savunmalarla hırsızlığın üstünü örtmeye çalışıyor..Oysa boş savunmalarla vakit geçirmeye gerek yok.AK Parti’nin adayı ile.CHP’nin adayı birlikte..Gitsinler tartışmalı 5 bine yakın seçmenin adreslerine..Kameraların huzurunda, taraflar iddialarını açıklasınlar.AK Parti mi doğru söylüyor, CHP mi, görelim..Niye kaçıyorlar bundan?Şimdi son tezleri de şu:Büyükçekmece’deki boş arsalara seçmen kaydı yapıldığını ispatlayan polis soruşturmalarından sonra, AK Parti’ye oy verenler bile, yenilenecek seçimde Ekrem İmamoğlu’na oy verecek..Ne güzel?Ne güzel işte..CHP’liler de destek versin, seçimler yenilensin.. Açık ara ile kazanın İstanbul büyükşehiri.. Öyle diyorsunuz ya..Oysa..Bu hali ile, yangından mal kaçırırcasına, şaibeli bir şekilde koltuğa oturursanız..5 yıl boyunca kafanızı ütüleyeceğiz.. Ne güzel fırsatı da elinize geçirmişsiniz, açık ara ile alacakmışsınız.. Çamurun üzerine oturacağınıza.. 15 bin oyu çaldığınız kesinleştiğine göre..Daha fazla uzatmadan..Razı olun yenilemeye..Görelim kim kime fark atıyor..Görelim, seçimde şaibe var mı, yok mu?Rahat olun.. Heyecanlanmayın.. Panik yapmayın.. YSK “Yeniden seçim” derse.. Kıyametleri kopartmayın..Yapalım seçimi, görelim.. Seçmen, hırsızları mı tercih ediyor, oyları çalınanı mı?"
  • GolgeAdamGolgeAdam2 ay önce
    Gecerli hicbir sebebi olmayan saibe ve duzmeceler YSK da biter.2023 te yeniden kuracagiz Cumhuriyeti.
  • erhanerhan2 ay önce
    Ayşe hanım , bu kişi, o bahsettiğiniz gazetelere koşa koşa gider. ama onlar davet etmiyor ki.Çünkü, bu zatıno gazetelerinokuyucuları tarafındakarşılığı yok. Ama bu yine de onlara hizmet etmeyiseve seve sürdürüyor
  • KocasolakKocasolak2 ay önce
    İstanbulda, chp ve fetö oy çalmışlar, bu kesin. 13-14 bin oy çalmışlar. Önce bunun tesbitini KABUL etsin herkes. Doğuda hdp nin kazandığı bazı başkanların mazbatası verilmeyip, ak parti adayına vermek YANLIŞ. Hdp adayı suçluysa, seçilme yeterliliği yok idiyse neden seçime sokuldu? Hukuken bir suçu varsa pkk yandaşıysa sokun kodese, yoksa adamın kazandığı başkanlığı elinden almak ZULUM. Hdp pkk ya sempati dahi duymamalı, sempati duyanın cezası kesilsin. M. Vekillerine dokunamıyor ama ilçe belediye başkanlığına seçilene mazbatasını vermeyip EL koyuyoruz. Bu HAKSIZ ve HUKUKSUZ. Ver mazbatasını, sıkı denetle, bulursan suçunu sok kodese, SEN hukuk devletisin.
  • Ahmet BingölAhmet Bingöl2 ay önce
    Hırsız eve girmiş. Ortalığı dağıtmış, yangın yerine çevirmiş. Çalmış çırpmış, almış götürmüş. Üstelik, arkasında önemli deliller ve ayak izleri bırakmış. O izler takip edilse yakalanacak; kim olduğu ortaya çıkacak.Ama ailenin bazı fertleri bunu yapmıyor. Hırsızın peşine düşmüyor. Karakola gidip şikâyetçi olmuyor. Delilleri yetkililere verip, “işte bunlar” demiyor. Hakkını ve hukukunu aramıyor. Çalınanları almaya çalışmıyor.Ya ne oluyor? Hepsi birbirini suçluyor:Biri “Sen o sırada neden evde değildin” deyip diğerine yükleniyor. Öteki “Kapıda daha sağlam kilit olsaydı bunlar başımıza gelmezdi” diye kardeşine bağırıyor. Bir başkası da olayı bahane ederek, daha önce farklı bir sebepten kızdığına “suçlu” muamelesi yapıyor. Hatta evdekilerden “Bitti gitti, artık yapacak bir şey yok” diyenler bile çıkıyor.Tıpkı, 31 Mart seçimlerinin ardından ortaya çıkan şaibelerle hiç ilgilenmeyenlerin, gelişmeleri karnında biriktirdiği şişi indirmek için fırsat olarak görenlerin yaptığı gibi!***Adına “kaydırma” denilen birleştirme tutanaklarındaki oy hırsızlıkları ortaya çıkıyor. Bazı sandıklarda yüz küsur oyun “sıfır” yazıldığı belgeleniyor…Adam, “Engelleselerdi, yazdırmasalardı kardeşim” diyor!Seçmenin kullandığı binlerce oyun sandık oyunları ile “geçersiz” sayıldığı görülüyor. Saydıkça, çıkıyor, saydıkça sayı büyüyor…Karşınızdakinden “Peki sandık başındaki müşahitler uyuyorlar mıymış?” yorumu geliyor!Seçim kurullarında ortaya çıkan bilgisayar oyunları tespit ediliyor. Çeşitli ahlaksızlıklarla ilgili bilgiler ortalığa dökülüyor…“Hani sistem çok güvenliydi?” gibi bir soruyla karşılaşıyorsunuz!Boş arsalarda hayali binalar yükseliyor. Gerçekte üç katlı olan binanın beşinci, altıncı katlarında insanlar yaşıyormuş gibi yapılan kayıtlar beliriyor. On binlerce insanın buralarda “seçmen” gibi kaydedildiği rezaleti patlıyor…Birileri kılını bile kıpırdatmıyor. Ağzından “İtiraz zamanı neredeydiniz, niye bunları dile getirmediniz?” ifadeleri dökülüyor!Bahçedeki kümeste yer alan tavukların, evin altındaki ahırda bulunan ineklerin seçmen olarak yazıldığını görse, “İşte hayvan sevgisi budur” diye alkışlayacak bir zihniyetle karşı karşıyayız!Sağlıklı bir durum değil bu!..***İçlerinde hırsız kovalayanlara “Ne koşuyorsun kardeşim” diyenler bile var. Yetmiyor, hakkı ve hukuku savunanları “germeyelim ülkeyi” sözleriyle suçlayanlara bile rastlıyorsunuz. CHP’lilerin ve HDP’lilerin bağırıp çağırmalarını, ortaya koydukları direnci anlıyorum da!.. Bunlara ne oluyor? Neden ve niçin algı operasyonlarının peşine takılıyorlar? Hangi amaçla kirliliğe katkı yapıyorlar?Çünkü, bir hukuk devletinde söylenmemesi gereken sözleri söylüyor, takınılmaması gereken tavırları takınıyorlar! Hırsızı perdelemek için sıra sıra dizilen yığınların arasına katılıp, kargaşaya yardımcı oluyorlar!Bir sıkıntıları var, ama ne?Öyle görünüyor ki karınları hayli şişmiş. İçini alabildiğine doldurmuşlar. Fırsatını buldular ve Suret-i Hak’tan görünerek, onları birer birer çıkarıyorlar ortaya.Başka izahı yok bunun!Emin Pazarcı
  • MuammerDoğanMuammerDoğan2 ay önce
    ağzına sağlıkkaleminekuvvet doğru söyleyenidokuzköydenkovarlar misalişimdisizeiçerdenbir çok eleştiriolacaktıraldırmayın yazınızon numarabeşyıldız Allaha emanet
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    Sayın yazar; Sayın Bahçeli'nin söylediğinin neresi yanlış. Bütün bu oy hırsızlığının ayyuka çıktığı bir seçimin yenilenmesini talep etmenin neresi yanlış. Oy hırsızlığı, sahtekarlığı sineye mi çekilecek. Sözcü ve cumhuriyet gibi söz gezetelerinfikirlerini Yeni Akit Gazetesi üzerinde savunma. .
  • Yaşar BaşYaşar Baş2 ay önce
    Yeni Akit LogoAv. Yaşar BaşAv. Yaşar Baş[email protected] 01:42:00İstanbul seçimleri yenilenmeli- CHP’nin bir tek sloganı var. Lehine olmayan hiçbir sonuç meşru sayılmaz. Sandıklarda yaşananlar sadece CHP seçim kazanamazsa önemli olur.Türkiye’nin birçok yerinde tümden sayım ve seçim iptalini talep eden CHP’liler; İstanbul söz konusu olunca, CHP’nin ilan ettiği sonuca boyun eğmemizi istiyor.İlan ettikleri rakamların kaynağı ne?!. YSK verileri... YSK, CHP’nin hoşuna giden veri açıkladığı zaman tek güvenilir kaynak oluyor da, veri girişi devam ediyor süreç bitmedi dediği zaman niye güvenilirliğini tartışmaya açıyorlar acaba?Yolsuzluk, hırsızlık iddialarına en küçük bir cevap var mı? Niye? Verilecek bir cevap yok çünkü.Biz hırsızlık var diyoruz. Cevapları ne? Neden bu hırsızlığı önlemediniz? Hırsızlığı önleyecek tedbirler alınmayınca hırsızlık serbest mi oluyor?Elbette Türkiye’de 17 yıldan bu yana, İstanbul’da 25 yıldan bu yana iktidarda olan AK PARTİ’nin bu hırsızlığa zemin hazırlayacak ihmalleri için de söylenecek söz vardır ama hiçbir ihmal hırsızlığı meşrulaştırmaz.Hırsızlık iddiasına karşı verilen tek cevabın; niye önlemediniz olması hırsızlık iddialarının dolaylı olarak da değil doğrudan kabul edilmesidir. Ama söz konusu CHP olunca tutarlı olmaya, ilkeli olmaya bildiğiniz siyasetin değerlerini savunmaya hiç gerek kalmıyor.Eğer sonuç alacaklarsa kullandıkları yöntemlerin değer yargılarını nasıl ayaklar altına alındığının hiçbir önemi kalmıyor. Türkiye hırsızlığa karşı hukuku savunmaya devam etmeli. Seçim yenilenirse, CHP’nin mağdur olacağını iddia etmek, hırsızlığa boyun eğin demektir.CHP’liler hırsızlığı inkar ediyor mu? Aksine kabul ediyorlar ama çalınan oyların az olduğunu söylüyorlar. Şimdilik on beş bin oyu çaldıklarını kabul ediyorlar. Kabul ettikleri bizim tespit ettiklerimiz. Henüz oyların yüzde altısı gözden geçirilmiş, bizim tespit ettiğimiz ve CHP’lilerin kabul ettiği çalınan oy miktarı on beş bin. Tümünü sayalım diyoruz. Diyorlar ki, bu kadar yeter. Sayımı yapılan yerlerdeki hırsızlık oranının tüm oylarda geçerli olduğunu var sayarsanız hırsızlığın boyutlarının nereye varacağını düşünün.Sadece bir ilçedeki seçmen yolsuzluğu da cabası. Sandık başkanlarının seçimindeki kanunsuzlukları sayacak yer yok.Ak Parti kaybettiği yerlerde adam gibi yönetimleri teslim ettiler. İstanbul’un en büyük ilçelerinden KÜÇÜKÇEKMECE teslim edilmedi mi? Antalya, Ankara teslim edilmedi mi?Ama İstanbul’da yapılan hırsızlığın boyutu seçimin yenilenmesini zorunlu kılıyor.Seçim hukukunun hızlı takvimi içinde kaybolup giden yolsuzluk ve hırsızlıkları sayamıyoruz bile.Herkes için en iyi çözüm yeniden seçim.
  • EmeklşEmeklş2 ay önce
    Bu yazınız ve bir önceki yazınız takdire şayan bunu sizden dinleyebilmeli okuyabilmeyi hiç hayal bile edemezdim ancak bir söz vardır gönül gözü görenler Allah eğer kullarının doğruları görebilmesini isterse onların kalp gözünü açarmış adalet hak akp bundan sonra oy verebileceğimi düşünemiyorum her şey ortadabunca feryat ve figan nedir sayın Binali bey dün açıkladı seçmen söyleyeceğini söyledi takdir YSK nın dır artık bu sözün üstüne söz olurmu bizim çırpınışımız Suriye örneği yurdum insanını germeye çalışanlar gerek medyada gerekse siyasette incelensin bu işle ne kazanırlar ya milleti kışkırtıp bir sonraki evrede Abd Ab nin müdahalesiyle fetöyü ve adamlarını başa getirmenin önünü açarlar
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    Sayın Yazar; "...Seçim sadece İstanbul için yenilensin talebini meşru ve zaruri kılacak, seçimin kaderini değiştirecek kadar büyük bir usulsüzlük tespit edilebilmiş değil..." diyorsun. Sen nerden takip ediyorsun sonuçları ve haberleri. Daha nasıl bir usulsüzlük olmasını bekliyorsun.Bundan dahi büyük usulsüzlük olurmu? Sen kimin değirmenine su taşıyorsun ey yazar. Yazı yazdığın Yeni Akit Gazetesinde, Akit Tv'de ve Tv kanallarında çıkan belgelere hiç göz atmıyor musun....Ayıp ayıp çooook ayıp. Dürüst ol. Fetocülerden chp ve diğer muhalefetten yeteri kadar övgü ve methiye alıyorsun. bravo!!!
  • Ahmet BingölAhmet Bingöl2 ay önce
    Ak partili Üsküdar Belediyesindenmaaş alıp ekmeğini yiyip chp borazanlığı yapmak. yazar efendi yorumları bir oku bakalım kimlerden aferin almışsın
  • Mehmet BalabanMehmet Balaban2 ay önce
    Sayın yazar; "...Usulsüzlüklerin tespit edilmesi, yanlışların telafi edilmesi noktasında partiler tarafından YSK’ya yapılan itirazların sonuçlanmasına itiraz eden hiç kimse yok..." diyorsunuz. Sayın yazar nasıl itiraz eden yok Allah aşkına, siz kulaklarınızı tıkadınız, gözlerinizi bağladınız mı?. Chp liler seçimden bugüne kadar ter ter tepinip duruyorlar. YSK' tehdit ediyorlar, Basın kuruluşlarını tehdit ediyorlar. Milleti tehdit ediyorlar. Sen bunları görmüyor, duymuyor musun?Pes doğrusu pes yaaavv. On beş bin oy çalınmış sayın yazar. Daha süreç de devam ediyor. Resmen alenen açıktan on beş bin oy çalınmış. Tarihte böyle bir hırsızlık görülmedi. Abd, İngiltere ve Fransa bile Türkiye'yi tehdit ediyor. Sen itiraz yok diyorsun..... Ayıp oluyor. Hem de çoooooooooook ayıp...
  • çetinçetin2 ay önce
    GÜZEL BİR YAZI, SAĞOLUN SAYIN YAZAR.
  • hüseyinhüseyin2 ay önce
    Ne zormuş iktidardan kopmak, ne kadar sıkıntı yaratmış rantın en büyük olduğu kentten ayrılmak, ne kadar zormuş yenilgiyi kabul etmek ve de ne kadar kahrediciymiş demokrasinin gereği olan bir seçimin sonucuna tahammül edememek...Türkiye 12 gündür diken üstünde... Siyasetle ilgilenen-ilgilenmeyen herkes İstanbul'da yaratılan keşmekeşin, siyasal oyunların ve tahammülsüzlüğün şaşkınlığını yaşıyor...CHP'den İYİ Parti'ye hatta AKP' lilere kadar herkes gergin, herkes hakkın yerini bulmasını istiyor ve herkes artık dehşet verici bir baskıya dönüşen bu siyaset oyununun bir an önce son bulmasını bekliyor... Toplumun vicdanı sarsıldıkça sarsılıyor...AKP şaşkın, çırpınıyor ve direniyor... Çünkü muhalefetin adayı CHP'li Ekrem İmamoğlu'nun en büyük metropol belediyesini 25 yıl sonra Milli Görüş'ün elinden alması yalnızca İstanbul'u değil, tüm Türkiye'yi şaşırtırken siyasi dengeleri de altüst etti, etmeye devam edecek...Doğrusu 31 Mart yenilir-yutulur bir yenilgi değil AKP için...25 yılllık iktidarı 15 bin oyla kaybetmek öfkelendiriyor onları... Ne çare ki demokraside denge için "bir oy bile" yeterli ama onlar sindiremiyor...AKP neden şaşkın, öfkeli ve saldırgan, toplum neden bekleyişte, sabırsız ve gergin, herkes biliyor yanıtını...
  • Ayşe Ayşe 2 ay önce
    Sureti haktan görünüp ak parti ye erdoğan a sallayan bir yazar daha ırkçılığı yazma tanjunun mazlum a bir lokma ekmek i vemeyecem diyen rezil davranış ni yazma akıl ver cumhur ittifakına gidin kardesim cumhuriyet e sozcuye gidin
  • MüslümanMüslüman2 ay önce
    seçime sokulan kazandığında KHK lı diye mazbatası elinden alınıpak partili başkan adaylarına verilenler var, bakalım hangi alnı secdeye değen ak parti adayı bu benim hakkım değildir deyip iade edecek?
  • OsmanOsman2 ay önce
    Özellikle atatürk konusunda yazarın yazılarını hiç tasvip etmem ama bu yazının altına imzamı atarım, kimseye düşmanlığım yok, oy hırsızlığı fetö kumpası, dün söylediklerinin tam tersini söyleyen koca koca idareciler, soyadına göre seçmenin kime oy vereceğini bilen muhteremler, şaibe hırsızlık olduğunu hisseden 6. hissi kuvvetli idareciler, istanbulun tüm üst geçitlerine direklere asılan "teşekkürler istanbul gönül belediyeciliği kazandı" afişleri asanlar, Anıtkabir defterini belediye başkanı sıfatı ile yazı yazan imamoğlu e bi bekleyin da! YSK kararını versin, özellikle iktidar cephesi çok telaşlı, toplum ve YSK üzerine büyük bir baskı uyguluyor, bu tavır seçmen üzerinde yıkıcı tahribat yapıyor, ak parti güven kaybediyor, seçimle gelen seçimle gitmeyecek intibaa uyandırıyor!

Günün Özeti